![]() |
|
|
#1 |
|
|
Mevlana, evinde ışık olarak çıra yakardı.
O;"Mum sultanlara gerekir, fakirlere çıra yeter derdi. Bir keresinde Selçuklu veziri Muîneddin Pervane, büyük bir sohbet düzenlemiş,Konya'nın ileri gelen bütün kişilerini bu törene davet etmiştir.Bu davete katılan herkes, yarım batmanlık bir mum getirmiş ve mumu oturduğu yerin önüne koyarak yakmıştır. Mevlana da adeti olduğu üzere meclise en son gelir. Pervane'nin sarayında bir köşeye oturur,önündeki küçücük bir mumu yakar. Şehrin ileri gelenleri de düşmanları da bu işe şaşırırlar. Bu, parmak kadar mum ne işe yarayascaktır? Nihayet o, kalabalığı tatlı tatlı süzer ve konuşmaya başlar; _ Bütün bu mumların canı, bizim şu küçücük mumcuğumuzdur, diyerek önünde yanmakta olan küçük mumu işaret eder. Dostları baş eğerek onu doğrularlar. Fakat bazıları başlarını sağa sola sallayarak onun bu sözlerine katılmazlar. Onların bu durumunu gören mevlana hazretleri; _ Eğer buna inanmıyorsanız...diye söylenir ve derin bir 'hû!' çeker. Bu sırada Mevlana'nın önündeki mum da sönüverir. Başta padişahın mumu olmak üzere orada bulunan tüm mumlar da söner. Meclisi de büyük bir sessizlik kaplamıştır. Yine Mevlana'nın çektiği derin bir 'ah!' bu sessizliği bozar. Bu sırada mumların tamamı tekrar yanmıştır. Mecliste bulunanlar, gördüklerinin karşısında kendilerinden geçmişlerdir. Her ağızdan feryatlar,figanlar yükselir yükselir. Sohbet ve sema büyük bir çoşkuyla seher vaktine kadar devam eder. Gece boyunca yanan büyük mumların hepsi tükenmiştir. Fakat Mevlana'nın küçücük mumu, onun nefesinin bereketiyle sabaha kadar ışık vermeye devam eder... Mesneviden Yüreğimize Dokunan Nağmeler... |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| mevlana, mum |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|