![]() |
|
|
|||||||
| Kur'an-ı Kerim Kur'an-ı Kerim Meali, Tefsiri, Fihristi ile ilgili yazılarınızı buraya yazabilirsiniz. |

| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
|
1- YALNIZ ALLAH'A KULLUK EDERLER :
4- (Ya Rabbi), ancak sana kulluk eder, ancak senden yardım isteriz. [1 Fatiha 4] 172- Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, (yine yalnızca) Allah'a şükredin. [2 Bakara 172] 36- Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabâya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yan(ınız)daki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyilik edin. Allâh, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez.[4 Nisa 36] 99- Ve Rabbine kulluk et ki sana yakin gelsin (kesin bilgiye eresin)! [15 Hicr 99] 114 - Allâh'ın size verdigi rızıktan helâl, hoş olarak yeyin de Allâh'ın ni'metine şükredin; eğer O'na kulluk ediyorsanız. [16 Nahl 114 ] 23- Rabbin, yalnız kendisine tapmanızı ve anaya babaya, iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşır (ihtiyarlık zamanlarında senin yanında kalırlar)sa sakın onlara "Öf!" deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle. [17 İsra 23 ] 16- İbrâhim'i de (gönderdik). Kavmine dedi ki: "Allah'a kulluk edin, O'ndan korkun, bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır."[29 Ankebut 16 ] 56-Ey inanan kullarım, benim arzım geniştir, bana kulluk edin. [29 Ankebut 56] 04- De ki: "Ey insanlar, benim dinimden kuşkuda iseniz, ben sizin, Allah'tan başka taptıklarınıza tapmam; fakat sizi öldürecek olan Allah'a taparım. Bana mü'minlerden olmam emredilmiştir." [10 Yunus 104 ] 2-SADECE ALLAH' TAN KORKARLAR : 175 - O şeytân sizi kendi dostlarından korkutuyor, eğer inanmış iseniz, onlardan korkmayın, benden korkun! [3 Al-i İmran 175 ] 8 - Rableri katında onların mükâfâtı altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları, Adn cennetleridir. Allâh onlardan râzı olmuş, onlar da O'ndan râzı olmuşlardır. Bu, Rabbine saygı gösterene mahsustur. [98 Beyyine 8] 7- Allâh'ın size olan ni'metini ve O'na verdiginiz sözü hatırlayın: Hani "İşittik ve itâ'at ettik!" demiştiniz. Allah'tan korkun; çünkü Allâh, gögüslerin özünü bilir. [5 Maide 7] 2- Mü'minler o kimselerdir ki, Allâh anıldığı zaman yürekleri ürperir, O'nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler. [8 Enfal 2] 29- Ey inananlar, Allah'tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allâh büyük lutuf sâhibidir.[8 Enfal 29] 18 - Ey inananlar, Allah'tan korkun ve kişi yarın için ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun; çünkü Allâh, yaptıklarınızı bilmektedir.[59 Hasr 18] 16 -Öyle ise gücünüz yettigi kadar Allâh'tan korkun, (O'nun ögütlerini) dinleyin, (O'na) itâ'at edin ve kendi iyiliğinize olarak (mallarınızı Allâh ugrunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar, başarıya erenlerdir.[64 Tegabun 16] 40- Ama kim Rabbinin divânında dur(up hesap ver)mekten korkmuş ve nefsi(ni) kötü heves(ler) den men'etmişse 41- Onun barınağı da cennettir. [79 Naziat 40-41] 44- Gerçekten Tevrât'ı biz indirdik, onda yol gösterme ve nur vardır. İslâm olmuş peygamberler, onunla yahûdilere hüküm verirlerdi, kendilerini Tanrıya vermiş zâhidler ve âlimler de "Allâh'ın Kitabını korumakla görevlendirildiklerinden onunla hüküm verirlerdi ve onu gözetip kollarlardı. (Ey hakimler), insanlardan korkmayın, benden korkun ve benim âyetlerimi az bir paraya satmayın! Kim Allâh'ın indirdiği ile hükmetmezse işte kâfirler onlardır![5 Maide 44] 102- Ey inananlar,Allah'tan ,ona yaraşır biçimde korkun ve ancak Müslümanlar olarak ölün. [3 Al-i İmran 102] 21- Ve onlar, Allah' ın bitiştirilmesini istediği seyi bitiştirirler (akraba ile mü'minlerle ilgiyi kesmez, birbirinden ayırdetmeden bütün peygamberlere inanırlar) Rablerine karsı saygılı olur ve en kötü hesaptan korkarlar. [13 Rad 21] 100 -De ki: '' murdarla temiz bir olmaz. Murdarın çokluğu hoşuna gitsede. O halde ey sagduyu sahipleri, Allah'tan korkun ki kurtulusa eresiniz! [5 Maide 100] 155 - İşte bu (Kur'an) da mübarek kitaptır, O'nu biz indirdik, O'na uyun ve (Allah'tan) korkun ki size rahmet edilsin![6 En'am 155] 56 - Yeryüzü düzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayın, korkarak ve umarak O'na dua edin. Muhakkak ki Allah'ın Rahmeti, iyilik edenlere yakındır. [7 Araf 56] 29 - Ey inananlar, Allah'tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar.Allah büyük lütuf sahibidir.[8 Enfal 29] 69- Artık aldığınız ganimetten helal ve temiz olarak yeyin ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah , bağışlayan, esirgeyendir. [8 Enfal 69] 13 - Andlarını bozan, elçiyi (Mekke'den)çıkarmaga yeltenen ve ilk önce kendileri siz(inle savaş)a başlamış olan bir kavimle savaşmayacak mısınız? Yoksa onlardan korkuyormusunuz? Eğer gerçekten inanan insanlar iseniz, kendisinden korkmanıza en layık olanAllah'tır. [9 Tevbe 13] 109 - Yapısını , Allah'tan korku ve rıza üzerine kuran mı hayırlıdır, yoksa yapısını bir yarın kenarına kurup onunla birlikte cehennem ateşine yuvarlanan mı?Allah zalimler topluluğunu ( doğru) yola iletmez. [9 Tevbe 109] 3- ALLAH' IN SINIRLARINI KORURLAR : 87- Ey inananlar, Allâh'ın size helâl kıldıgı güzel ve temiz şeyleri harâm etmeyin, sınırı aşmayın. Çünkü Allâh, sınırı aşanları sevmez. [5 Maide 87] 119 -Üzerine Allâh'ın adı anılmış olanlardan niçin yemeyesiniz? Çaresiz yemek zorunda kaldıklarınız dışında, size harâm kıldıgı şeyleri (Allâh) size açıklamıstır. Doğrusu birçokları, bilmeden keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Muhakkak ki Rabbin, (evet) O, sınırı aşanları çok iyi bilir. [6 En'am 119] 112- Tevbe edenler, ibâdet edenler, hamdedenler, seyahat edenler, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten men'edenler ve Allâh'ın sınırlarını koruyanlar... İşte o mü'minleri müjdele (ne mutlu onlara)![9 Tövbe 112] 8 - İsrâil oğullarının nankörlerine, Dâvûd ve Meryem oglu Îsâ diliyle la'net edilmiştir. Çünkü (onlar) isyân etmişlerdi ve saldırıyorlardı. [5 Maide 78] 229- Boşanma iki defadır. (Sonra) Ya iyilikle tutmak veya güzellikle bırakmak (gerekir). Onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi geri almanız size helal değildir; ancak ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkmuş olmaları (durumu başka). Eğer ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamayacaklarından korkarsanız, bu durumda (kadının) fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur. İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah'ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir. [2 Bakara 229 ] 13- Bunlar Allâh'ın sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Elçisine itâ'at ederse Allâh onu, altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları cennetlere sokar. İşte büyük başarı budur. 14- Kim de Allah'a ve Elçisi'ne karsı gelir, O'nun sınırlarını asarsa, Allâh onu, sürekli kalacagı atese sokar. Onun için alçaltıcı bir azâb vardır.[4 Nisa 13-14] 4- ALLAH'I HERŞEYİN ÜZERİNDE TUTARLAR : 165- İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür. O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.