Ruhsal Enerji  

Geri git   Ruhsal Enerji > Din ve İslam > Alimler ve Evliyalar

Alimler ve Evliyalar A dan Z ye Tüm Alimeler ve Evliyalari okumak ibret almak için Mutlaka Okumanız gereken bir Bölüm.


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
İmdât Yâ Seyyid Bedevî
Konudaki Cevap Sayısı
23
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
1776

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05-04-2011   #1
Amatör Üye
Ahmed Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 81
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : Ahmed Muhammed is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 31
Aldigi Tesekkür: 69
Standart İmdât Yâ Seyyid Bedevî

İMDÂT YÂ SEYYİD BEDEVÎ
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]


Sâlim isminde bir kimse küffâr memleketlerinden birinde esirdi. Başında bir nöbetçi asker vardı. Bu asker, müslümanların, Seyyid-i Bedevî'yi çok sevdiklerini, sıkıntıda kalınca rûhundan yardım istediklerini ve Allahü teâlânın izni ile böyle insanların imdâdına yetiştiğini duymuştu. Bunun için o zâtın Seyyid hazretlerinden yardım talebinde bulunmasından korkuyordu. Ona sık sık; "Eğer senin, yâ Ahmed Bedevî! dediğini işitirsem, çok eziyet, işkence ederim." diye tehdit ederdi. Bir gün bu korkusundan dolayı onu büyük bir sandık içine koydu. Kapağını kilitledi. Kendisi de sandığın üzerine yattı. Geceleyin Sâlim Efendi Seyyid Bedevî'den yardım isteyip; "İmdât yâ Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri! Bana yardım ediniz!" dedi. SeyyidAhmed hazretleri geldi. Sandığı, üzerinde yatan askerle berâber alıp götürdü. Bir anda kendilerini bilmedikleri bir yerde buldular. Orada Sâlim Efendiyi sandıktan çıkardı ve gözden kayboldu. Etraflarında toplananlara, olanları anlattılar. Onlar; "Burası Kayravan'dır. Geldiğiniz yer ile arası çok uzaktır." dediler. O asker de bu hâl karşısında çok şaşırdı ve müslüman oldu. Seyyid hazretlerinin kabrini ziyâret için berâberce Mısır'a gittiler."

Zorda kalanlar böyle medet çekerlerse,sıkıntılardan bi iznillahi teâlâ kurtulurlar.

Es-Seyyid Ahmed-i Bedevi hazretlerinin ''radîyallahü teâlâ anh'',talebesi Abdül'al'a nasihatı:
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]

Ey Abdül´âl! İlmi olmayan kimsenin dünyâda da âhirette de hiçbir kıymeti yoktur.Hilmi, yumuşaklığı olmayan kimseye,ilmi fayda vermez.Allahü teâlânın kullarına şefkat etmeyen kimseye, Allahü teâlâ katında şefâat yoktur.Sabırlı olmayan kimseye, işlerinde selâmet yoktur.Takvâsı,Allahü teâlâdan korkması, haramlardan sakınması olmayan kimsenin,Allahü teâlâ indinde hiçbir kıymeti yoktur.Bu 6 hasletten nasîbi olmayan kimsenin,Cennet´te yeri yoktur.



Kutbu'l Arifin, Gavsül Vasilin, menba-i esrar, Sultanul Evliya,Pir Seyyid Ahmed el-Bedevi(kaddesallahü teâlâ sırrêhul azîz) hazretleri,İslam alimlerinin ve evliyanın büyüklerindendir.Kutbul Aktabtan'dır. (4 büyük Gavstandır.)

[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...](Temsili Resmi)

O büyük veli konuşmazdı,teveccüh edererek talebelerini terbiye ederdi.Seyyid hazretleri bir kimseye,bir kere nazar buyurmakla,o kimse manevi haller ve yüksek dereceler ile dolmuş olurdu.

Hiç evlenmedi.Evlenmesini teklif edenlere: "Lütfen beni kendi halime bırakınız.Cennet hurilerinden baska biri ile evlenmemeğe azmettim '' derdi. Dünya ile alakası yoktu.Yani dünya malının, onun kalbinde yeri yoktu.Üzerine giydiği elbise ve başına sardığı sarık, eskiyip kullanılmayacak hale gelmedikçe yenisini almazdı.

Zamanın alimleri, kendisini övmüş ve ona tabi olmuşlardır. Kendisi hakkında: "Seyyid Ahmed-i Bedevi, sahili görülmiyen bir hakikat ve irfan denizidir!" demişlerdi.

O Ebü'l Fityan Ahmed bin Ali'dir.Çok heybelli bir zat idi.''Bu heybetinden kimse yüzüne bakmağa cesaret edemezdi. Bunun için yüzüne iki kat peçe (nikab) örter öyle gezerdi. Bu sebeple Bedevi denilmiştir." (Başka bir rivayete göre ; yüzü çok güzel olduğu için yüzünü örterdi.)

Talebesi Abdülmecid,O'nun yüzünü görme aşkıyla yanıyordu.Bu hâlini arzedince ;

[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]

''Evladım,Sen yüzümü görmeğe dayanamazsın.Gözlerime bir bakış,bir cana mukâbildir (eşittir)'' buyurdu.

