![]() |
|
|
#1 |
|
|
Ledün Âlemi: Emr âleminden gelen ruhun sonsuz buutlu iletişim mekanıdır. Hem zerrelerin en derin merkezlerinde, hem de ışınların ulaşamadığı sonsuzlarda onun etkisini izlemek mümkündür.
Genelde, bu âlemin sezilmesi için, bilinen maddesel etkilerin dışında toplanıp merkezleşmesi lâzımdır. Nitekim Ledün âlemi ile iletişim, mâna açısından büyük bir sır taşıdığı gibi; insanı da yüceltmesi söylenir. Fâtiha’nın ilk iki âyeti «Hamd Allah’ın, Rabbil âlemin, Rahman, Rahîm» okunduğu zaman Ledün âlemine yaklaşım çok kolaylaşır. Sırf bu iki âyeti okuyarak ve bilincimizi toplayarak Ledün'le iletişime geçebiliriz. Yukarıdaki âyetler, tüm alıştığımız kalıpların dışında, sanki evren duvarlarında asılı bir yasa metni gibidir. Bu âyetleri tekrar ettiğimizde Ledün â!eminden ilk iletişimi bir iç spiker gibi kendi içimizde hissederiz. Bunun nedeni, Ledün alemi'nin bizi manyetik bir alan gibi etkilemesindendir. Fâtiha okundukça bu etkileşim öyle artar ki, yavaş yavaş kendi bilinç iradenizin dışında böyle bir iç spiker hissedersiniz. Etkinin Fâtiha'yı size yansıttığını anlarsınız. Zaten birinci âyet Ledün gerçeğini de kapsamaktadır, Çünkü âlemlerin birim üniteleri içerisinde, insanın kendi sırrı, çeşitli evrenler, bu arada ruh ve onunla ilgili Ledün âlemi de söz konusudur. Ancak, yine birinci âyetin ve ikinci ayetin dizisinden anlıyoruz ki; böyle maddesel boyutların dışında .bir iletişimin yolu. Önce ilgi, sonra ilim, daha sonra sevgi ve hamd sıralamasıdır. Sonuç, insanın yücelmesidir. Nitekim sırat-ı müstakîm bir anlamda Ledün alemi'ndeki iletişimlerin tümünü kavramaktadır. Bu yola yaklaşabilmek için Allah, önce din gününe, yani âhiret ve manava inanmamızı; sana katkısız bir kulluk yapmamızı şart koşmaktadır. Nitekim Ledün alemi'nin bir özelliği olan, insanların ortak iletişimleri gerçeği, yine Fâtiha'nın dördüncü âyetinde açıkça bildirilmektedir. «Yalnız sana kulluk ederiz» diyen grubun böyle, maddeden Ledün süzgecine geçebilen pürüzsüz İnsanlar olduğu aşikardır. Ledün âlemi'nin bir özelliği yine Fâtiha'da tarif edilmektedir; Burada yanılgı ve tereddütlerin yeri yoktur. Yedinci âyetin belirttiği emir: İnsanların, günlük çıkarlarına takıldığı sürece, doğru yola; Ledün alanının hissedildiği sırat-ı müstakîm'e erişemeyeceği gerçeğidir. Kur'an'ın mesânî emriyle Ledün alemindeki yaygın özellikleri yedi kat İçinde çift çizgiler halinde taşımasına gelince: Fâtiha okundukça, bilinçten gönle aktarıldıkça, Ledün'e yaklaşım, ve hamd artar. Bunlar arttıkça kullukta yücelme ve Ledün âlemi'nin manyetik etkisine tümüyle kapılmak çarkı dönmeye başlar. Yani, hamdla, Fâtiha'dan emredilen Ledün sırrı ikili kuvvet çizgileri halinde insanı yüceltir durur. Bizim, Fâtiha'yı günde en az kırk kız tekrar zorunluluğumuz, işte bu gerçeğin başka ifadesidir. Yani Fâtiha'nın manyetik alanına girdikten sonra; Ledün sırrını sürdürmek ve yoğunlaştırmak için devamlı olarak tekrarımız gerekmektedir. Bu yüzden, Fâtiha'nın, gerek Kur'an gerekse hadiselerle bildirilen hikmeti bu manevi ceryanın insanları gerçekten her yönüyle yükseltmesindedir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
|
Kalplerdeki kapalı kapıların açıılması ve sonra o kalbe yaradan ın nur vermesi dileğiyle...Emegine saglık aytalen
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
FİHİBİSMİLLAHİ - BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