[2 Bakara 165 ] 54 -Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allâh, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allâh yolunda cihâd ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allâh'ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allâh'(ın lutfu)geniştir, (O), bilendir. [5 Maide 54] 90 -Onun du'âsını da kabul buyurduk ve ona Yahyâ'yı armagan ettik. Eşini de kendisi için ıslah ettik (çocuk doğurmaya elverişli bir hale getirdik). Gerçekten onlar hayır işlere koşarlar, umarak ve korkarak bize du'â ederlerdi ve bize derin saygı gösterirlerdi.[21 Enbiya 90] 37-Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverisin Allâh'ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoymadıgı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) ters dönecegi günden korkarlar.[24 Nur 37] 173- Onlar ki, halk kendilerine: "(Düşman) İnsanlar size karşı ordu toplamıslar, onlardan korkun!" deyince, (bu söz,) onların imanını artırdı. Ve: "Allâh bize yeter, O, ne güzel vekildir." dediler. [3 Al-i İmran 173] [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] 5- ALLAH'A ŞÜKREDERLER : 121- O'nun ni'metlerine şükredici idi. (Allâh) onu seçmis ve dogru yola iletmisti. [16 Nahl 121] 78-Allâh sizi, (hiçbir şey bilmediğiniz durumda) annelerinizin karınlarından çıkardı, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller verdi ki şükredesiniz.[16 Nahl 78] 114 -Allâh'ın size verdiği rızıktan helâl, hoş olarak yeyin de Allâh'ın ni'metine şükredin; eğer O'na kulluk ediyorsanız. [16 Nahl 114] 7 - Ve Rabbiniz size şöyle bildirmişti: "Andolsun şükrederseniz elbette size daha fazla veririm ve eğer nankörlük ederseniz azâbım pek çetindir."[14 İbrahim 7] 3 -Ey Nûh ile beraber (gemide) taşıdıklarımızın çocukları, doğrusu o (Nûh), çok şükreden bir kuldu. (Siz de atanız gibi olun.) [17 İsra 3] 35- Ki o(suyun, yâhut bahçe)nin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hâlâ şükretmiyorlar mı? [36 Yasin 35] 12 - İki deniz bir olmaz: Su tatlıdır, susuzlugu keser, içimi (bogazdan) kayar; su da tuzlu, acıdır. Hepsinden de taze et yersiniz ve takındığınız (inci, sedef gibi) süs (eşyası) çıkarırsınız. (Allâh'ın) Lutfundan payınızı arayıp şükretmeniz için gemilerin, denizi yarıp gittigini görürsün. [35 Fatır 12] 147 -Siz şükreder, inanırsanız Allâh size azâbetmeyi ne yapacak? Allâh şükrün karşılığını veren, (herşeyi) bilendir.[4 Nisa 147] 6- SADECE ALLAH'A GÜVENİRLER : 13 -Allâh ki O'ndan başka tanrı yoktur. Mü'minler Allah'a dayansınlar. [64 Tegabun 13] 159 -Allâh'ın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, çevrenden dağılır, giderlerdi. Öyleyse onlar(ın kusurların)dan geç, onlar için magfiret dile. İşini onlara danış, karar verince de Allah'a dayan; çünkü Allâh kendine dayanıp güvenenleri sever.[3 Al-i İmran 159] 160 -Eğer Allâh size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yüz üstü bırakırsa, O'ndan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, Allah'a dayansınlar. [3 Al-i İmran 160] 173 -Onlar ki, halk kendilerine: "(Düşman) insanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun!" deyince, (bu söz,) onların imanını artırdı. Ve: "Allâh bize yeter, O, ne güzel vekildir." dediler.[3 Al-i İmran 173] 11 -Ey inananlar, Allâh'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani bir topluluk size ellerini uzatmağa (saldırmaya) yeltenmişti de (Allâh) Onların ellerini sizden çekmisti. Alah'tan korkun. Mü'minler Allah'a dayansınlar.[5 Maide 11] 200- Ne zaman şeytândan bir kötü düşünce seni dürtüklerse, Allah'a sıgın; çünkü O, işitendir, bilendir.[7 A'raf 200] 51- De ki: "Allâh, bizim için ne yazmış (ne takdir etmiş) ise ancak o, bize ulaşır, bizim sâhibimiz O'dur. İnananlar Allah'a dayansınlar."[9 Tövbe 51] 129 -Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Allâh bana yeter! O'ndan başka ilah yoktur. O'na dayandım, O büyük Arş'ın sâhibidir!" [9 Tövbe 129] 84- Mûsâ dedi ki: "Ey kavmim, eğer Allâh'a inandıysanız, gerçekten müslüman insanlar iseniz o'na dayanın." [10 Yunus 84] 123- Göklerin ve yerin gaybı (görünmez bilgisi), Allah'a âittir. Bütün işler hep Allah'a döndürülüp götürülür. O'na kulluk et ve O'na dayan. Rabbin sizin yaptıklarınızdan gâfil degildir. [11 Hud 123] 67- Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm, yalnız Allâh'ındır. (O size ne takdiretmişse muhakkak olacaktır.) Ben O'na tevekkül ettim, tevekkül edenler de O'na tevekkül etsinler!"[12 Yusuf 67] 12- "Bize yollarımızı göstermişken neden biz Allah'a dayanmayalım? Sizin bize yaptıgınız eziyetlere katlanacağız. Tevekkül edenler, Allah'a dayansınlar." [14 İbrahim 12] 42 -Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar. [16 Nahl 42] 58 -Ve ölmeyen(diriy)e tevekkül et ve O'nu överek tesbih et. Kullarının günâhlarını, O'nun bilmesi yeter. [25 Furkan 58] 79- Allah'a tevekkül et, çünkü sen apaçık gerçek üzerindesin. [27 Neml 79] 69- Ama biz(im uğrumuz)da cihâd edenleri biz, elbette yollarımıza iletiriz. Muhakkak ki Allâh, iyilik edenlerle beraberdir. [29 Ankebut 59] 3 -Allah'a dayan; vekil olarak Allâh yeter. [33 Ahzab 3] 48- Kâfirlere ve münâfıklara itâ'at etme. Onların eziyetlerine aldırma, Allah'a dayan; vekil (koruyucu) olarak Allâh yeter. [33 Ahzab 48] 2 -Sürelerinin sonuna vardıklarında ya onları güzelce (yanınızda) tutun, yahut, güzellikle onlardan ayrılın. (Eşinizi yanınızda tutmak veya ondan ayrılmak için) içinizden adâletli iki kişiyi de şâhid tutun. Şâhidligi Allâh için yapın. İşte içinizden Allah'a ve Son Güne inanan kimseye ögütlenen budur. Kim Allah(ın yasakların)dan sakınırsa (Allâh) ona bir çıkıs (yolu) yaratır. 3 -Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanırsa O, ona yeter. Allâh, buyruğunu yerine getirendir. Allâh herşey için bir ölçü koymuştur.[65 Talak 2-3] 81- "Peki", derler, ama yanından çıkınca içlerinden birtakımı senin söylemiş olduğunun tersini kurar. Allâh, onların geceleyin ne düşünüp kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma, Allah'a dayan. (Sana) vekil olarak Allâh yeter.[4 Nisa 81] 7- YARATIKLARI ALLAH İLE DENK TUTMAZLAR : 58 -Ve onlar ki Rablerinin âyetlerine inanırlar. 59 -Ve onlar ki Rablerine ortak koşmazlar. 60- Verdiklerini, Rablerinin huzûruna dönecekleri düşüncesiyle kalbleri korkudan ürpererek verirler. 61- İşte onlar, hayır işlerine koşarlar ve onlar hayır için önde giderler. [23 Mu'minun 58-61] 29- De ki: "Rabbim adâleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın (Allah'a hiçbir benzer, eş, ortak koşmadan, gönlünüze başka tanrılar getirmeden sırf Allah'a yönelerek O'na kulluk edin). İlkin sizi yarattıgı gibi yine O'na döneceksiniz." [7 A' raf 29] 33 -De ki: "Rabbim, fuhuşları, gerek açığını, gerek kapalısını; günâhı ve haksız yere saldırmayı; hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi Allah'a ortak koşmayı ve Allâh hakkında bilmediginiz şeyler söylemenizi kesinlikle harâm etmiştir." [7- A'raf 33 ] 55 -Allâh sizden, inanıp iyi işler yapanlara va'detmistir: Onlardan öncekileri nasıl hükümran kıldıysa, onları da yer yüzünde hükümran kılacak ve kendileri için seçip beğendigi dinlerini kendilerine saglamlaştıracak ve korkularının ardından kendilerini (tam) bir güvene erdirecektir. Bana kulluk edecekler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayacaklar. Ama kim(ler) bundan sonra da nankörlük ederse iste onlar, yoldan çıkanlardır. [24 Nur 55] 19- Allâh'ın kulu kalkıp O'na yalvarınca (hayretten, hepsi) onun üzerine üşüşüp nerdeyse keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi. 20- De ki: "Ben ancak Rabbime yalvarırım ve hiç kimseyi O'na ortak koşmam." 