Ama talebesi bu istediğinde ısrar edince ; ''O hâlde karşıma geç'' buyurdu ve mübarek yüzünü açtığında,talebesi ''Allaaaah'' diyerek,canını orada teslim etti.

Bu velinin hayatını araştırıp,muhakkak okuyunuz.


''Onları seven birgün gelir,Onlardan oluverir.''

Konu Ahmed Muhammed tarafından (05-04-2011 Saat 05:13 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Otomatik Mesaj Birleştirme
Ahmed Muhammed isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-04-2011   #2
Tecrübeli Üye
-·=»Dâ'vud«=·- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 631
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 21
Rep Derecesi : -·=»Dâ'vud«=·- is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 593
Aldigi Tesekkür: 533
Standart --->: İmdât Yâ Seyyid Bedevî

Allah'tan başkasından birinden neden medet istenilir ? Yardım istenilir ?
Kur'ân-ı Kerîm'de fatiha sûresinde yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden medet dileriz ? Ayeti'nin neresine denk geliyor ? Bu medet isteme ?
Tevessül olayını bilirim o'na sözüm yok, Ama doğrudan Allahu teâlâ'nın kudretinin ve gücünün yeteceği yerde, Allahu teâlâ varken kul'dan yardım istemek bana her zaman ters görünmüştür. Ve bu durumlarda bu zatlara yardım ediliyor da, Allah kendisinden yardım isteyenleri cevapsız bırakıyor gibi konuları okuyorum, bu da beni oldukça üzüyor.

Ayetlerde şu şekilde buyrulur ;
Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha / 5)
Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. (Bakara / 45)
Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. (Bakara / 107)
Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır. (Al-i İmran /150)
Allah sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah dost olarak yeter. Allah yardımcı olarak da yeter. (Nisa / 45)
Mûsâ kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi. (A'raf / 128)
De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler." (Tevbe/51)
Her kim ona Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu bu yöntem, öfkelendiği şeyi giderecek mi? (Hac/15)
Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter. (Furkan / 31)
-·=»Dâ'vud«=·- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-04-2011   #3
Amatör Üye
Ahmed Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: May 2011
Mesajlar: 81
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : Ahmed Muhammed is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 31
Aldigi Tesekkür: 69
Standart --->: İmdât Yâ Seyyid Bedevî

Alıntı:
-·=»Dâ'vud«=·-´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah'tan başkasından birinden neden medet istenilir ? Yardım istenilir ?
Kur'ân-ı Kerîm'de fatiha sûresinde yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden medet dileriz ? Ayeti'nin neresine denk geliyor ? Bu medet isteme ?
Tevessül olayını bilirim o'na sözüm yok, Ama doğrudan Allahu teâlâ'nın kudretinin ve gücünün yeteceği yerde, Allahu teâlâ varken kul'dan yardım istemek bana her zaman ters görünmüştür. Ve bu durumlarda bu zatlara yardım ediliyor da, Allah kendisinden yardım isteyenleri cevapsız bırakıyor gibi konuları okuyorum, bu da beni oldukça üzüyor.

Ayetlerde şu şekilde buyrulur ;
Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha / 5)
Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. (Bakara / 45)
Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. (Bakara / 107)
Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır. (Al-i İmran /150)
Allah sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah dost olarak yeter. Allah yardımcı olarak da yeter. (Nisa / 45)
Mûsâ kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi. (A'raf / 128)
De ki: "Bizim başımıza ancak, Allah'ın bizim için yazdığı şeyler gelir. O bizim yardımcımızdır. Öyleyse mü'minler, yalnız Allah'a güvensinler." (Tevbe/51)
Her kim ona Allah'ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu bu yöntem, öfkelendiği şeyi giderecek mi? (Hac/15)
Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter. (Furkan / 31)
Kuran-ı Kerime kendi aklımızla mânâ vermek pek tehlükelidir.Zira hadis-i şerifte buyruldu ki:
(Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mektubat-ı Rabbani]

Eğer ki -sizin söylediğinizle yola çıkacak olsak- bir çukura düştüğümüzde,yanımızdaki kimselerden yardım istemek caiz olmazdı.Tefsir kitablarında ''iyyake nestain''(ancak senden yardım dileriz),âyeti,halk etme mânâsında olduğu bildiriliyor.Yani yaratma mânâsında senden dileriz.Zaten hiçbir müsliman Allahü teâlâ'dan başkasını yaratıcı bilmez.Bu velilere yetki verilmiştir.Bu veliler sebeptir.Allahü teâlâ sebeplere yapışmamızı emrediyor.

Maide suresi 35. âyet-i kerimesinde mealen, (Ey müminler! Allahü teâlâdan korkun ve Ona yaklaşmak için vesile arayın!)

Nasıl ki ; hastalandığımızda doktora gidiyor tavsiye ettiği ilaçları kullanıyorsak,manevi hastalıklarımızda da bu velilere gidiyor,bi iznillah yardım etmelerini diliyoruz.

Hazret-i Musa, hastalanınca, "İlaçsız da Allahü teâlâ şifa verir" diyerek ilaç kullanmadı. Allahü teâlâ, (İlaç kullanmazsan şifa vermem) buyurdu. İlacı kullanınca iyi oldu. Fakat sebebini merak etti. Allahü teâlâ, (Tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi değiştirmek mi istiyorsun, ilaçlara tesir veren kimdir, elbette tesirleri yaratan benim) buyurdu. (K. Saadet)

Görüldüğü üzere bu velilerde manevi ilaç,yaratan Allahü teâlâ,bu veliler sebep...

