![]() |
|
|
|||||||
| Hak Din İslam İslamiyet ile ilgili makaleleri, yazı ve keşifleri buraya yazabilisiniz. |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
|
Soru: Râbıta nedir, dince sakıncası var mıdır?
Cevap: Rabıta, zikirden önce veya günün uygun zamanlarında müridin (tarikat eğitimi gören kimsenin) şeyhini (mürşidini) hatırlamasıdır. Uzun tartışmalara konu olan râbıta bir ibadet değildir, tasavvufta bir eğitim tekniğidir. Amacının dışına çıkarılır ve şirke vardırılırsa çok sakıncalı olur, amacının içinde kalırsa (yani şeyhi hatırda tutarak ondan meşru ölçüler içinde istifade etmeye; ilminden, ahlakından, güzel hallerinden yararlanmaya, onu özümsemeye yönelik bir teknik olursa) sakıncası olmayabilir. (Hayrettin Karaman Soru - Cevap 156) Soru: Râbıta bir ibadet ise onu Peygamberimiz niçin yapmamış, bize niçin buyurmamış ve fıkıh kitapları bu ibadeti niçin açıklamamıştır? Cevap: Râbıta (bir tarikat mensubunun zaman zaman ve özellikle zikirden önce mürşidini hatırlaması, kalbini onunki ile birleştirmesi) bir ibadet değildir; tarikat eğitiminde kullanılan bir teknik, bir eğitme aracıdır. İbadet olmadığı için de fıkıh kitaplarında yer verilmemiştir. (Hayrettin Karaman Soru - Cevap 157) Soru: Allah ile kul arasına kimse giremez deniyor. Tasavvuf Allah ile kul arasına girmekmidir? Cevap: Bu söz doğru idrak değildir. Bu sözü böyle söylemeleri yanlıştır. Evvelâ peygamberler arasında Cebrail vasıtadır. Bizimle Rab arasında Peygamber vasıtadır... Madem ki Peygamber'le Rab arasında vahiy meleği vardır, o getiriyor bütün mahlukatın efdali, Cebrail'den daha efdal olmakla beraber, O'na sormak ve O'nu vasıta etmek zorundaydı, bizimle Rab arasında, bu defa peygamberler vasıtadır. Soru: Rabıta şirk midir? Cevap: Rabıtanın çeşitleri vardır. Şirke yakın rabıta da vardır, meşru olan rabıta da vardır. Eğer ki şeyhin rabıtası şöyle olursa, sanki şeyhin yanındadır, sanki ona bakıyor gibi, onun için kendini toparlıyor, hatalardan sakınıyor, onun hareketlerini de hatıra getiriyor, ona kendisini uyduruyor. Bu meşrudur. Sahabiler Peygamber'in sözlerini nasıl muhafaza ederdi? Peygamber'in kalkıp oturmasını, bütün hareketleri de öyle hıfz ederdi. Hatta hadisi naklederken, Peygamber bunu söylerken yatıyordu, oturuyordu, oturuyordu kalktı, yüzü kızardı, sesi yükseldi... Bu şekil rabıta meşrudur. Ayet-i Kerime'nin meâlinde "Ey iman edenler Allah'tan korkun, sadıklarla beraber olun." buyuruluyor. Mümkünse onların sohbetinde bulunun, mümkün olmazsa manen onların yanındadır. Onların yanındaykenki o durumu hıfzında tutuyor. Bu rabıta da burdan alınmıştır. Bu ayet-i kerimenin şümulüne giriyor. Bir de hadis-i şerifte, "Sizin efdaliniz göründüğü zaman Allah hatıra geliyor." O zaman, onu sureten görmediği takdirde onun şeklini düşünüyor. Onu hatırladığı zaman Allah hatıra geliyor. Çok salih bir kişiyi gördüğü zaman Allah hatıra geliyor. Burda o zaman göz ile değil de, hatıra getirdiği zaman da Allah hatıra geliyor, Allah'ı zikrediyor. Şeyh rehberdir. Bu şekilde rabıta şirk değildir, faydası vardır; eğer itikad ediyorsa ki, rabıta vesiledir, murakabeye vesiledir. Bir müstakil insan, Allah'u Teâlâ beni görüyor, sözlerimi işitiyor, kalbimde olanı biliyor, vakıftır deyip her an bunu aklında tutuyor, gaflete dalmıyor, o dereceye gelenler rabıtayı terkederler. Rabıta maksud-u bizatı arada ki vasıta olmadığından, Allah olduğundan dolayı şirk olmuyor. Ama onun maksud-u bizatı eğer hayal ettiği falansa ya da ondan bir şeyler talep ederse, beni kurtar, bana Allah mal versindiye ondan isterse, o zaman şirkten korkuluyor. Ama diğer tarafta dediğimiz gibi bu olmayınca, o esas şirk değildir, menfaati vardır. (İslam Dergisi, Mart 1997, S. 20-21) alinti |
|
|
|
|
|
#2 |
|
|
Bir rabıta iki Vahdet-i Vücûd tasavvuf tarihinde aşırı derecede tartışmaya neden olmuştur.Vahdet-i vücuda da Rabıtaya da karşı çıkan bırakın zahir ulemayı meşyayıhtan bile insanlar olmuştur.Hatta Mevlana Halid-i Bağdadi Kuddise Sirruh zamanında yaşamış bir Kadiri şeyhinin Rabıtaya karşı çıkan bir makalesini okumuştum.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
Çevremde bu işi yapan birçok insan var ki eşim dahil bunlara. Ama bir komşumuz varki inanıyorumki bu işi düzgün bi o yapıyor. Diğerleri ise rabıta hatme falan bitince eski hallerine dönüyorlar.
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
Rabıta Haktır tabii ki.Rabıtada Amaç Şeyhle bağlantı kurmaktır.
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
|
Alıntı:
Nurun kaynagi ayni, vasita (seyh) ayri ayri. Son olarakta her kisinin alabildigi nurun miktari yine ayri. Ben hatme den yada hatim den (zaten ayni seylerdir sanirim) sonra sigara yakanlari taniyorum. Nur lalanmaya ugrasiyorsun, sigaradan (mekruh diyorlar ama bence haram, cünki vücuda zarar veriyor) vazgecmiyorsun. Zifin kardesim bunlari kastediyor sanirim.. |
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#7 | |
![]() Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 1.288
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 12
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 1841
Aldigi Tesekkür: 497
|
Alıntı:
sigara hanefi fetvalarına göre haram hanbeli şafii ve maliki mezhebleri fetvalarına göre tahrimen mekruhtur, bu fetvalar alimler (geneli profesör) tarafından verilmiştir hatim : kuranı başından sonuna kadar okumaktır hatme: hadisler baz alınarak 10.000 hatim sevabı kazanmak amacıyla düzenlenmiş zikir çeşididir. hatme-i sağir: 5.000 hatim sevebının amaçlandığı zikir türüdür Konu zphss tarafından (07-20-2010 Saat 12:15 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| dince, mıdır, nedir, rabıta, sakıncası, var |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|