21- De ki: "Ben size ne zarar, ne de akıl verme gücüne sâhip degilim." 22- De ki: "Beni Allâh'(ın azâbın)dan hiç kimse kurtaramaz ve ondan başka sığınacak kimse bulamam." 23- Benim yapabilecegim sadece Allah'tan (bana vahyedilenleri) size duyurmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir. Artık kim Allah'a ve Elçisine baş kaldırırsa, ona içinde sürekli kalacagı cehennem ateşi vardır.[72 Cin 19-23] 8- ALLAH'A KARSI ACİZLİKLERİNİ BİLİRLER : 24- Hemen (Mûsâ) onlarınkini de suladı, sonra gölgeye çekildi: "Rabbim, dedi, dogrusu bana indireceğin bir hayra muhtacım, (azıcık azık indir de su karnımı doyur)."[28 Kasas 24] 286- Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. 'Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.'[2 Bakara 286] 23- Dediler: "Rabbimiz, biz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz!"[7 Araf 23] 12- O bütün çiftleri yarattı ve size bineceginiz gemiler ve hayvanlar var etti, 13- Ki onların sırtlarına binesiniz, sonra onlara bindiğiniz zaman Rabbinizin ni'metini anasınız ve (şöyle) diyesiniz: "Bunu bizim hizmetimize veren (Allâh)ın şânı yücedir, yoksa biz bunu (hizmetimize) yanaştıramazdık." 14 -"Biz elbette Rabbimize döneceğiz." [43 Zuhruf 12-14] 21- De ki: "Ben size ne zarar, ne de akıl verme gücüne sâhip degilim." 22- De ki: "Beni Allâh'(ın azâbın)dan hiç kimse kurtaramaz ve ondan başka sığınacak kimse bulamam."[72 Cin 21-22] 9- DAİMA ALLAH'I ANARLAR : 28 -Onlar inanan ve Allâh'ı anmakla gönülleri huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller, ancak Allâh'ı anmakla huzur bulur. [13 Ra'd 28 ] 191-Onlar ayakta , oturarak ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaradılışı üzerinde düşünürler; '' Rabb'imiz (derler ), bunu boş yere yaratmadın , sen yücesin , bizi ateş azabından koru ! '' [3 Al-i İmran 191] 20- Gece gündüz tesbih ederler, hiç ara vermezler. [21 Enbiya 20] 45 -Ey inananlar, bir toplulukla karşılastığınız zaman sebat edin ve Allâh'ı çok anın ki, başarıya erişesiniz. [8 Enfal 45] 37- Kendilerini ne ticaretin, ne de alışverisin Allâh'ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoymadığı erkekler. (Onlar), yüreklerin ve gözlerin (dehşetten) tersdöneceği günden korkarlar.[24 Nur 37] 205- Rabbini, içinden, yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an, gâfillerden olma![7 A'raf 205] 21 -Andolsun Allâh'ın Elçisinde sizin için Allah'a ve âhiret gününe kavuşmaya inanan ve Allâh'ı çok anan kimseler için, (uyulacak) en güzel bir örnek vardır. [33 Ahzab 21] 9- Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allâh'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa iste onlar ziyana uğrayanlardır. [63 Münafikun 9] 10- ALLAH'A TESLİM OLMUŞLARDIR : 33- (İnsanları) Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?[ 41 Fussilet 33] 162- De ki: "Benim namazım, ibâdetim, hayâtım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allâh içindir." [6 En'am 162] 112- Hayır, kim işini güzel yaparak özünü Allah'a teslim ederse, onun mükâfâtı, Rabbinin yanındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. [2 Bakara 112] 23- İnanıp iyi işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince; işte onlar da cennet halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır. [11 Hud 23] 15- Bizim âyetlerimize o kimseler inanırlar ki onlar, kendilerine öğüt verildiği zaman derhal secdeye kapanırlar; Rablerini överek tesbih ederler, büyüklük taslamazlar. [32 Secde 15] 128 - 'Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin.' [2 Bakara 128 ] 81- Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin. Sen, ancak âyetlerimize inananlara duyurabilirsin ve onlar derhal müslüman olurlar. [27 Neml 81] 130- Kendi nefsini aşağılık kılandan başka, İbrahim'in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz onu dünyada seçtik, gerçekten ahirette de O salihlerdendir. 131- Rabbi ona: 'Teslim ol' dediğinde (O[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] 'Alemlerin Rabbine teslim oldum' demişti. [2 Bakara 130-131] 20 -Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben de özümü Allah'a teslim ettim bana uyanlarda." Kendilerine Kitap verilenlere ve ümmilere de ki: "Siz de İslâm oldunuz mu?" Eğer İslâm olurlarsa dogru yolu bulmuşlardır. Yok eğer dönerlerse, sana düşen, sadece duyurmaktır. Allâh kulları(nın yaptıklarını) görmektedir.[3 Al-i İmran 20] 11- HER ŞEYİN ALLAH'TAN GELDİĞİNİ UNUTMAZLAR : 51- De ki: "Allâh, bizim için ne yazmış (ne takdir etmiş) ise ancak o, bize ulaşır, bizim sâhibimiz O'dur. İnananlar Allah'a dayansınlar." [9 Tövbe 51] 23- Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme. 24 -Ancak "Allâh dilerse (yapacağım)" (de). Unuttuğun zaman Rabbini an ve "Rabbimin beni bundan daha doğru bir bilgiye ulaştırcağını umarım" de. [18 Kehf 23-24] 11- Başa gelen her musibet Allâh'ın izniyledir. Kim Allah'a inanırsa (Allâh) onun kalbini doğru(düşünce)ye iletir. Allâh, herşeyi bilendir. [64 Tegabun 11] 145 -Allâh'ın izni olmadan hiçbir kisi ölmez. (Ölüm) Belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünyâ sevâbını (menfaatini) isterse, kendisine ondan veririz; kim âhiret sevâbını isterse, kendisine ondan veririz, şükredenleri mükâfâtlandıracağız. [3 Al-i İmran 145] 37- Görmediler mi, Allâh dilediğine rızkı genişletiyor da, daraltıyor da. Şüphesiz inanan bir toplum için bunda ibretler vardır. [30 Rum 37] 49 -De ki: "Ben kendime dahi, Allâh'ın dilediğinden başka, ne zarar, ne de yarar verme gücüne sâhip değilim. Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de ileri giderler." [10 Yunus 49] 22- Ne yerde ne de kendi canlarınızda meydana gelen hiçbir musibet (âfet, hastalık) yoktur ki biz onu yaratmadan önce, bir Kitâpta (yazılmış ezeli bilgimizde tesbit edilmiş) olmasın. Doğrusu bu, Allâh'a kolaydır. [57 Hadid 22] 17 - (O gün) Onları siz öldürmediniz, fakat onları Allâh öldürdü; (ey Muhammed), attığın zaman sen atmadın, fakat Allâh attı. Mü'minleri güzel bir imtihanla sınamak için (bunuyaptı). Doğrusu Allâh işitendir, bilendir.[8 Enfal 17] 12- SAMİMİ VE HALİSTİRLER : 39- "Sadece yaptığınız (işler)le cezâlanıyorsunuz!" 40 - Ancak Allâh'ın hâlis kulları bu cezânın dışındadır. 41 - Onlar için bilinen bir rızık vardır. 42 - (Türlü türlü) Meyvalar.Ve onlar ağırlanırlar. 43 - Ni'met cennetlerinde. 