İstigase olunan, yardım istenilen ve yardımı yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Ancak peygamberler, evliya zatlar, salih kullar ve benzerleri birer vasıtadır, vesiledir yani sebeptir. İstenilen şeyi yaratan, ise yalnız Allahü teâlâdır. (Şevahid-ül-hak)

İmam-ı Sübki buyuruyor ki:
Resulullah ile tevessül etmek, yani istigâseetmek, ondan şefaat istemektir. Bu ise güzel bir şeydir. Önceki ve sonraki İslam âlimlerinden hiçbiri buna karşı bir şey dememiştir. Yalnız İbni Teymiyye bunu inkâr etti. Böylece doğru yoldan ayrıldı. Kendinden önce gelen âlimlerden hiçbirinin söylemediği bir bid’at çıkardı. Bu bid’ati ile müslümanların diline düştü. (Camius-sagir şerhi)

Vehhabiler, (Allah’tan başkasından yardım istemek, ona sığınmak şirktir) diyorlar. Allah’tan başkasını yaratıcı bilmek şirktir. Bunu bilmeyen hiçbir müslüman yoktur; fakat başkasından da istigase olunacağını, mecaz olarak söylemek caizdir; çünkü bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Onun kavminden olan, düşmanına [kıbtiye] karşı, ondan [Musa aleyhisselamdan] istigase [yardım] istedi.) [Kasas 15]

Hadis-i şeriflerde de buyruldu ki:
(Ya Rabbi, senden isteyip de verdiğin zatların hatırı için, senden istiyorum.) [İ. Mace]

(Yardım isteyen kimse, Ey Allahın kulları bize yardım edin desin!)
[Hısn-ül-hasin]

Son iki hadis-i şerif, yanında olmayan kimseye seslenerek, ondan yardım istemeyi emretmektedir. (El-Üsûl-ül-erbe’a fî-terdîd-il-vehhâbiyye)

Her şeyi yaratan Allah’tır. (Sebeplere yapışın) buyurduğu için, bir sebebe yapışılır. İbni Kemalpaşazade hazretlerinin Hadis-i erbain’de bildirdiği, (Bir işinizde, sıkışıp bunalınca, kabirdekilerden yardım isteyin) ve Deylemi’nin bildirdiği (Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı) hadis-i şerifleri de, Allahü teâlânın izniyle, ölülerin dirilere yardım edebildiğini göstermektedir. (M. Nasihat)

İmam-ı Birgivi buyuruyor ki: Bir hadis-i şerifte, (Bir müminin kabrini ziyaret ederken, “Ya Rabbi! Muhammed aleyhisselam hürmetine, buna azap yapma” denirse, Allahü teâlâ, kıyamete kadar azabını durdurur) buyurulmaktadır. (Etfal-ül-müslimin)

Kabirdeki ölüde his bulunduğunu bildiren çok hadis-i şerif vardır. Eshab-ı kiram ve Tabiin-i ızam, Kabr-i seadet’i ziyaret ve istigase ederdi. Bunun için çok kitap yazılmıştır. Hısn-ül-hasin kitabında, (Duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salih kulları vesile etmelidir) buyuruluyor. İmam-ı Sübki hazretleri, Resulullahı ve Evliyayı ziyaretin ve ruhlarından istigase etmenin caiz olduğunu ispat etmektedir. (Şifa-üs-sikam)

Bu bilgiler insafla okuyan kimseğe kâfidir,inşâallahü teâlâ
Ahmed Muhammed isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-04-2011   #4
Aktif Üye
yasali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 206
Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : yasali is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 997
Aldigi Tesekkür: 150
Standart --->: İmdât Yâ Seyyid Bedevî

Dua ederken evliyayı vasıta etmek

Sual: Dua ederken evliyayı vasıta etmek caiz midir?
CEVAP
Caizdir ve iyi olur. Mesela sabah ve yatsı namazından sonra büyük âlimlerin [mesela silsile-i aliyyenin] isimlerini, sonra Fatiha okuyarak ruhlarına gönderip, onları vesile ederek yapılan duanın kabul olduğu tecrübe edilmiştir. (Fevaid-i Osmaniyye)

Sual: Vefat eden evliyadan nasıl yardım istenir?
CEVAP
Onun büyüklüğüne inanmak ve onun yolunda olmak gerekir. Ruhuna Yasin-i şerif veya üç İhlas, bir Fatiha okuyup hediye edilir. Sonra hiçbir şey düşünmeden, saygı ve tevazu ile ismini söyleyerek, vasıta [aracı] olması için yalvarılır.

Sual: Duanın, kabul olması için, Evliyayı vesile etmek gerekir mi?
CEVAP
Duanın kabulü için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, haram işlemekten, özellikle haram yemekten, içmekten sakınmak, farzları yapmak, Allahü teâlâdan istediği şeyin sebebini öğrenip, bunu aramak gerekir. Ağızdan girene ve çıkana dikkat etmeli, yani haram yememeli, haram söz söylememeli, söz taşımamalı, gıybet etmemeli, fuhuş sözleri ağza almamalıdır. Herkesin, bu şartların, hepsini yerine getirmesi ise, zor olur. Evliyayı vesile edince, Allahü teâlâ duamızı onlara duyurur ve onlar da bizim için dua ederler, Allahü teâlâ da, onların duasını kabul eder.