İnsan hafzalasının alamayacağı akıl ötesi, idraklerin anlamakta iflas ettiği kudretlerin sahibi ALLAHU zülcelal, zatından zatına tecelli ettikten sonra mubarek esmalarından cem ettiği ve akıl verdiği nurun ala nur bedendeki insanları sidretül müntehanın yanında içtima ederek onlara şu hitabı emir buyurdu: “ELESTÜ BİRABBİKÜM” Ben sizin RABBİNİZİM… İnsanlardan Peygamber seçilenler hemen, ardından salise sürmeden aralıklarla veliler ve yine salise aralıkla diğer nur bedenlerdeki insanlar secde ettiler. O secdeler elsiz ayaksız ve alınsız idi.. dedilerki; “KAALU BELA” Şahid olduk sen bizim RABBİMİZSİN. ARAF SURESİ-172 Bu secde ve şehadetten sonra Yüce RABBİMİZ biz insanlara yaratılışımızdan kıyamete, hatta sonrasına kadar her şeyi gösterdi. Takdir buyurduğu kadar ilimlerle tezyin etti. Sonra ALLAHU zülcelal biz insanlardan ahit aldı, ahitleştik. Hemen orda Yaradanımıza ilk defa orada öğrendiğimiz Besmele ile şöyle yalvardık. “BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM” “ELHAMDÜLİLAHİ RABBÜL ALEMİN” yani bizlere esmalarının nurlarından yarattığın için, bizlere bahşettiğin hayat ve ilim lütufların için, yarattığın tüm alemlerin RABBİ olan yüce zatına sonsuz Hamd ederiz. “ER RAHMAN ER RAHİM” Alemlere RAHMAN sana sığınanlara RAHİMSİN.. “MALİKİ YEVMİDDİN” bu gün biz kullarına senin RABBİMİZ olduğunu, öğrettiğin gün öyle bir gün ki bütün yarattığın alemleri ihata eden o ihatanın içerisinde bütün yarattıklarının sana döneceği gündür. Ve bu günün sahibi sensin.. “İYYAKE NA’BÜDÜ VE İYYAKE NESTAİYN” ancak sana kulluk ederiz ve ancak senen yardım dileriz. “İHDİNAS SIRATEL MÜSTAKİYM” Biz kullarına burada öğrettiğin hidayet verdiğin yolundan ayırma. “SIRATELLEZİNE EN’AMTE ALEYHİM ĞAYRİL MAĞDUBİ ALEYHİM VE LEDDALLİYN” Burada sayısız ilim ve nimet verdiğin yoldan ayırıp, delalete uğrayanlardan eyleme. İşte FATİHA suresi bize elest gününden kalmıştır. ALLAHU zülcelal o gün huzurundan bizleri kendi hayatlarımıza gönderirken FATİHA suresiyle uğurlamıştır. Tüm gelen Peygamberlerin suhuflarında ve getirdiği kutsal kitaplarda FATİHA suresi vardır ALLAH cc kullarına elesteki ahdini hatırlatak için insanlara Rahmetiyle göndermiştir. İnsanlık için FATİHA suresi Rahmettir Resullullah Efendimizde sav bu sureyi şerifi vahy olarak alıp ümmetine her namazın rekatlarında okuyarak bu surenin önemini ayrıca öne çıkarmıştır. Mubarek Peygamberimizin sav yüce ruhuna EL FATİHA.. CAFER İSKENDEROĞLU |
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
İmanın, sevginin yeri olan gönül, sonsuzluğunu Fatiha şifresi ile sürdürür. Fatiha'nın Ledün’den ruh ile yansıyan kelam sırrı, böylece gönülde Hay sırrına döner. Ve Fatiha gönülden okununca tüm gayb alemi açılır.İnşallahu Rahman...
Ne var ki, büyük çoğunluğumuz Fatîha'nın gönülde hissedilmesinden şikayetçidir. Unutmamak gerekir ki, hırçın nefsin İsyanları ardında gönülde bir mana gününün doğması kolay değildir. Zaten bu kolay olsaydı, Allah Teala günde kırk kez Fatiha okumamızı emretmezdi. Demek ki gönül, Fatiha'nın her okunuşunda zerre zerre inşirah bulacaktır. Bir yandan ruhun Ledün'den yansıttığı sır, bir yandan nefsin zerre zerre eriyip düzelmesi, sonunda gönüldeki yaklaşımla birlikte bizi yüceltecektir.İnşallahu Rahman... Gönül, ilâhi sevdaya düşünce, ya da özlem içinde kaldıkça devasız bir ceryanın etkisinde kalır. Halbuki tüm gönül dertlerinin ilacı kesinlikle Fatiha'dır. Onu Ledün alemine uygun şartlarına uyarak okumamız halinde mutlaka, deva bulunur. Tüm gönüllerin kalplerine iman ışığının inmesi duasıyla el fatiha, Allah razı olsun Emeğine sağlık kardeş... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
|
Amin ecmain.Seninde ellerine sağlık srseriii kardeşim.
