![]() |
|
|
|||||||

| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
|
İNSAN SEVECEĞİ KİMSEYİ İYİ SEÇMELİ, ONA GÖRE SEVMELİ
Îmânın temeli ve en mühim alameti, hubb-i fillah ve buğd-i fillahdır. Yani, Allahü tealanın sevdiklerini yalnız Allahü tealanın rızası için sevmek ve Allahü tealanın sevmediklerini de yalnız Allahü tealanın rızası için sevmemekdir. [Bu, yalnız kalb ile olur, kavga etmek, dövüşmek demek değildir.] Sevgili Peygamberimiz "sallallahü aleyhi vesellem", bir hadis-i şeriflerinde (El-mer’ü me’a men ehabbe) buyuruyorlar ki, (Kişi, sevdiği ile berâberdir) demekdir. Allahü teâlânın sevmediklerini sevmek ve onlarla kaynaşmak, insanı Allahü teâlâya ve Onun Peygamberine “sallallahü aleyhi ve sellem” karşı olmaya sürükler. Bir kimse, kendini müslümân zan eder. Kelime-i tevhîdi söyleyip, inanıyorum der. Namaz kılar ve her ibâdeti yapar. Hâlbuki, bilmez ki, böyle çirkin hareketleri, onun îmânını ve islâmını temelinden götürür. Muhammed aleyhissalâtü vesselâma tâm ve kusûrsuz tâbi’ olabilmek için, Onu tâm ve kusûrsuz sevmek lâzımdır. Bunun alâmeti de, Onun sevmediklerini sevmemek, Onu beğenmeyenleri sevmemekdir. Muhabbete müdâhene, ya’nî gevşeklik sığmaz. Âşıklar, sevgililerinin dîvânesi olup, onlara aykırı birşey yapamaz. Aykırı gidenlerle uyuşamaz. İki zıd şeyin muhabbeti bir kalbde, bir arada yerleşemez. İki zıddan birini sevmek, diğerini sevmemeyi îcâb ettirir. (Kimyâ-i se’âdet) kitâbı, beşinci aslında diyor ki: Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Îmânın temeli ve en kuvvetli alâmeti, müslimânları sevmek ve müslimânlara kötülük edenleri sevmemekdir). Cenâb-ı Hakkın Îsâ aleyhisselâma emr-i ilâhîsinin meâl-i şerîfi, (Eğer yerlerde ve göklerde bulunan bütün mahlûkların ibâdetlerini yapsan, dostlarımı sevmedikçe ve dost olmayanlardan uzaklaşmadıkça, hiç fâidesi olmaz)dır. Her mü’min, Allahü teâlâyı sevmeyenleri sevmemeli, islâmiyyete yapışanları sevmelidir. Bunu sözlerinde ve mümkin ise, hareketlerinde belli etmelidir. Âsî ve fâsıklarla arkadaşlık etmemeli, fıskı çok olanlardan, çok kaçınmalıdır. Zâlimlerden, müslimânlara eziyyet edenlerden dahâ ziyâde kaçınmalıdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” (İbâdetlerin efdali, müslümânları müslümân oldukları için sevmek, kâfirleri, kâfir oldukları için, sevmemektir) buyurdu. Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma, (Benim için ne işledin) diye sorduğunda, (Yâ Rabbî! Senin için nemâz kıldım, oruç tutdum, zekât verdim, ismini çok zikr etdim) deyince, (Yâ Mûsâ, namâzların sana burhândır. Oruçların Cehennemden siperdir. Zekât kıyâmet gününün sıcaklığından koruyan gölgedir. İsmimi söylemen de, kabir ve kıyâmet karanlığında seni aydınlatan nûrdur. Ya’nî bunların fâideleri hep sanadır. Benim için ne yapdın?) buyurduğunda, Mûsâ “aleyhisselâm”, (Yâ Rabbî! Senin için olan ameli bana bildir!) diye yalvardı. Cenâb-ı Hak: (Yâ Mûsâ! Dostlarımı benim için sevdin mi ve sevmediklerimden benim için uzaklaştın mı?) meâlindeki âyet-i kerîme ile cevâb verdi. Mûsâ “aleyhisselâm” da, Allah için amelin, (Hubb-i fillâh) ve (Buğd-ı fillâh) olduğunu anladı. Muhabbet, sevgilinin dostlarını sevmeyi, dost olmayanları da sevmemeyi îcâb ettirir. Bu sevmek ve sevmemek, sâdık olan âşıkların elinde ve irâdesinde değildir. Çalışmaksızın, zahmet çekmeksizin kendiliğinden hâsıl olur. Dostun dostları güzel görünür ve dost olmayanları da çirkin ve fenâ görünür. Dünyânın güzel görünüşlerine kapılanlara hâsıl olan muhabbet de, bunu îcâb ettiriyor. Seviyorum diyen bir kimse, sevgilisinin sevmeyenlerinden kesilmedikçe sözünün eri sayılmaz. Buna münâfık, ya’nî yalancı denir. Şeyh-ul-islâm Abdüllah-i Ensârî “kuddise sirruh” buyuruyor ki, (Ebül-Hüseyn bin Sem’ûn, bir gün hocam Husrîyi incitmişdi. O ândan beri, kalbimde ona karşı soğukluk duyuyorum). Büyüklerin meşhûr olan, (Üstâdını incitene darılmaz, gücenmez isen, köpek senden dahâ iyidir) sözünü burada hâtırlatmak yerinde olur. Muhabbet, sevmek, hep berâber olmayı istemek, berâber olmaktan zevk, lezzet duymak