Ebu Hasan-ı Harkani hazretleri, sefere çıkan talebelerine, (Sıkışınca benden yardım isteyin) buyurur. Yolda talebelerini, eşkıya yakalar. Onlar, kurtulmaları için Allahü teâlâya dua ederler; fakat kurtulamazlar. Bir talebe (Ya Ebel Hasan, imdat!) der. O talebeyi eşkıya göremez. Diğerlerinin nesi varsa alırlar. Seferden dönünce hocalarına, (Biz Allah’tan yardım istediğimiz halde soyulduk; fakat şu arkadaşımız, sizden yardım isteyince kurtuldu. Bunun hikmeti nedir?) derler. O da, (Allahü teâlâ günahkâr kimselerin duasını kabul etmez. Arkadaşınız, benden yardım isteyince, Allahü teâlâ onun duasını bana duyurdu. Ben de, (Ya Rabbi bu talebemi kurtar) dedim. Allahü teâlâ da kurtardı. Ben sadece vasıta oldum, dua ettim. Kurtaran Rabbimizdi) diye cevap verir. (Tezkiret-ül-evliya)

İki hadis-i şerif meali şöyledir:

(Ya Rabbi, senden isteyip de verdiğin zatların hatırı için istiyorum.) [İbni Mace]

(Çölde yalnız kalan kimse, bir şey kaybederse, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin!” desin; çünkü Allahü teâlânın, sizin göremediğiniz kulları vardır.) [Taberani]

Duaları izin ile okumak
Sual: Yapılan zikirler için bir âlimden izin almak gerekir mi?
CEVAP
Gerekmez. Fakat bir duayı, zikri şifa için veya bir ihtiyacın hasıl olması için okurken, izin ile okumak şifanın hasıl olmasına sebep olur.

Muhammed Masum hazretleri buyurdu ki:
Farz ve sünnet olan amelleri, zikri, dua ve âyet-i kerime okumayı sevab kazanmak için yaparken, izin almaya gerek yoktur. Bunları şifa için, bir ihtiyacın hasıl olması için okurken tesir etmeleri, üstadın izin vermesine bağlıdır. (2/36)

İmam-ı Rabbani hazretleri de, (Kalbi temizlenmesi için, zikri izin ile yapmalıdır) buyuruyor. (3/25)

Mürşid-i kâmillerin kitaplarından öğrenip okumak, izin almak olur. İzin alan, izin verenin vekili olur. Bunun okuması, vekil edenin okuması gibi tesirli, faydalı olur. (İslam Ahlakı)

Sual: Zikir veya kelime-i tevhid izinsiz de olsa çekilirse sevap olur mu?
CEVAP
Evet. Fakat mürşid-i kâmilin izniyle olursa daha çok sevab olur ve kalbi temizler. Mürşid-i kâmil yoksa onların kitaplarındaki zikirler okunursa, izinli yapılmış sayılır.

Sual: Enbiya ve evliyaya dua ederek, Allahü teâlânın yardımı olmadan, kendiliğinden bir şey yapacaklarına inanıp, ya Resulallah, ya Şemseddin-i Paniputi, ya Tezveren dede, bana şunu ver demek caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir, böyle söylemek küfürdür. Zaten hiçbir Müslüman da böyle söylemez. Bu, vehhabilerin Ehl-i sünnet itikadında olan Müslümanlara yaptıkları bir iftiradır. (Ya Rabbi, Resulullah hürmeti için, Abdülkadir-i Geylani hürmeti için bana şunu ver. Seyyidet Nefise hürmetine hastama şifa ver) demek ise caiz ve faydalıdır. Bir de, zikir olarak değil de, rabıta olarak, büyükleri hatırlamak için, mesela Ya Şemseddin-i Paniputi diyerek devamlı söylemek de caizdir. Ya diyerek isimlerini söylemekle, büyüklerle irtibat kurulmuş olur.
yasali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-04-2011   #5
Banned
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Feb 2011
Mesajlar: 249
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 12
Rep Derecesi : cansuu is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 354
Aldigi Tesekkür: 165
Standart --->: İmdât Yâ Seyyid Bedevî

sual ve cevap yazılmış ama bu cevapları veren kişilere göre değişiyor sanırım ,cevap kısımına hayır caiz değildir açıklamasını yapan bir çok site ve hocada var .
cansuu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-05-2011   #6
Üye
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 20
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : kaanx1x is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 245
Aldigi Tesekkür: 6
Standart --->: İmdât Yâ Seyyid Bedevî

Alıntı:
Ahmed Muhammed´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kuran-ı Kerime kendi aklımızla mânâ vermek pek tehlükelidir.Zira hadis-i şerifte buyruldu ki:
(Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mektubat-ı Rabbani]

Eğer ki -sizin söylediğinizle yola çıkacak olsak- bir çukura düştüğümüzde,yanımızdaki kimselerden yardım istemek caiz olmazdı.Tefsir kitablarında ''iyyake nestain''(ancak senden yardım dileriz),âyeti,halk etme mânâsında olduğu bildiriliyor.Yani yaratma mânâsında senden dileriz.Zaten hiçbir müsliman Allahü teâlâ'dan başkasını yaratıcı bilmez.Bu velilere yetki verilmiştir.Bu veliler sebeptir.Allahü teâlâ sebeplere yapışmamızı emrediyor.