44 - Tahtlar üzerinde, karşılıklı otururlar. [37 Saffat 39-44] 46- Biz onları âhiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize hâlis (kul) yaptık. [38 Sad 46 ] 2- Biz bu Kitabı sana hak ile indirdik; sen dini yalnız Allâh'a halis kılarak O'na kulluk et. [39 Zümer 2] 36- Ancak işitenler (çagrıya) gelir, ölülere gelince Allâh onları diriltir, sonra O'na döndürülürler. [6 En'am 36] 24- Andolsun, kadın onu arzu etmişti, eğer Rabbinin doğruyu gösteren delilini görmeseydi o da onu arzu etmişti. Böylece biz kötülüğü ve fuhşu ondan çevirmek istedik; çünkü o, ihlâsa erdirilmiş (temiz) kullarımızdandır. [12 Yusuf 24] 51- Kitapta Mûsâ'yı da an, çünkü o, içi temiz (bir insan)dı ve elçi bir peygamberdi. [19 Meryem 51] 8 - (Onlar derler ki): "Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet ver, kuşkusuz sen çok bagış yapansın." [3 Al-i İmran 8 ] 14- De ki: "Ben, dinimi yalnız Allah'a hâlis kılarak O'na kulluk ediyorum." [39 Zümer 14] 32 - "İşte size va'dedilen budur. Dâimâ Allah'a yüz tutan (O'nun buyruklarını) koruyan, 33 - Görmeden Rahmân'a saygı gösteren ve (Hakka) dönük bir yürek getiren herkesin (mükâfâtı budur)!"[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] 34 - "Ona selâm (esenlik) ile girin. Bu, süreklilik günüdür!"[50 Kaf 32-34 ] 13- GAYB'A İMAN EDERLER : 3- Onlar, gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.[2 Bakara 3] 62- Şüphesiz, iman edenler(le) yahudiler, hristiyanlar ve sabiiler(den kim) Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.[2 Bakara 62] 177- Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.[2 Bakara 177] 2- İnananlara yol gösterici ve müjdedir. 3 -Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve âhirete de kesin olarak inanırlar.[27 Neml 2-3] 4- Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete de kesin olarak inanırlar. [31 Lokman 4] 49- Korunanlar görmeden Rablerinden korkarlar ve (Duruşma) sâ'at(in)den de titrerler. [21 Enbiya 49] 11- Sen ancak Zikre uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfâtla müjdele. [36 Yasin 11] 14- HURAFELERE İNANMAZLAR : 175 - Alah'a inanıp O'na yapışanları (Allâh), kendinden bir rahmetin ve lutfun içine sokacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.[4 Nisa 175] 49 -Aralarında Allâh'ın indirdiğiyle hükmet, onların keyiflerine uyma ve onların, Allâh'ın indirdiği şeylerin bir kısmından seni şaşırtmalarından sakın! Eger dönerlerse bil ki Allâh, bazı günâhları yüzünden onları felâkete uğratmak istiyordur. Zaten insanlardan çogu, yoldan çıkmışlardır. [5 Maide 49] 34- Evlerinizde okunan Allâh âyetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allâh latiftir, haber alandır. [33 Ahzab 34] 70- Bırak o dinlerini oyun, eğlence yerine koyan ve dünyâ hayâtının aldattığı kimseleri de, sen o (Kur'ân) ile (şunu) hatırlat ki, bir kişi, yaptığı işin eline teslim edilmeye görsün, (yoksa) Allah'tan başka onun ne bir dostu, ne de bir yardımcısı olmaz. (Amelinin elinden kurtulmak için) her türlü fidyeyi verse de ondan kabul edilmez. İşte onlar, kazandıklarının eline teslim edilmişlerdir. Onlar için kaynar sudan bir içki ve inkârlarından dolayı da acı bir azâb vardır![6 En'am 70] 52 - Kâfirlere boyun eğme ve bu Kur'ân ile onlara karşı büyük cihâd et. [25 Furkan 52] 2 - Mü'minler o kimselerdir ki, Allâh anıldığı zaman yürekleri ürperir, O'nun âyetleri kendilerine okundugu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler. 3 -Namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allâh için) harcarlar. [8 Enfal 2-3] 121- Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereği gibi okuyanlar, işte ona iman edenler bunlardır. Kim onu inkâr ederse, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. [2 Bakara 121] 101 - Size Allâh'ın âyetleri okunmakta ve O'nun Elçisi de aranızda iken nasıl inkâr edersiniz? Kim Allah'a sarılırsa muhakkak ki o, dogru yola iletilmistir. [3 Al-i İmran 101] 170 - O(koruna)nlar ki Kitaba sımsıkı sarılırlar ve namazı kılarlar; elbette biz, iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.[7 A'raf 170] 105- Biz sana Kitabı gerçek ile indirdik ki, insanlar arasında Allâh'ın sana gösterdiği biçimde hüküm veresin; hâinlerin savunucusu olma! [4 Nisa 105] 15- DOSTLARINI KUR'AN'A GÖRE SEÇERLER : 22- Allah'a ve âhiret gününe inanan bir milletin babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabâları da olsa Allah'a ve Elçisine düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsin. Allâh onların kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile (kalb nuru veya Kur'ân ile) desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. Allâh onlardan râzı olmuş, onlar da O'ndan râzı olmuşlardır. İşte onlar Allâh'ın hizbi(partisi)dir. Muhakkak ki başarıya ulaşacak olanlar, Allâh'ı hizbidir. [58 Mücadele 22] 114- İbrâhim'in babası için mağfiret dilemesi, sadece ona verdigi bir sözden ötürü idi. Fakat onun, bir Allâh düşmanı olduğu, kendisine belli olunca ondan uzak durdu. Gerçekten İbrâhim, çok içli ve yumuşak huylu idi. [9 Tövbe 114] 23- Ey inananlar, eğer imânâ karşı küfrü seviyorlarsa babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin. Sizden kim onları veli tanır(dost tutar)sa iste zâlimler onlardır. [9 Tövbe 23] 15- "Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itâ'at etme. Onlarla dünyâ(işlerin)de iyi geçin ve bana yönelen kimsenin yoluna uy. Sonra dönüşünüz banadır; (o zaman ben) size yaptıklarınızı haber verecegim" (diye öğüt verdik). [31 Lokman 15] 140 -(Allâh) Size Kitapta indirmişti ki: Allâh'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar (bu sözü bırakıp) başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Şüphesiz Allâh, bütün iki yüzlüleri ve kâfirleri cehennemde toplayacaktır. [4 Nisa 140] 1 -Ey inananlar! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçegi inkâr ettikleri, Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Elçiyi ve sizi (yurdunuzdan) çıkardıkları halde siz onlara sevgi iletiyorsunuz. Benim yolumda cihâdetmek ve benim rızâmı kazanmak için (yurdunuzdan) çıktığınız halde içinizde onlara sevgi (mi) gizilyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğiniz ve açıga vurduğunuz her şeyi bilirim. Sizden kim bunu yaparsa doğru yoldan sapmış olur. [60 Mümtehine 1] 28- Mü'minler, inananları bırakıp, kâfirleri dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allâh ile bir dostluğu kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başka. (Şerlerinden korunmak için dost gözükebilirsiniz). Allâh sizi kendisin(in emirlerine karşıgelmek)den sakındırır. (Sakın hükümlerine aykırı davranarak, düşmanlarını dost tutarakO'nun gazabına uğramayın. Çünkü) dönüş Allah'adır. [3 Al-İmran 28] 16- Yoksa siz, Allâh içinizden cihâdeden ve Allah'tan, Elçisinden ve mü'minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri bilmeden, bırakılacağınızı mı sandınız? Allâh yaptıklarınızı haber almaktadır. [9 Tövbe 16] 144 -Ey inananlar, mü'minleri bırakıp kâfirleri dost tutmayın! Allah'a, aleyhinizde olacak açık bir delil vermek mi istiyorsunuz? [4 Nisa 144] 139 -Onlar mü'minleri bırakıp kâfirleri dost tutuyorlar. Onların yanında şeref mi arıyorlar? Bütün şeref, tamamen Allaha aittir. [4 Nisa 139] 4 -İbrâhim'de ve onunla beraber bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır; onlar kavimlerine "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi(ntaptıklarınızı) tanımıyoruz. Siz, bir tek Allah'a inanıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir" demişlerdi. Yalnız İbrâhim'in babasına: "Senin için magfiret dileyecegim, fakat Allah'tan gelecek bir şeyi senden savamam" demesi hariç. "Rabbimiz, sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş(ümüz) sanadır!" [60 Mümtehine 4] 9-Allâh sizi, ancak sizinle din hakkında savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanıza yardım eden kimselerle dost olmaktan men'eder. Kim onlarla dost olursa, iste zâlimler onlardır. [60 Mümtehine 9] 19- Çünkü onlar, Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi senden savamazlar. Zâlimler birbirlerinin velisidirler. Allâh ise korunanların velisidir.