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
|
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
“HAMD ÂLEMLERİN RABBİ ALLAH’A MAHSUSTUR” O Allah ki, gökleri ve yerleri boşlukta tutup bir düzen halinde hareket ettirendir. Yaratıkların hepsini belli kanunları ile sevk ve idare edendir. Ariflerin gönül gözlerini aydınlatandır, marifet ve yakin nuru ile o gözleri nurlandırandır. Her şeyin hakikatini araştırıp ancak Hakka bağlı kalan kişilerin esrar dizginlerini çekendir. Tevhit ehlinin kalplerini, şükredenlerin hamd anahtarı ile açandır. Kendisini sevenlerin dağınıklığını kendi kutsiyet haraminde toplayıp bir araya getiren ve onlara hıfz ve yakin ile birbirine bağlayıp aralarında aşinalık kurandır. O’na hamd edenlerin hamdiinin fevkinde bir hamd ile hamdederim. Öyle bir hamdı ki, onda benim için Allah’ın hoşnutluğu, feyzi, hıfz-u amanı bulunsun, benim için zevkli bir pay ve azık olsun; beni ülke ve iklimleri, yönleri, kıtaları, şehirleri, hükümdar ve melekleri, felekler ve yıldızları yaratan alemlerin Rabbi, göklerin Rabbi, yerlerin Rabbi, yakınların ve uzakların Rabbi, önce gelenlerle sonra gelenlerin Rabbi, mukarrib meleklerin Rabbi, enbiya ve mürsellerin Rabbi ve bütün mahlûkatın Rabbi katında koruyucu olsun. “O RAHMAN VE RAHİMDİR” Rahmetiyle de öncesizdir, her şeyi işiten ve bilendir. Çok yücedir, çok büyüktür, her şeye galiptir ve yegâne hikmet sahibidir. Öyle ki iklimleri ve ülkeleri en uygun şekilde yayıp düzenlemiştir. Musa as ı KELİM sıfatına has kılmış, Efendimiz MUHAMMED MUSTAFA SAV i peygamberler ve mürtseller arasından seçip kendisine HABİB edinmiştir. Kendisine RAHMAN ve RAHİM isimlerini vermiş ki bu iki isim hem çok büyük hem çok vergili ve cömertliği ifade eden sıfatlardır. Bu iki isimde her hastalığa karşı şifa bulunur. Her illet için tedavi yoludur. Her fakirliğe karşı zenginiğin ta kendisidir. “MALİKİ YEVMİDDİN” MÜLKÜNDE Onunla çekişen, itişen yoktur. Ortağı yardımcısı, benzeri, dengi de yoktur. Varlık alemini düzene koymakta Onun bir planlayıcısı, veziri, yardımcısı da mevcut değildir. Bilakis O bütün alemlerin varlığından öncede mevcuttu. O hep KERİM bir hükümdar olarak kalacaktır. Ebediyyen O böyle devam edecek, bir sonu olmayacaktır. Onu tenzih ederiz. Allah beni, bütün şeytanların ve hükümdarların kuşatmasından koruyup kendi kudret ve rahmeti ile kuşatmıştır. Bütün yakın ve uzakta olan şeylere karşı bana yardımcıdır. İYYAKE NA’BUDÜ Ey Mevlamız yalnız sana ibadet edeceğimizi ikrar ediyor sana karşı acz ve kusurumuzu itirafta bulunuyoruz. Sana iman ediyor ve diğer işlerimizde de sana dayanıyoruz. Sana sarılıyor ve seninle korunuyoruz bütün günahlardan senden başka ilah olmadığına şahadet ediyoruz Ey CELAL VE İKRAM SAHİBİ “VE İYYAKE NESTAİN” Dünya ve din işlerinden doğan bütün ihtiyaçlarımızda Allah’tan yardım bekliyoruz. Allah’ım sapıtanları doğru yola eriştiren! Senden başka bize hidayet veren, bizi doğru yola ulaştıran yoktur. Sen bir ‘sin, eşin ortağın yoktur. Sen Hak olan yegâne hükümdarsın. Şahadet ediyoruz ki Efendimiz, Peygamberimiz, yol göstericimiz Muhammed as