Maide suresi 35. âyet-i kerimesinde mealen, (Ey müminler! Allahü teâlâdan korkun ve Ona yaklaşmak için vesile arayın!)

Nasıl ki ; hastalandığımızda doktora gidiyor tavsiye ettiği ilaçları kullanıyorsak,manevi hastalıklarımızda da bu velilere gidiyor,bi iznillah yardım etmelerini diliyoruz.

Hazret-i Musa, hastalanınca, "İlaçsız da Allahü teâlâ şifa verir" diyerek ilaç kullanmadı. Allahü teâlâ, (İlaç kullanmazsan şifa vermem) buyurdu. İlacı kullanınca iyi oldu. Fakat sebebini merak etti. Allahü teâlâ, (Tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi değiştirmek mi istiyorsun, ilaçlara tesir veren kimdir, elbette tesirleri yaratan benim) buyurdu. (K. Saadet)

Görüldüğü üzere bu velilerde manevi ilaç,yaratan Allahü teâlâ,bu veliler sebep...

İstigase olunan, yardım istenilen ve yardımı yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Ancak peygamberler, evliya zatlar, salih kullar ve benzerleri birer vasıtadır, vesiledir yani sebeptir. İstenilen şeyi yaratan, ise yalnız Allahü teâlâdır. (Şevahid-ül-hak)

İmam-ı Sübki buyuruyor ki:
Resulullah ile tevessül etmek, yani istigâseetmek, ondan şefaat istemektir. Bu ise güzel bir şeydir. Önceki ve sonraki İslam âlimlerinden hiçbiri buna karşı bir şey dememiştir. Yalnız İbni Teymiyye bunu inkâr etti. Böylece doğru yoldan ayrıldı. Kendinden önce gelen âlimlerden hiçbirinin söylemediği bir bid’at çıkardı. Bu bid’ati ile müslümanların diline düştü. (Camius-sagir şerhi)

Vehhabiler, (Allah’tan başkasından yardım istemek, ona sığınmak şirktir) diyorlar. Allah’tan başkasını yaratıcı bilmek şirktir. Bunu bilmeyen hiçbir müslüman yoktur; fakat başkasından da istigase olunacağını, mecaz olarak söylemek caizdir; çünkü bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Onun kavminden olan, düşmanına [kıbtiye] karşı, ondan [Musa aleyhisselamdan] istigase [yardım] istedi.) [Kasas 15]

Hadis-i şeriflerde de buyruldu ki:
(Ya Rabbi, senden isteyip de verdiğin zatların hatırı için, senden istiyorum.) [İ. Mace]

(Yardım isteyen kimse, Ey Allahın kulları bize yardım edin desin!)
[Hısn-ül-hasin]

Son iki hadis-i şerif, yanında olmayan kimseye seslenerek, ondan yardım istemeyi emretmektedir. (El-Üsûl-ül-erbe’a fî-terdîd-il-vehhâbiyye)

Her şeyi yaratan Allah’tır. (Sebeplere yapışın) buyurduğu için, bir sebebe yapışılır. İbni Kemalpaşazade hazretlerinin Hadis-i erbain’de bildirdiği, (Bir işinizde, sıkışıp bunalınca, kabirdekilerden yardım isteyin) ve Deylemi’nin bildirdiği (Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı) hadis-i şerifleri de, Allahü teâlânın izniyle, ölülerin dirilere yardım edebildiğini göstermektedir. (M. Nasihat)

İmam-ı Birgivi buyuruyor ki: Bir hadis-i şerifte, (Bir müminin kabrini ziyaret ederken, “Ya Rabbi! Muhammed aleyhisselam hürmetine, buna azap yapma” denirse, Allahü teâlâ, kıyamete kadar azabını durdurur) buyurulmaktadır. (Etfal-ül-müslimin)

Kabirdeki ölüde his bulunduğunu bildiren çok hadis-i şerif vardır. Eshab-ı kiram ve Tabiin-i ızam, Kabr-i seadet’i ziyaret ve istigase ederdi. Bunun için çok kitap yazılmıştır. Hısn-ül-hasin kitabında, (Duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salih kulları vesile etmelidir) buyuruluyor. İmam-ı Sübki hazretleri, Resulullahı ve Evliyayı ziyaretin ve ruhlarından istigase etmenin caiz olduğunu ispat etmektedir. (Şifa-üs-sikam)

Bu bilgiler insafla okuyan kimseğe kâfidir,inşâallahü teâlâ
Allah cc razı olur inşallah çok güzel bilgi hz Ahmet Bedevi evliyanın sözü geçenlerinden nazarı himmeti üzerine olsun inşallah.
kaanx1x isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-05-2011   #7
Amatör Üye
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Nov 2010
Mesajlar: 75
Tecrübe Puanı: 2
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : Türkkan is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 243
Aldigi Tesekkür: 34
Arrow --->: İmdât Yâ Seyyid Bedevî

Alıntı:
Ahmed Muhammed´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kuran-ı Kerime kendi aklımızla mânâ vermek pek tehlükelidir.Zira hadis-i şerifte buyruldu ki:
(Kur’andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mektubat-ı Rabbani]

Eğer ki -sizin söylediğinizle yola çıkacak olsak- bir çukura düştüğümüzde,yanımızdaki kimselerden yardım istemek caiz olmazdı.Tefsir kitablarında ''iyyake nestain''(ancak senden yardım dileriz),âyeti,halk etme mânâsında olduğu bildiriliyor.Yani yaratma mânâsında senden dileriz.Zaten hiçbir müsliman Allahü teâlâ'dan başkasını yaratıcı bilmez.Bu velilere yetki verilmiştir.Bu veliler sebeptir.Allahü teâlâ sebeplere yapışmamızı emrediyor.