[45 Casiye 19] 55-Sizin veliniz, ancak Allâh, Elçisi ve namazlarını kılan, zekâtlarını veren, rükû'a varan mü'minlerdir. [5 Maide 55] 118 -Ey inananlar, kendinizden başkasını kendinize dost edinmeyin; onlar sizi bozmaktan geri durmazlar. Size sıkıntı verecek şeyleri isterler. Onların ağızlarından öfke taşmaktadır. Gögüslerinde gizledikleri (kin) ise daha büyüktür. Düşünürseniz, size âyetleri açıkladık.[3 Al-i İmran 118] 16- DAİMA İNANANLARLA BİRLİKTEDİRLER : 4 - Allâh, kendi yolunda kenetlenmiş binâlar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever. [61 Saf 4 ] 28-Nefsini, sabah akşam, rızâsını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber tut (onlarla beraber bulunmağa candan sabret). Gözlerin, dünyâ hayâtının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın. Kalbini bizi anmaktan alıkoydugumuz keyfine uyan ve işi, hep aşırılık olan kişiye itâat etme. [18 Kehf 28] 73 -İnkâr edenler, birbirlerinin velisidirler. Eğer bunu yapmazsanız (mü'minleri bırakıp kâfirleri dost tutarsanız), yeryüzünde fitne ve büyük bir kargaşa olur.[8 Enfal 73] 119- Ey inananlar, Allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun. [9 Tövbe 119] 39- Bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman kendilerini savunurlar. [42 Sura 39] 148-Herkesin (her topluluğun) yüzünü çevirdiği bir yön (cihet) vardır. Öyleyse hayırlarda yarışınız. Her nerede olursanız, Allah sizleri bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. [2 Bakara 148] 17- AYRILIĞA DÜŞMEZLER : 73-İnkâr edenler, birbirlerinin velisidirler. Eğer bunu yapmazsanız (mü'minleri bırakıp kâfirleri dost tutarsanız), yeryüzünde fitne ve büyük bir kargaşa olur.[8 Enfal 73] 159- Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıstır, sonra (Allâh) onlara yaptıklarını haber verecektir. [6 En'am 159] 52 -"Ve iste sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir, ben de sizin Rabbinizim, benden korkun." (dedik). [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] 53-Fakat işlerini aralarında parçalayıp, çesitli Kitaplara ayırdılar. Her parti, kendi yanında bulunanla sevinmektedir. [23 Mu'minun 52-53] 103- Ve topluca Allâh'ın ipine yapışın, ayrılmayın; Allâh'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz, (Allâh) kalblerinizi uzlaştırdı. O'un ni'metiyle kardeşler haline geldiniz. Siz ateşten bir çukurun kenarında bulunuyordunuz, (Allâh) sizi ondan kurtardı. Allâh size âyetlerini böyle açıklıyor ki, yola gelesiniz. [3 Al-i İmran 103] 13- O size, dinden Nûh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettigimizi, İbrâhim'e, Mûsâ'ya ve Îsâ'ya tavsiye ettigimizi şeri'at (hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdıgın (bu) esas, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allâh dilediğini kendisine seçer ve iyi niyyetle yöneleni kendisine iletir.[42 Sura 13] 17 -Ve onlara bu (din) iş(in)de açık deliller verdik. Onlar kendilerine bilgi geldikten sonra sadece aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Şüphesiz, Rabbin kıyâmet günü, ayrılığa düştükleri şeylerde onlar arasında hüküm verecektir.[45 Casiye 17] 105- Kendilerine açık deliller geldikten sonra bölünüp ihtilâf edenler gibi olmayın. İşte onlar (evet) onlar için büyük bir azâb vardır.[3 Al-i İmran 105] 32 -(O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.[30 Rum 32 ] 18- DAİMA SABREDERLER : 249 -Talut, orduyla birlikte ayrıldığında dedi ki: 'Doğrusu Allah sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse, artık o benden değildir ve kim de -eliyle bir avuç alanlar hariçonu tadmazsa bendendir. Küçük bir bölümü hariç (hepsi sudan) içti. O, kendisiyle beraber iman edenlerle (ırmağı) geçince onlar (geride kalanlar): 'Bugün bizim Calut'a ve ordusuna karşı (koyacak) gücümüz yok' dediler. (O zaman) Muhakkak Allah'a kavuşacaklarını umanlar (şöyle) dediler: 'Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galib gelmiştir; Allah sabredenlerle beraberdir.'[2 Bakara 249] 200- Ey inananlar, sabredin, direnin. Savaşa hazırlıklı, uyanık bulunun ve Allah'tan korkun ki, başarıya eresiniz.[3 Al-i İmran 200] 46 -Allah'a ve Elçisine itâ'at edin, birbirinizle çekişmeyin, yoksa korkuya kapılırsınız, devletiniz gider. Sabredin, çünkü Allâh sabredenlerle beraberdir.[8 Enfal 46] 66- Şimdi Allâh sizden hafifletti, sizde zayıflık bulunduğunu bildi. Bundan böyle sizden sabreden yüz kişi olsa, iki yüz(kâfir)i yenerler. Ve eğer sizden bin kişi olsa Allâh'ın izniyle iki bin(kâfir)i yenerler. Allâh, sabredenlerle beraberdir. [8 Enfal 66] 83 -(Dönüp babalarına geldiler ve kardeslerinin sözünü söylediler. Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz size bir işi süs(leyerek sizi ona sürük)ledi. Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allâh, onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir, herşeyi hikmetle (yerli yerince) yapandır. [12 Yusuf 83] 24- "Sabretmenize karşılık selâm size, yurdun sonu ne güzel!" (derler). [13 Ra'd 24] 120- Size bir iyilik dokunsa (Bu,) Onları tasalandırır; size bir kötülük dokunsa, ona sevinirler. Eğer sabreder, korunursanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz Allâh, onların yaptıklarını kuşatmıstır. [3 Al-i İmran 120] 96- Sizin yanınızda bulunan (dünyâ malı) tükenir. Allâh'ın yanında bulunan ise kalıcıdır. Biz sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle verecegiz. [16 Nahl 96] 75-İşte onlar, sabretmelerine karşılık saraylarda ödüllendirelecekler ve orada bir sağlık dileği ve selâm ile karşılanacaklardır.[25 Furkan 75] 80- Kendilerine bilgi verilmiş olanlar ise: "Yazık size, dediler, inanan ve iyi iş yapan kimse için Allâh'ın sevâbı daha hayırlıdır. Buna ancak sabredenler kavusturulur."[28 Kassas 80] 60 -Sabret, Allâh'ın va'di haktır (o mutlaka yerine gelecektir). İnanmayanlar seni telâşa düşürmesin. [30 Rum 60] 186- Mallarınız ve canlarınız hususunda deneneceksiniz; sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan çok incitici (sözler) duyacaksınız. Ama sabreder, korunursanız; işte bunlar, yapmağa değer işlerdendir. [3 Al-i İmran 186] 10- (Tarafımdan) De ki: "Ey inanan kullarım, Rabbinizden korkun. Bu dünyâ hayâtında güzel davrananlara güzellik vardır. Allâh'ın yeri geniştir. Ancak sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir. [39 Zümer 10] 35- O halde sen de, azim (ve irâde) sâhibi elçilerin sabrettikleri gibi sabret. O (nankör)ler için acele etme. Onlar, tehdid edildikleri azâbı gördükleri gün, sanki gündüzün sadece bir sâ'ati kadar yaşamış gibi olurlar. (Bu) Bir duyurudur. Yoldan çıkmış topluluktan başkası mı helâk edilecektir? [46 Ahkaf 35] 31 -Andolsun biz sizi deneyeceğiz ki içinizden cihâd edenleri, (güçlüklere) sabredenleri bilelim ve söylediğiniz sözlerin (doğru olup olmadığını) sınayalım.