senin kulun resulün, habibin ve peygamberindir. O ümmi bir peygamberdir. Vaadinde sadıktır, güvenilirdir, bütün evet bütün mahlûkata rahmet olarak gönderilmiştir. Allah’ım salât-ü selam Ona, hanedan ve arkadaşlarına, Onun izinde olanlara, Ona varis olanlara, Ona uyan tertemiz kimselere olsun. Öyle selatü selam ki devamlı olsun, kıyamete kadar baki kalsın, birbirinden hiç ayrılmasın. İHDİNAS-SIRATA’L MÜSTAKİME SIRATELLEZİNE EN ‘AMTE ALEYHİM Peygamberlerden, sıdıklardan, şehitlerden, Salihlerden –ki bunlar en güzel arkadaşlardır-, meydana gelen ve daha başka varlıklardan vücut bulan alemlerin Rabbi, bizi dosdoğru yola ilet. Bu Allah’tan kuluna gelen bir fazilettir. İstikamet, din ve tazim ehlinin yolunu bilen olarak Allah bize yeter. Bu öyle bir yoldur ki, ihlâs ve teslim ehlinin Naim cennetine gönül verenlerin, senin veçhi kerimine gönül verip aşinalık elde edenlerin yoludur. GAYRİ’L Mağdubi Aleyhim Bismillahirrahmanirrahim. Allahım , bize gazab etme; Senden istediğimizi bize apaçık kolaylaştır. Ey alemlerin Rabbi, halktan , cinlerden ve insanlardan merhametsiz , hayr ve iyiliğe engel, hased edici ve kin besleyici olanları bizden uzaklaştır, aramıza manevi perdeler ger. VELEDDALLİN Amin Allahım . ey mülkün haiki sahibi ve ey bütün ülkelerin hükümdarlarının sahibi ! senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederiz. Şüphesiz ki ben zalimlerdenim. Rabbim , rahmetinle bizi hazırlıklı eyle; bizi gam ve kederden kurtar, ey müminlerin kurtarıcısı! İçinde bulunduğumuz sıkıntıya karşılık ferahlatıcı kapılar aç, ey yardım isteyenlerin yardımına koşan , bizi kurtar! Hz.PİR Abdulkadir Geylani(k.s.a) |
|
|
|
|
|
#7 |
|
|
Ledün Alemi Allah cc emirlerinin gönülde zaman ötesi iletişimi demektir. Vahiy ve ilham ötesinde müminlere has bir duygu evrenidir:
Fatiha süresi'nin kelamındaki inceliğini günde yüzlerce kez okusanız, daha da derinlerde hissettirir durur. Fatiha'nın kelam sırrı, Ledün Alemi ile insan arasındaki bir yaklaşımı bildirmek için böylesine esrarengizdir. Ledün Alemi, ruh koordinatlarımızdan, yani içimizdeki bizden manaya, Allah'ın emir alemine kurulan bir iletişimdir. Fatiha'nın ayetleri içte bu ledün iletişiminde insanı manevi bir hikmet İle yıkar, arıtır ve yüceltir. Namazda ise Allah'a daha layık hale getirir. Bir ölüye okunuyorsa onunla manevi bir iletişim sağlar. Fâtiha'nın kelamındaki esrar Allah'ın bize kendini daha derinden tanıtma sanatından doğmaktadır. Allah, Ledün'den kuluna Fatiha ihsan eder; İlahi mekanda ruh, emr aleminin sırrı içinde Ledün cereyanı ile Fatiha'yı okumaya başlar. Fatiha artık canlıdır. İlk iki ayette netleşen ruh cereyanı, üçüncü âyetle nefse de hay sırrı verir (ölmeden evvel öl emri). Fatiha'nın ilk ayetinde ruh, Ledün aleminden Allah'a. O'nun Rabbilalemin sırrı içinde hamd eder. Bu hamd'in, Fatiha'nın yedi ayetinde ayrı ayrı mertebeleri vardır. İmam Gazali Hz nin Ledün Risalesi ni de tavsiye ederim okumak isteyen arkadaslara.. |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| Âleminden, fatiha, ledün |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|