Maide suresi 35. âyet-i kerimesinde mealen, (Ey müminler! Allahü teâlâdan korkun ve Ona yaklaşmak için vesile arayın!)

Nasıl ki ; hastalandığımızda doktora gidiyor tavsiye ettiği ilaçları kullanıyorsak,manevi hastalıklarımızda da bu velilere gidiyor,bi iznillah yardım etmelerini diliyoruz.

Hazret-i Musa, hastalanınca, "İlaçsız da Allahü teâlâ şifa verir" diyerek ilaç kullanmadı. Allahü teâlâ, (İlaç kullanmazsan şifa vermem) buyurdu. İlacı kullanınca iyi oldu. Fakat sebebini merak etti. Allahü teâlâ, (Tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi değiştirmek mi istiyorsun, ilaçlara tesir veren kimdir, elbette tesirleri yaratan benim) buyurdu. (K. Saadet)

Görüldüğü üzere bu velilerde manevi ilaç,yaratan Allahü teâlâ,bu veliler sebep...

İstigase olunan, yardım istenilen ve yardımı yaratan, yalnız Allahü teâlâdır. Ancak peygamberler, evliya zatlar, salih kullar ve benzerleri birer vasıtadır, vesiledir yani sebeptir. İstenilen şeyi yaratan, ise yalnız Allahü teâlâdır. (Şevahid-ül-hak)

İmam-ı Sübki buyuruyor ki:
Resulullah ile tevessül etmek, yani istigâseetmek, ondan şefaat istemektir. Bu ise güzel bir şeydir. Önceki ve sonraki İslam âlimlerinden hiçbiri buna karşı bir şey dememiştir. Yalnız İbni Teymiyye bunu inkâr etti. Böylece doğru yoldan ayrıldı. Kendinden önce gelen âlimlerden hiçbirinin söylemediği bir bid’at çıkardı. Bu bid’ati ile müslümanların diline düştü. (Camius-sagir şerhi)

Vehhabiler, (Allah’tan başkasından yardım istemek, ona sığınmak şirktir) diyorlar. Allah’tan başkasını yaratıcı bilmek şirktir. Bunu bilmeyen hiçbir müslüman yoktur; fakat başkasından da istigase olunacağını, mecaz olarak söylemek caizdir; çünkü bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Onun kavminden olan, düşmanına [kıbtiye] karşı, ondan [Musa aleyhisselamdan] istigase [yardım] istedi.) [Kasas 15]

Hadis-i şeriflerde de buyruldu ki:
(Ya Rabbi, senden isteyip de verdiğin zatların hatırı için, senden istiyorum.) [İ. Mace]

(Yardım isteyen kimse, Ey Allahın kulları bize yardım edin desin!)
[Hısn-ül-hasin]

Son iki hadis-i şerif, yanında olmayan kimseye seslenerek, ondan yardım istemeyi emretmektedir. (El-Üsûl-ül-erbe’a fî-terdîd-il-vehhâbiyye)

Her şeyi yaratan Allah’tır. (Sebeplere yapışın) buyurduğu için, bir sebebe yapışılır. İbni Kemalpaşazade hazretlerinin Hadis-i erbain’de bildirdiği, (Bir işinizde, sıkışıp bunalınca, kabirdekilerden yardım isteyin) ve Deylemi’nin bildirdiği (Kabirdekiler olmasa, yeryüzündekiler yanardı) hadis-i şerifleri de, Allahü teâlânın izniyle, ölülerin dirilere yardım edebildiğini göstermektedir. (M. Nasihat)

İmam-ı Birgivi buyuruyor ki: Bir hadis-i şerifte, (Bir müminin kabrini ziyaret ederken, “Ya Rabbi! Muhammed aleyhisselam hürmetine, buna azap yapma” denirse, Allahü teâlâ, kıyamete kadar azabını durdurur) buyurulmaktadır. (Etfal-ül-müslimin)

Kabirdeki ölüde his bulunduğunu bildiren çok hadis-i şerif vardır. Eshab-ı kiram ve Tabiin-i ızam, Kabr-i seadet’i ziyaret ve istigase ederdi. Bunun için çok kitap yazılmıştır. Hısn-ül-hasin kitabında, (Duanın kabul olması için, Peygamberleri ve salih kulları vesile etmelidir) buyuruluyor. İmam-ı Sübki hazretleri, Resulullahı ve Evliyayı ziyaretin ve ruhlarından istigase etmenin caiz olduğunu ispat etmektedir. (Şifa-üs-sikam)