[47 Muhammed 31] 17- Sonra inanıp birbirlerine sabır tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak. [90 Beled 17] 42 -Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar.[16 Nahl 42] 3 - Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler ziyânda değillerdir.[103 Asr 3] 19- DÜŞÜNÜR VE AKLEDERLER : 197- Hacc, bilinen aylardır. Böylelikle kim onlarda haccı farz eder (yerine getirir)se, (bilsin ki) haccda kadına yaklaşmak, fısk yapmak ve kavgaya girişmek yoktur. Siz, hayır adına ne yaparsanız, Allah, onu bilir. Azık edinin, şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Ey temiz akıl sahipleri, Benden korkup-sakının. [2 Bakara 197] 269 -Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez.[2 Bakara 269] 190 -Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün gidip gelişinde elbette sağduyu sâhipleri için ibretler vardır.[3 Al-i İmran 190] 19- Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (bunu kabul etmeyen) kör gibi olur mu? Ancak sağduyu sâhipleri öğüt alır. 20 -Onlar, Allâh'ın ahdini yerine getirirler ve andlaşmayı bozmazlar. [13 Ra'd 19-20] 9 -Yoksa o, gece sâ'atlerinde secde ederek, ayakta durarak ibâdet eden, âhiretten korkan ve Rabbinin rahmetini uman gibi midir? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Doğrusu ancak sağduyu sâhipleri öğüt alır.[39 Zümer 9 ] 18- Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allâh'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar sağduyu sâhipleridir.[39 Zümer 18] 54- (O,) sağduyu sâhiplerine bir yol gösterici ve öğüttür. [40 Mü'min 54] 10 -Allâh o(insa)nlara şiddetli bir azâb da hazırlamıştır. Ey inanmış olan, sağduyu sâhipleri, Allah'tan korkun, Allâh size bir uyarı indirdi.[65 Talak 10] 100- Allâh'ın izni olmadan hiç kimse inanmaz ve (Allâh) pisligi (huzursuzluğu, azâbı), akıllarını kullanmayanların üzerine kor.[10 Yunus 100] 62- "O, sizden birçok kuşagı saptırmıştı. Düşünmüyor muydunuz?" [36 Yasin 62 ] 20- İYİLİĞİ ANLATMAK İÇİN GAYRET EDERLER : 88- Fakat Elçi ve onunla beraber inananlar, mallariyle, canlariyle cihâdettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve işte başarıya erenler onlardır.[9 Tövbe 88 ] 39- Fitne (baskı) kalmayıncaya ve din tamamen Allâh'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer (baskıya) son verirlerse muhakkak ki Allâh, ne yaptıklarını görmektedir.[8 Enfal 39] 16 -Yoksa siz, Allâh içinizden cihâd eden ve Allah'tan, Elçisinden ve mü'minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri bilmeden, bırakılacağınızı mı sandınız? Allâh yaptıklarınızı haber almaktadır. [9 Tövbe 16] 20 -İnanan, hicret eden ve Allâh yolunda mallarıyle, canlarıyle savaşanların, Allâh katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır.[9 Tövbe 20] 78 -Allâh uğrunda, O'na yaraşır biçimde cihâd edin. O, sizi seçti ve dinde size bir güçlük yüklemedi; babanız İbrâhim'in dini(ne uyun). O (Allâh) bu (Kur'â)ndan önce(kiKitaplarda) da, bu(Kur'â)nda da size "müslümanlar" adını verdi ki, Elçi size şâhid olsun, siz de insanlara şâhid olasınız. Haydi namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın; sâhibiniz O'dur. Ne güzel sâhip ve ne güzel yardımcıdır (O)! [22 Hacc 78] 10- Ey inananlar, size, sizi acı azâbdan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi? 11- Allah'a ve Elçisine inanırsınız, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihâd edersiniz. İşte bilirseniz, sizin için en iyisi budur.[61 Saff 10-11] 75 -Size ne oldu ki Allâh yolunda ve; "Rabbimiz bizi şu, halkı zâlim kentten çıkar, bize katından bir koruyucu ver, bize katından bir yardımcı ver!" diyen zayıf erkek, kadın ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz? [4 Nisa 75] 19 - Kim de âhireti ister ve inanarak ona yaraşır biçimde çalışırsa, öylelerinin çalışmalarının karşılığı verilir. [17 İsra 19] 21- HAKKI SÖYLEMEKTEN ÇEKİNMEZLER : 54 -Ey inananlar, sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allâh, yakında öyle bir toplum getirecek ki (O) onları sever, onlar da O'nu severler. Mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allâh yolunda cihâd ederler, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu, Allâh'ın bir lutfudur, onu dilediğine verir. Allâh'(ın lutfu) geniştir, (O), bilendir.[5 Maide 54] 67 -Ey Elçi, Rabbinden sana indirileni duyur; eğer bunu yapmazsan, O'nun mesajını duyurmamış olursun. Allâh seni insanlardan korur. Doğrusu Allâh, kâfirler toplumunu yola iletmez. [5 Maide 67] 2 -(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allâh tarafındandır. Sen hemen insanları uyar).[7 A'raf 2] 22- BİLENLERE DANIŞIRLAR : 59 -Ey inananlar, Allah'a itâ'at edin, Elçiye ve sizden olan buyruk sâhibine itâ'at edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız – onu Allah'a ve Elçiye götürün. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir.[4 Nisa 59] 83- Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar. Halbuki onu Elçi'ye ve aralarında buyruk sâhiplerine götürselerdi, işin içyüzünü araştırıp çıkaranlar, onun ne olduğunu (haberin taşıdığı anlamı) bilirlerdi. Eğer size Allâh'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, birçok işinizde şeytâna uyardınız. [4 Nisa 83] 38 -Rablerinin çağrısına gelirler, namazı kılarlar. İşleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan hayır için harcarlar.[42 Sura 38] 23- SİSTEMATİK DAVRANIRLAR : 71- Ey inananlar, (uyanık bulunup) korunma(tedbirleri)nizi alın, bölük bölük, ya da hep birlikte savaşa gidin. [4 Nisa 71] 67 -Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm, yalnız Allâh'ındır. (O size ne takdir etmisse muhakkak olacaktır.) Ben O'na tevekkül ettim, tevekkül edenler de O'na tevekkül etsinler!"[12 Yusuf 67] 76 -Bunun üzerine (Yûsuf), kardeşinin yükünden önce ötekilerin yüklerini aramağa başladı; sonra tası kardeşinin yükünden çıkardı. İşte Yûsuf'a böyle bir çare öğrettik. Yoksa kralın dini(kanunu)na göre (Yûsuf) kardeşini alamazdı. Meğer Allâh dilemiş olsun. (Biz) dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Her bilgi sâhibinin üstünde daha bir bilen vardır. [12 Yusuf 76] 102- Sen de içlerinde bulunup onlara namazı baslattığın zaman onlardan bir bölük seninle beraber namaza dursun ve silâhlarını da yanlarına alsınlar. (Namazda olanlar), secde edince arkanıza geçsinler; bu kez namaz kılmayan öteki bölük gelsin, seninle beraber namaz kılsınlar, korunma(tedbir)lerini ve silâhlarını da alsınlar. İnkâr edenler istediler ki siz silâhlarınızdan ve eşyanızdan gaflet etseniz de birden üzerinize bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir günâh yoktur. Ama korunma tedbirinizi alın (uyanık bulunun). Allâh, kâfirlere alçaltıcı bir azâb hazırlamıstır. [4 Nisa 102] 19-Yine böyle onları dirilttik ki, kendi aralarında (birbirlerine) sorsunlar: İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız?" dedi. "Bir gün, ya da günün bir parçası (kadar kaldık)." dediler. (Fakat işin içyüzünü iyice bilmediklerinden herşeyi en iyi bilenin Allâh olduğunu ifadeettiler): "Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir, dediler, birinizi şu gümüş (para) ile şehre gönderin, baksın, hangi yiyecek daha temiz (ve nefis) ise ondan size bir azık getirsin; fakat çok dikkatli davransın, sakın sizi birisine sezdirmesin."