![]() |
|
|
|||||||
| Hak Din İslam İslamiyet ile ilgili makaleleri, yazı ve keşifleri buraya yazabilisiniz. |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Selamun Aleykum Cümleten,
Kitablarda Gördüğünüz Veya Bildiğiniz Güzel Ve Hikmetli Sözleri Buraya YAzalım Kardeşlerim. Hadisi Şerifleride Yazmayı Unutmayın. Önce ben başlıyorum , Harkes Her gün yazmaya Çalışsın İnşallah Melek, hayvan ve İnsan Hikmet ehli buyurdular: Allâh-ü Teâlâ hazretleri melekleri şehvetsiz ve akıllı varlıklar olarak yarattı. Hayvanları da akılsız ve şehevî varlıklar olarak yarattı. Allâh-ü Teâlâ hazretleri, akıl ve şehveti beraberce insana verdi. Kimin aklı şehvetinin (arzuladığı şeylere) galip olursa o kişi meleklerden daha faziletlidir. Kimin şehveti aklına galip gelirse o kişi de hayvanlardan daha aşağı bir varlıktır. __________________________________________________ _____ ~~Kalbine nurullahı İndirenlerle Alakalı bir konu~~ Cennetten Bir Karış Yer Rivayet olundu.Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular: "Cennetten bir karış (lık yer) dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır. "Ve Rıdvan var,"Rıdvan... Hiçbir şeyle {ve hiçbir kimsenin rızasıyla) asla ölçülmeyecek kadar büyük bir Rıdvan ki olucudur: (kimden) "Allah'tan" Cennet, Rıdvan, Râdiyye Ve Merdiyye Makamları Hikmet ehli buyurdular: Cennet ve içindekiler, cismânî cennete işarettirler... Rıdvan ise ruhanî cennete ve ruhanî cennetin en yüksek makamlarına işarettir. Bu da kulun kalbine Celâl olan Allâh-ü Teâlâ Hazretle-ri'nin nurunun tecelli etmesinden ve kulun mârifetullah'a istiğra¬kından (dalması ve mest olmasından) ibarettir. Sonra bu makamların evvelinde kul Allâh-ü Teâlâ hazretle¬rinden râzî olmuş olur. "Sen dön o rabbine hem râdıye olarak, hem merdiyye "Ve Allah görür o kullan..." Allâh-ü Teâlâ kullarını görür, onların yaptığı şeyleri hakkıyle bilir ve ona göre onlara layık oldukları sevap ya da cezalarını verir. __________________________________________________ ___________________ Allah a Saygı.. Rivayet olundu: Yahudînin biri, Harun Reşîd, ordusuyla seyr halindeyken ona şöyle seslendi: -"(Ey Harun Reşid!) Allah'dan kork!" Bunun üzerine Harun Reşid atndan indi. Onun atından in¬mesi üzerine bütün askeri, Allâh-ü Teâlâ Hazretleri'nin ismine ta'zîm (saygı) için atlarından indiler. __________________________________________________ _____________________________________ En Büyük Günah .. En büyük günahlardan biri de, bir kişinin (Müslüman) kardeşine: -"Allâh'dan kork!" dediği zaman, karşı tarafın ona cevâb olarak: -"Sen önce kendi nefsine bak! Sen mi bunu bana emrediyorsun!" demesidir __________________________________________________ ________________________________________ Hendeğin Kazılmasındaki Müjdeler Rivayet olundu: Efendimiz (s.a.v.) hazretleri. "Ahzâb savaşı" senesinde, hendeği çizdiği zaman, Medine ehlinden her on kişiye kırk zirâlık biryer kesti. Hendeklerin kazılması için kabilelerden toplananların sayısı on bin kadardı.Hepsi kendi paylarına düşeni kazmaya başladılar.Hendeğin batnında (ortasında) bir kaya çıktı. Büyük bir fil gibiydi. Hiçbir kazma ve balyoz kendisine kâr etmedi. Selmân-i Farisî (r.a.) hazretleri. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine gitti. Ona haber verdiler. Efendimiz (s.a.v.b) hazretleri geldiler. Selmân-i Farisî (r.a.)'m elinden balyozu aldı. Öyle bir vurdu ki. taşın üçte biri kadar parçalandı. Taştan büyük bir şimşek çaktı. Sanki karanlık bir gecede yanan bir kandilmiş gibi ziyâsıyla et¬rafı aydınlattı. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri tekbir aldı. Bütün Müslümanlar onunla beraber tekbir aldılar. Ve Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular: -"Ondan bana Hiyre'nin köşkleri aydınlandı. Sanki onlar köpeğin azı dişleri gibiydiler." Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, ikinci darbeyi vurdu. Ve buyurdular: -"Rum topraklarında kırmızı köşk (ve saraylar) bana aydın¬landı (göründü)."Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretleri üçüncü darbeyi vurdu. Ve buyurdular: -"Bana San'â (şehrinin) köşk (ve sarayları) aydınlandı (göründü). Cebrail Aleyhisselâm bana haber verdi: 'Muhakkak ki ümmetim bütün milletlere galip gelecektir'. Müjdeler olsunî" (Mü'minler çok sevindiler. Büyük bir aşk ve heyecanla işlerine sarıldılar.) Münafıklar: -"Hiç şaşmıyor musunuz? O (Muhammed) sizi boş ümitlerle avutuyor, asılsız vaadlerde bulunuyor ve size Medine'den Hiyre, Kisrâ şehirlerini gördüğünü haber veriyor. Buraların sizin tarafınızdan fethedileceğini müjdeliyor! Siz ise savaşa çıkmaya gücünüz yetmediği için düşman korkusundan Hendekler kazıyorsunuz!" dediler. Bunun üzerine şu kavl-i şerif nazil oldu: "Muhakkak ki, sen her şeye kadirsin."Allâh-ü Teâlâ Hazretlerin dilediğini aziz ve zelil kılmaya kadirdir.
__________________
Her şekl dardır, ma'nâ, nasıl sığar? Dilenci kulübesinde, sultânın ne işi var? Şekle bakan gâfil, ma'nâdan ne anlar? Cemâli görmeyince, cânânla ne işi var? Konu nasreddinhoca tarafından (07-05-2009 Saat 01:30 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
|
insanoğlu konuşmayı öğrenebilmesi için iki yıl,dilini tutmasını öğrenebilmesi için altmış yıl gereklidir.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
Allah İçin Yedirene Allah Yedirir
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular: "İnsanlar, kıyamet günü; daha önce hiç olmadıkları bir şekilde aç; hiç susamadıkları bir şekilde susuz, ve asla olmadıkları bir şekilde çıplak ve hiç olmadıklarından daha yorgun (ve bitkin) bir halde haşr olacaklardır. Allah için yedirene, Allah yedirir. Allah için giydirene, Allah giydirir. Al'âh için su verene, Allah su verir. Allah için amel edene, Allah kâfidir
__________________
Her şekl dardır, ma'nâ, nasıl sığar? Dilenci kulübesinde, sultânın ne işi var? Şekle bakan gâfil, ma'nâdan ne anlar? Cemâli görmeyince, cânânla ne işi var? |
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz buyuruyor ki:
“Hasedden hazer edip sakınınız. Zîrâ muhakkak hased ateşin odunu yakıp erittiği gibi hasenâtı yer.” Bazı hukemâ demişlerdir ki: “Hased eden kimse beş vechile Rabbine itirâz etmiş olur? 1- Cenab-ı Hakk’ın nimetini başkasında ızhar etmesine buğzeylemiş olur. 2- Rabb Teâlâ’nın taksîmine itirâz edip, böyle yapmasaydı da taksîmini böyle yapsaydı diye itirâz etmiş olur. 3- “Allah Teâlâ Fazlını dilediğine verir.” Fazl-ı İlâhî’ye buhl (cimrilik) izhâr eylemiş olur. (Maide s. 54) 4- Allah Teâlâ’nın; velî, dost ittihâz buyurduğu bir kulunun hizlânını (yardımdan mahrûmiyet) ve nimetin ondan gitmesini murâd etmiş olur. 5- İblîs’in hased sıfatına iştirâk etmiş olur. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
|
Nefsin azgınlığı doğrudan doğruya dinedir. Onun için en büyük riyazet, dinimize uymaktır. Haramlarla kandıramıyorsa, nafilelerle uğraştırır ki farzı işlemesin diye. İnsan nefsini tanırsa Allah’ı tanır, nefsten kurtulmadıkça, insan kendini emniyette hissedemez. En büyük mücadele nefsle olmalı. Bu iş, Allah’ın dinine sarılmak yoludur.
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
|
En büyük sermaye, Allahü teâlâya güvenip, insanlardan bir şey beklememektir.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
|
Hakîkat-i Muhammediye’ye yaklaşabilmek, akıldan ziyâde muhabbet ve aşkla mümkündür. |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| bir, gün, hikmetli, söz, sözler |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|