Bu bilgiler insafla okuyan kimseğe kâfidir,inşâallahü teâlâ
kardesim her ayet yazıldıgında ayet yazanın aklıyla tevıl yaptıgınımı ıddıa edeceksınız. sıze bır soru soracagım musadenız olursa. tum dunya muslumanlarının ,evet dunyadakı hıcbır musluman harıc kalmamak uzere tum muslumanların en az bıldıklerı kıtap hangı kıtaptır. bu kıtab kıme aıttır.
evlıyaları sevmekle hakın rahmetıne kavusmus evlıyalardan Allahdan medet umar gıbı medet ummak da ne demek. Bır ornekle acıklayım. pırlerden bır tanesıne sıkıntılı anlarımda bır fatıha okumak ve ruhuna hedıye ettıkten sonra dılegımı sadece ve sadece kader ve kazanın sahıbınden nıyaz etmek bana cok ıyı gelen bır ameldır amma kesınlıkle ya fılan zat bana sunu ver bundan kurtar medet fılan demem,dıyenlerı de hıc sevmem.hakkın rahmetıne kavusmus bırınden dogrudan bır dılek dıleyecek olsam zaten bu varlıgın seyyıdı efendımızden baskası olmazdı amma onuda yapmam cunku peygamber ogretısınde ben Allah'tan dılemek dısındabaska bırsey goremeyen bır muslumanım,goren berı gelsın olmaz mı.
bır de su ayetlerı bahsettıgınız kıtablar nasıl tevıl ederler, sız dogrusunu yazarsanız ogrenmıs olalım:
36 - Allah, kuluna kâfi değil midir? Durmuşlar da seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur. 37 - Her kime de Allah hidayet verirse artık onu da şaşırtacak yoktur. Allah aziz (çok güçlü) ve intikam sahibi değil midir?
38 - Andolsun ki onlara: "O gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan: "Elbette Allah!" diyeceklerdir. O halde gördünüz ya Allah'tan başka çağırdıklarınızı! Eğer Allah bana bir zarar vermek isterse, onlar O'nun zararını giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi? De ki: "Allah, bana yeter." Tevekkül edenler, hep O'na dayanırlar.






bu fakırın ınancı odurkı kendısı tevhıd dını olan bu dının kesın ysakları delınerek mesrulastırılmaya calısılan ve dının ozune aykırı olan cok sey varkı temızlenmesı cok zor olan barız yanlıslar ancak vazıfelısı tarafından yapılabılecek gıbıdır.gene ınancım odurkı bu ısler en cok o mubarek velılerın ruhlarını ıncıtmektedır.dogrusunu Allah bılır.

vehhabı,sapık denmesı pahasına bunları yazıyorum ama her dın dıye onune konanları yıyenlerden degılım cok sukur.
Türkkan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bedevi, seyyid, İmdat


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:47 .