[18 Kehf 19] 24- OLAYLARDAN ETKİLENMEZLER : 54- Tuzak kurdular, Allâh da onların tuzaklarına karşılık verdi; çünkü Allâh, en iyi tuzak kurandır. [3 Al-i İmran 54] 120 -Size bir iyilik dokunsa (Bu,) Onları tasalandırır; size bir kötülük dokunsa, ona sevinirler. Eger sabreder, korunursanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez. Şüphesiz Allâh, onların yaptıklarını kuşatmıstır. [3 Al-i İmran 120] 142 -İki yüzlüler, Allâh'ı (gûyâ) aldatmaya çalışırlar. Oysa, O, onları aldatır. Namaza kalktıkları zaman da üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allâh'ı pek az anarlar. [4 Nisa 142] 62- Eğer sana hile yapmak isterlerse (korkma) Allâh sana yeter. O ki, yardımıyle seni ve mü'minleri destekledi.[8 Enfal 62] 34- Rabbi onun du'âsını kabul buyurdu da onların düzenini ondan savdı. Şüphesiz O, işitendir, bilendir. [12 Yusuf 34] 52- (Gerçegi söyledim ki Yûsuf) Benim, arkadan kendisine hâinlik etmediğimi ve Allâh'ın, hâinlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacagını bilsin."[12 Yusuf 52] 46 -Onlar tuzaklarını kurdular. Oysa tuzakları dağları yerinden kaldıracak (cinsten) olsa bile onların tuzakları, Allâh'ın yanındaydı (Allâh onların tuzaklarını bozar, cezâlarını verirdi). [14 İbrahim 46] 26- Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allâh, binâlarına temellerinden gelmiş, üstlerindeki tavan, başlarına çökmüştü! Ve azâb onlara ummadıkları yerden gelmişti. [16 Nahl 26 ] 25 -(Mûsâ,) Onlara katımızdan hakkı getirince: "Onunla beraber inananların oğullarını öldürün, kadınlarını sağ bırakın!" dediler. Fakat kâfirlerin tuzağı hep boşa çıkar.[40 Mü'min 25 ] 25- AYETLER HAKKINDA TARTIŞMAZLAR : 16- (Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hâlâ Allâh(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında bâtıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azâb vardır.[42 Şura 16] 35- Ki âyetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler. [42 Şura 35] 9 -Böyledir, çünkü onlar, Allâh'ın indirdiğinden hoşlanmamışlar, Allâh da onların amellerini heder etmiştir. [47 Muhammed 9] 26- HAKKA UYARLAR : 116 -Yeryüzünde bulunan(insan)ların çoğuna uysan, seni Allâh'ın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zannediyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.[6 En'am 116] 17 -Hiç böyleleri, şu kimse gibi olur mu ki, o Rabbinden bir delil üzerinde bulunur, ayrıca O'ndan bir şâhid de onu takib eder. O(Hak sâhidi Kur'a)n'dan önce de bir önder ve rahmet olarak Mûsâ'nın Kitabı var. İşte onlar O(Kur'â)n'a inanırlar. Topluluklardan kim onu inkâr ederse, onun yeri ateştir! O(Kur'â)n'dan hiç kuşkun olmasın. Muhakkak o, Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar. [11 Hud 17] 1 -Elif lâm mim râ. Şunlar Kitabın âyetleridir; Rabbinden, sana indirilen haktır, fakat insanların çoğu inanmazlar.[13 Ra'd 1] 89- Andolsun biz bu Kur'ân'da insanlara her çesit misali türlü biçimlerde anlattık, ama insanlardan çoğu inkârda direttiler.[17 İsra 89] 27- KARARLI TUTUM İZLERLER : 135 -De ki: "Herkes gözetlemektedir. Gözetleyin, düzgün yolun sâhipleri kimdir, doğru yolda olan kimdir, bileceksiniz!"[20 Taha 135] 71- Onlara Nûh'un haberini oku. Kavmine: "Ey kavmim demişti, eğer benim kalkıp size Allâh'ın âyetlerini hatırlatmam, size ağır geldiyse, o halde ben Allah'a dayandım, siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınız işi kararlaştırın da işiniz başınıza dert olmasın. Sonra hükmünüzü bana uygulayın, bana hiç fırsat da vermeyin!"[10 Yunus 71] 195- Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"[7 A'raf 195] 61- Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa, de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden la'netle du'â edelim de, Allâh'ın la'netini yalancıların üstüne atalım!"[3 Al-i İmran 61] 57 -"Allah'a and olsun ki siz dönüp gittikten sonra putlarınıza bir tuzak kuracağım!" [21 Enbiya 57 ] 26- Fir'avn dedi: "Bırakın Mûsâ'yı öldüreyim de, Rabbine yalvarsın (bakalım O, Mûsâ'yı kurtaracak mı?) Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde fesâd çıkaracağından korkuyorum" 27- Mûsâ dedi: "Ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz(olan Allâh)a sığındım."[40 Mü'min 26-27 ] 20- "Ben, beni taşla(yıp öldür)menizden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan(Allâh)a sığındım." 21- "Eger bana inanmadınızsa bari ben(im yolum)dan çekilin." [44 Duhan 20-21] 28- GEREKİRSE YER DEĞİŞTİRİRLER (HİCRET EDERLER ) : 218- Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır, esirgeyendir. [2 Bakara 218] 72-Onlar ki inandılar, hicret ettiler, Allâh yolunda mallariyle, canlariyle savaştılar ve onlar ki (yurtlarına göçenleri) barındırdılar ve yardım ettiler; işte onlar, birbirlerinin velisi(dostu, koruyucusu)durlar. İnanıp da hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar, onların velâyetinden size bir şey yoktur (onları korumakla yükümlüdeğilsiniz). Fakat dinde yardım isterlerse (onlara) yardım etmeniz gerekir. Yalnız, aranızda andlaşma bulunan bir topluma karşı (yardım etmeniz) olmaz. Allâh, yaptıklarınızı görmektedir. [8 Enfal 72 ] 74 -Onlar ki, inandılar, hicret ettiler, Allâh yolunda savaştılar ve onlar ki, (göçmenleri) barındırdılar ve (onlara) yardım ettiler, iste gerçek mü'minler onlardır. Onlar için bağış ve bol rızık vardır. [8 Enfal 74] 20 -İnanan, hicret eden ve Allâh yolunda mallarıyle, canlarıyle savaşsanların, Allâh katında dereceleri daha büyüktür. İşte kurtuluşa erenler onlardır.[9 Tövbe 20] 110 -Sonra Rabbin, şunların şu işkenceye uğratıldıktan sonra göç eden, sonra savaşan ve sabredenlerin yanındadır. Elbette (bütün) bun(lar)dan sonra Rabbin bağışlayan, esirgeyendir. [16 Nahl 110] 97- Nefislerine yazık eden kimselere, canlarını alırken melekler: "Ne işte idiniz (dininiz için ne yapıyordunuz)?" dediler. (Bunlar): "Biz yer yüzünde âciz düşürülmüştük." diye cevap verdiler. Melekler dediler ki: "Allâh'ın yeri geniş değil miydi ki onda göç ed(ip gönlünüzce yaşayabileceğiniz bir yere gid)eydiniz?" İşte onların durağı cehennemdir, ne kötü bir gidiş yeridir orası! [4 Nisa 97] 100- Allâh yolunda göç eden kimse, yeryüzünde gidecek çok yer ve bolluk bulur. Kim Allâh ve Elçisi için göç etmek amacıyle evinden çıkar da kendisine ölüm yetişirse, onun mükâfâtı Allah'a düşer. Allâh, bağışlayandır, esirgeyendir.