demekdir. İnsan sevdiğini hiç unutmaz. Muhabbetin yeri kalbdir. Kalb, yürek dediğimiz et parçasında bulunan bir kuvvetdir. Bu kuvvete gönül diyoruz. Birşeyi öğrenmek, akıl ile olur. Akıl, dimâg, beyin dediğimiz et parçasında bulunur. Küfrü, harâmları, mekrûhları sevmek, beğenmek küfr olur. Farzları, sünnetleri, beğenmemek de küfr olur, dünyâ olur. Müslümân olmak için, dünyâya ya’nî harâmlara kıymet vermemek lâzımdır. Allahü teâlâyı sevmeyenleri sevmek, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Teberrî etmedikçe, tevellî olmaz. Ya’nî uzaklaşmadıkça, dostluk olmaz. Son nefeste îmân ile veya îmânsız ölmek, kalbdeki sevgiye bağlıdır. Çünkü Kâinatın efendisi, sevgili Peygamberimiz, dünyada iken birbirini sevenlerin mahşer yerinde beraber haşr olunacağını, âhıretde de beraber bulunacağını müjdelemiştir. Elbette, muhakkak doğrudur. O halde, İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmelidir ki; ahiretde sevdiğinin yanında bulunacaktır. alıntıdır. Konu Aytalen tarafından (08-01-2010 Saat 00:50 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 40
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 35
Aldigi Tesekkür: 10
|
Gönül bu,ota da konar.........Seçme şansımız olmuyor.İyi ,doğru insana değil,farklı ,hayatta birlikte olmam diyeceğin insana tutuluverirsin.İçin yanar,acır.Büyük lokma ye de büyük konuşma demiş büyüklerimiz.Büyük konuştum. Unut demesi o kadar kolay mı.iyi doğru,beni mutlu edecek insana değilde.doğru olmayan,beni üzecek insana neden bu gönül tutulur.Hayatta sevmem diyeceğim bir insan karakteri.Ateist,yalancı ve tüm kusurlarına rağmen ben ona tutuldum.Unutmakda o kadar zor ki.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
Bende senin durmundayım honest kardeş.Benim tutulduğum Ateist değil çok şükür.Ama dindar da değil:(
|
|
|
|
|
|
#4 | |
![]() Üyelik tarihi: Feb 2010
Nerden: Gökyüzü
Mesajlar: 637
Tecrübe Puanı: 9
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 387
Aldigi Tesekkür: 256
|
Alıntı:
Gönül işleri çok sakattır, aşk insana bir geldi mi, akıl terkeder , Hele olmayacak, sana uymuyacak veya sevmeyecek birine tutuldunmu, al başına belayı, Ondan başkasını düşünemessin, Zamanını, mutluluğunu ve sağlığını alır, Bedende bir yara oluştumu, onu merhemle veya çeşitli tıbbı yöntemlerle en fazla bir iki aya kalmaz iyileştirirsin, ama gönül yarası bazen yıllar geçer iyileşmez , Amerika yı yeniden keşfetmeye gerek yoktur aslında, hepimizin başından üç aşağı beş yukarı geçmiştir böyle şeyler , yaşın çok genç , 18 di galiba, Hayat gerçekten zor, hayatta mutlu olmanın temel şartı aşkı bulmak değil, geçimini sağlayabileceğin, fark yaratabileceğin bir konuda uzmanlaşmak, kendini yetiştirmek, Bu yüzden insan gençlik yıllarını karşılıksız aşk ile harap etmemeli, Tabi bunu söylemesi kolay , aşık oldumu vazgeçmek zordur, o yüzden bu işleri bilen ,tecrübeli bir büyüğün var sa, içini dök ve yardım iste, Belki senin durumun çok vahim, ciddi olmayabilir ama , olanlar çok, bu yazıyı onlar içinde yazdım , Allah yardımcın olsun , |
|
|
|
|
|
|
#5 |
![]() Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 40
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 35
Aldigi Tesekkür: 10
|
Yeni konu açmasını bilemiyorum.Yorumlarınızı bekliyorum.Bana aşık olan biri var,gözümün içine bakıyor,ne istersem yapıyor,beni kırmaktan ödü patlıyor,diğer tarafta benim aşık olduğum biri var,beni 1. ci kadar arayıp sormuyor,yüzyüzeyken çok iyi davranıyor,ama iş yüzünden yoğun olduğunu söylüyor,o doğru işi ağır siz olsanız hangisini tercih edersiniz?
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
|
babam her zaman seni sevene bak derdi. kolay bir seçim değil elbette. Hakkınızda hayırlı olan ne ise o olsun.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
|
sevgi emek ve fedakarlık ister karşı taraf bunu vermiyorsa eğer...bırak gitsin..
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| göre, iyi, kimseyi, ona, seçmeli, seveceği, sevmeli, İnsan |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|