Maziden Olaylar, İlmu'l-Havâssu'l Cevşen, Ismailiyye, Şifalı Taşlar, Hz. Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Canbar Büyüsü, Meditasyon & Yoga & Tai Chi Chuan, Miraç Kandili, İlm-u'l Hurûf, Sinema, Ed-Duâu Silahu'l Mü'min, Bio Enerji, Erkeğin Bağlanması, S-Ş, Es-Selamü Kable’l Kelam, Cebriyye, Güzellik & Sağlıklı Bakım Önerileri, T-U, Babilik, Yaşadığımız Dogaüstü Olaylar, Bilgisayar, Diğer Formüller, Kundalini Reiki, Yönetim Bölümü, İlmu'l Ahkâm-ı Nücum, Ayırma Büyüsü, Ruhsal Cafe, Rebiülahir Ayı, Diğer Büyüler Ve Çözümleri, Wicca Ve Maji, İlmu'z-Zahîr, Mutezile, Havas Okulu, K-L, Y-Z, Şaban Ayı, Alimler ve Evliyalar, Bayramiyye, Sahâbeler ve Hayâtü's-Sahâbe, Resim & Video, Bluetooth Driver, İlmu't-Tılsımat, Korunma, Psikometri, Soğutma Büyüsü, Psikokinezi / Telekinezi, İlmu'l-Havâssu'l-Kur'ân, Güncel Haberler, Bektaşilik, Galibiyet & Dil Bağlama, Es'ariyye, İlmu'l-Kimya, Astronomi & Astroloji, Regaib Kandili, Deja Vu, Bakım & Tavsiye Bölümü, Sevgi Büyüsü, Psikoloji, Dini Hikayeler & Makaleler, İlmu'l- Vefk, Halvetiyye, Evliliği Bozma Büyüsü, Muharrem Ayı, İlmu'l-Havâs Ocağı & Malzemeleri, Aşure Günü, O-Ö, E-F, Evrensel Enerjiler, Bahailik, Dürzilik, Cin Ve Büyü'den Korunma Yolları, E-Kitaplar, P-R, Parapsikoloji, Duruişiti, Hadis-i Şerifler, İlmu'l Kevn-i Fesad, Kadiriyye, Caferiyye, Tarih, Bilim & Teknik, Hayatın İçinden, Büyü Maji Uygulamaları & Davetler, Tedavi İçin Ayetler,Dualar ve Rukyeler, İlmu'l-Havâs'ta Uygulama Şartları, Telepati, Cinci Ve Büyücülerin Teşhisi, Cin'in İnsan Bedeninde Bulunduğunun Teşhis Edilmesi, Pcmcıa Driverler, Kişisel & Manevî Gelişim, Psişik Güçler, M-N, Güvenlik Kamerası Driverleri, İlmu'l- Lügat, Zikir, Hak Din İslam, Çocuklar İçin Uygulamalar, Usui Reiki, Cep Telefonları, Mürcie, Kuantum, İlişkiler & Duygular, Müsebbihe, Haftanın Fırsatı, Sağlık, İlmu'l-Havâssu'l-Esmâu'l-Husnâ, Hanefi mezhebi, Maturudiyye, Ramazan Ayı, Kaderiyye, Aşk Büyüsü, I-İ, Safer Ayı, İlmu'l-Havâssu'l Celcelûtiyye, Osmanlıca Kitap Tercüme, Tasavvufta Kavramlar, Workshop, Hanbeli mezhebi, Ticaniyye, Allah Celle Celâluhû ve Esmâül Hüsnâ, Metafizik Video Bölümü, Muhabbet Büyüsü, C-D, Kur'an-ı Kerim, Işınlama Ve Teleportasyon, Özel Paylaşım Bölümü, Sözlük & Alfabeler, Nusayrilik, Yezidiyye, Alışverişi İptal Büyüsü, Ezoterizm, İlmu'l-Havâss'ın Kolları, Recep Ayı, Rebiül Evvel Ayı, Fal & Tarot, Diğer Dinler & İnançlar, Definecilik, İlmu'l- Ledünni, Tv Kartı Sürücüleri, Serbest E-Kitaplar, Exorcism /Şeytan Çıkarma, Vehim Büyüsü, İlmu't-Tabir-i Rüya, Durugörü, Zilhicce Ayı, Maliki mezhebi, İlmu'n -Nebati Şifa, Enerji Okulu, Kayıp & Çalıntı, Alevilik, Cazibe Büyüsü, Uydu Cihazları, Arapça Kitap Tercüme, Melamiyye, Havas İlmi Soru Cevap & Yardım İstekleri, Şevval Ayı, Kitap Tanıtım İnceleme, Kısmet & Şirinlik, Sia, Sevgi & Saygı, Eğlence & Mizah, S-Ş, Selefiyye, Zebur/Hz.Davud (A.s), Cemaziyel Evvel Ayı, A-B, Kadir Gecesi, İlmu't-Tıp, Dua İstekleri, Mevleviyye, Kurallarımız & Uyarılarımız!, Fotoğraf Makineleri, Vehabbilik, Rızk & Bereket, Teknik Destek, Tasavvufî Müzikler, Toplu Enerji Uygulamaları, Hipnoz, Astral Seyahat, Hacet & İstek, Alfabeler & Harflerin sırları, Toplu Enerji Çalışması, WebCam Sürücüleri, Aura, Bağlama Büyüsü, Aile, Evlilik & Çocuklar, Mürekkepler & Yazım Malzemeleri, Kültür & Sanat, Dâ'vet & Azîmet, Duyurularımız & Yeniliklerimiz, Vcd & Dvd arızaları ve kullanımı, İlmu's-Sihr, İncil/Hz. İsa (A.s), Şifâ & Tedavî, İlmu'l-Havâssu'l Berhetiyye, Eğitim & Kadın, Bakım Çeşitleri & Metodları, Karı Koca'yı Ayırma Büyüsü, Arapça Uygulamalar, Safii mezhebi, Aşırı Kanama Büyüsü, Ethernet Kartları, Yazıcı Sürücüleri, Celvetiyye, Medyumlar & Medyumluk, Notebook Driver, Zilkade Ayı, Fax/Modem Driver, Büyü Çeşitleri Ve Çözümleri, Hac, Mezhepler, Teknik Destek, Doğa Üstü Olaylar & Hikayeler, Felsefe, Cinler ve Ruhsal Varlıklar Alemi, Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler, İlmu's-Simya, Tv arızaları, Kutsal Kitaplar, Ahd-i Atik Tevrat/Hz.Musa (A.s), Peygamberler, Selefiyye II, İlmu'l-Havâs Genel Uygulamalar, Hâricilik, Ruhsalenerji Araştırmaları, İlmu'l-Havâs Genel Açıklama, Antik Uygarlıklar & Örgüt Ve Cemiyetler, Görüş ve Önerileriniz, Sorun ve Şikâyetleriniz, Fıkıh, İlmu'l-Hayvan, Maji Çalışması, İlm-u'l Huddam, Hurufilik, Melamiyye, Televizyon & Radyo, Ses Kartı Sürücüleri, Ü-V, Kadiyanilik, Rıfai'ye, İlmu'l-Feraset, Metafizik, Tartışma Platformu, Tasavvuf Klasikleri, Kötü Alışkanlık & Huylar, Video kameralar (arıza ve kullanım), Ramazan Bayramı, Bektaşiyye, Reenkarnasyon, Kutlu Doğum - Mevlid Kandili, G-H, İlmu'l-Bâtın, Tasavvufî Makaleler, Dini Filmler & Belgeseller, Levitasyon, Havass Çalışması, Elektronik, Tütsüler & Buhurlar, Evlilik Büyüsü, Forum Zikirleri, Nakşibendiyye, Kurban ve Kurban Bayramı, Tarikatlar, Cemaziyel Ahir Ayı
Powered by vBulletin Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0