![]() |
|
|
#1 |
|
|
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Aldanmak değil yaşananlar, pişmanlık değil bu yazılanlar. Anlamanı beklerim beni içimde ki hain, sen terk edeceksin beni ama ben buradayım daim. Güçlü değilim, farkındayım. Ama zayıfta değilim zamana, canıma kan damlatan kerbelaya, bununda farkındasın. Dayanmakta zor biliyorum, ağır gelmesin kelimeler. Çocuk değiliz, büyüdük, sevdanın hüznünü gördük, duyguları cahiliye bölümüne bir adım daha sürdük. Huzursuzuz, mutsuzuz, fütursuzuz. Ama hiçbir şey gereksiz değildir, bunu da gördük. Senin bildiğin güzellik cismaniyet ekseninde sıralanmış bir düzen değildir. Güzellik, sırtında hissettiğin el'dir. Özlemin getirdiği hıçkırıkla sarılmaktır. Gülün kokusunu içine çekip onu Yaratana kurban olmaktır. Dost aramaktır güzellik. Ne o sırtında ki eli ne o sana sarılanı ne de o gül'ü unutmamaktır. Eşgalimi çiziyorum sonunda; kurban olmuş kalp ile yoğruldum aşk’a. Rahmet ile savruldum bu bedende ki can'a. Bilmiyorum ben ben’i, seçiyorum seçeneklerimi hatta seçeneklerimden de seçiyorum en derindekini. Bildiklerim zerre kadar, zerreler içinde tanecikler seçiyorum ve saçıyorum duymak isteyene, anlamayı dileyene. Mahrem ücra yerlerde, suretin süliyeti de görmek istediğin şekilde işte karşıda. Durma, kaçma geriye. Ne kaldı ki elinde, ne umdun ki eskide. Gözüm kapalı, kalem-kâğıt önümde, satırlar boş ve kalem isyana hazır. Eşgalimi çiziyorum ruhumun tekrar, ama ne yazık ki başlangıcı sonlandırır bu bahtsız durumum. Hiddetin acıya dönüşmeden, kanatlanıp uçmalı kâbuslara. Siz kazandınız demeli bu mahlûklara... Kirlenmeden kalmak için çamurda çırpınmamak gerek. Yara için heveslenmemek gerek, acı güzellikle gelmiyor elbet, bu hengâme de aptallık etmemek gerek. Sağanakta susar yağmurlar, başlar telkin'e bulutlar. Kaçışır iki ayaklı varlıklar, ortada yapayalnız kalır cansız sandığımız canlılar. Bir sağa bir sola sürüklenir ağaçlar, rüzgâra kafa tutamaz yapraklar. Yere serpilirler çaresizce. Ayağa kalkmaya ne çare. Ezilirler, yok olurlar sessizce... İnsan hep bir arayış içerisindedir. Eksik taşları zamanla yerine koymak derdindedir. Ama karşılaştığımız bilgiler hep sınırlıdır ya da biz öyle sanırız. Sonsuzluk eksenine girmeden çözmek isteriz derya'yı. Dalmaktan korkarız, dalıpta çıkamamaktan korkarız. Kötülükten sıyrılmayı deneriz ama kötülerle beraber gezeriz. Onların dumanı ensemizdeyken nasıl kurtarırız ruhumuzu yanlıştan. Hani sigara içilen ortamda bulunduğumuzda, içmesekte üstümüze siner ya sigara kokusu. İşte kötülük ve çirkinlikle böyle şekilde siner üstümüze. Leş gibi oluruz, yıka ki çıkarasın pisliği… Boşlukta gezinipte sarılamadık mı uzatılan ip'e, cevapları sunamazsın seni bekleyen kan emicilere. Yaşarsın, yaşadığını anlatamazsın. Anlatamamanın nedenini bulamazsın. Uyku ve uyanıklık arasında sendelersin ve kaybedersin. İlerlemek istersin, önünde ki engelleri geçemezsin. Geriye dönmek istersin, bir süngüyle yere serilirsin. —Yeter! Dersin. Yetmez! Derler. —Medet! Dersin. Bizde Yok! Derler. —Tövbe! Dersin. Geç Kaldın! Derler. —Ölüm! Dersin. Hak! Derler. —Çare! Dersin. Çare Bizde Yok! Derler. Tutamadın ya sana uzatılan o ip'i, sorarsın bu soruları ve alırsın bu cevapları. Sana uzatılan "Aşk" yolunu yakala, kaçırma. Düşme boşluğa, aldanma hoşluğa, sarıl dostluğa… |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 5.184
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 62
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 3845
Aldigi Tesekkür: 1601
|
Tutamadın ya sana uzatılan o ip'i, sorarsın bu soruları ve alırsın bu cevapları. Sana uzatılan "Aşk" yolunu yakala, kaçırma. Düşme boşluğa, aldanma hoşluğa, sarıl dostluğa… |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| —yeter, derler, dersin, yetmez |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|