[4 Nisa 100] 29- NANKÖRLÜK ETMEZLER : 9 -Eğer biz insana, bizden bir rahmet taddırsak da sonra onu kendisinden çekip alsak, hemen o, umutsuzluga düşer, nankör olur.[11 Hud 9] 67 -Denizde size bir sıkıntı (boğulma korkusu) dokunduğu zaman O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolur (artık o zaman, Allah'tan başka kimseden yardım istemezsiniz. Çünkü O'ndan başka sizi kurtaracak kimse yoktur). Fakat (O) sizi kurtarıp karaya çıkarınca yine (Allâh'ı bir tanımaktan) yüz çevirirsiniz. Gerçekten insan nankördür.[17 İsra 67 ] 72- Allâh size kendi nefislerinizden eşler yarattı ve eşlerinizden de size oğullar ve torunlar yarattı ve sizi güzel rızıklarla besledi. Böyle iken onlar, bâtıla inanıp da Allâh'ın ni'metine nankörlük mü ediyorlar? [16 Nahl 72] 34 -Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eger Allâh'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür![14 İbrahim 34 ] 55- Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metlere ve yaptığımız iyiliğ)e karşı nankörlük etsinler. Öyleyse eğlenin, yakında bileceksiniz![16 Nahl 55] 33 -İnsanlara bir zarar dokundu mu, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra (Rableri), onlara kendinden bir rahmet taddırınca, hemen onlardan bir grup, Rablerine ortak koşarlar.[30 Rum 33] 49- İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize du'â eder. Sonra, ona bizden bir ni'met verdiğimiz vakit; "Bu, (benim) bilgi(m) sayesinde bana verildi" der. Hayır, o bir imtihandır, fakat çokları bilmiyorlar. [39 Zümer 49] 12 -İnsana bir darlık dokunduğu zaman, yanı üzere yatarken, yahut otururken ya da ayakta bize yalvarır; ama biz onun darlığını aç(ıp kaldır)ınca sanki kendisine dokunan bir darlıktan ötürü bize hiç yalvarmamış gibi hareket eder. İşte aşırı gidenlere, yaptıkları iş böylesine süslü gösterilmiştir. [10 Yunus 12] 30- ATALARINA KÖRÜ KÖRÜNE UYMAZLAR : 23 -İşte böyle, senden önce de hangi kente uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın varlıklıları: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyarız." dediler.[43 Zuhruf 23] 21- Onlara: "Allâh'ın indirdiğine uyun!" dense: "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız (onların yolundan gideriz)" derler. Şeytân onları alevli ateşin azâbına çağırmış olsa da mı (babalarının izinde gidecekler)?[31 Lokman 21] 10 -Elçileri: "Gökleri ve yeri yaratan Allâh hakkında şüphe (edilir) mi? (O), sizin günâhlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi belirtilmiş bir süreye kadar ertelemek için sizi davet ediyor" dediler. Onlar : "Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Bizi, atalarımızın taptığından çevirmek istiyorsunuz. O halde bize açık bir delil getirin!"dediler.[14 İbrahim 10] 62- Dediler ki: "Ey Sâlih, sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin. Şimdi atalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden süphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz!"[11 Hud 62] 109-Şunların taptıkları şeyler(in, yararsızlığın)dan hiç kuşkun olmasın. Onlar da önceden atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların da paylarını eksiksiz vereceğiz![11 Hud 109] 104 -Onlara: "Allâh'ın indirdiğine ve Elçi'ye gelin!" dense, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter!" derler. Babaları hiçbir şey bilmeyen, doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı? [5 Maide 104] 28- Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allâh emretti." dediler. "Allâh kötülügü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?" [7 A'raf 28] 22- Hayır, (ne bilgileri var, ne de Kitâpları). Sadece: "Biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerinde gidiyoruz" dediler.[43 Zuhruf 22] 31- BİLMEDİKLERİ ŞEYLER HAKKINDA TARTIŞMAZLAR : 4 -İnkâr edenlerden başkası, Allâh'ın âyetleri hakkında mücâdele etmez. Onların (öyle) şehirlede dolaşmaları, seni aldatmasın.[40 Mü'min 4 ] 54-Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her çesit misali türlü biçimlerde anlattık. Ama insan, tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.[18 Kehf 54] 8-İnsanlardan kimi bilmeden, ne bir yol göstereni, ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan, Allâh hakkında tartışır.[22 Hacc 8] 20 -Görmediniz mi Allâh, göklerde ve yerde bulunan şeyleri size boyun eğdirdi ve size zâhir ve bâtın (dış ve iç; görülen, görülmeyen; bildiğiniz ve bilmediğiniz) ni'metlerini bol bol verdi? Yine de insanlardan kimi var ki ne bilgisi, ne yol göstereni ve ne de aydınlatıcı bir Kitabı olmadan Allâh hakkında tartışır (durur). [31 Lokman 20 ] 80 -Bir de dediler ki: "Sayılı birkaç gün dışında bize ateş dokunmayacaktır." De ki: "Allah'tan (bu hususta) bir söz mü aldınız. Şâyet öyle ise Allâh verdiği sözden dönmez yoksa Allâh hakkında bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?[2 Bakara 80] 35 -Ki âyetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler. [42 Sura 35 ] 16- (Kamu tarafından) Kabul edildikten sonra, hâlâ Allâh(ın dini hakkın)da tartışanların delilleri, Rableri yanında bâtıldır. Üzerlerine bir gazab ve onlara şiddetli bir azâb vardır. [42 Sura 16] 71- Dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir rics (pislik) ve gazab inmiştir. Allâh'ın, kendileri için hiçbir delil indirmediği (ve hiçbir güç vermediği), sadece sizin ve atalarınızın taktığı (boş) isimler hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Bekleyin öyle ise, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" [7 A'raf 71] 32- TAHMİNLERLE HAREKET ETMEZLER : 36 -Onların çogu, zandan başka bir şeye uymuyorlar. Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allâh, onların ne yaptıklarını bilir.[10 Yunus 36] 66 -İyi bilki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allâh'ındır. Allah'tan başkasına yalvaranlar (gerçekte koştukları) ortaklara uymuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar, (hayallerine kapılıyorlar) ve onlar sadece saçmalıyorlar.[10 Yunus 66] 24- Dediler ki: "Ne varsa dünyâ hayâtımızdır, başka bir şey yoktur. Ölürüz, yaşarız. Bizi zamandan başkası helâk etmiyor." Fakat onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zannediyorlar. [45 Casiye 24] 148- (Allah'a) Ortak koşanlar diyecekler ki: "Allâh isteseydi ne biz ne de babalarımız ortak koşmazdık, hiçbir şeyi de harâm yapmazdık." Onlardan önce yalanlayanlar da öyle demişlerdi de nihâyet azâbımızı tadmışlardı. De ki: "Yanınızda bize çıka(rıp gösterece)ğiniz bir bilgi (yazılı belge) var mı? Siz sadece zanna uyuyorsunuz ve siz sadece saçmalıyorsunuz." [6 En'am 148] 28- Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise haktan hiçbir gerçek kazandırmaz. (Zan ile gerçege ulaşılmaz.) 29 -Bizi anmaktan yüz çeviren ve dünyâ hayâtından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir. [53 Necm 28-29] ___Alıntı__ |
|
|
|
|
|
#2 |
|
|
Güncel...
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
159- Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıstır, sonra (Allâh) onlara yaptıklarını haber verecektir.
[6 En'am 159] |
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
Seçen güzel seçmiş ayetleri... worde kopyaladım. çıktısını alıp güzelcene okuyacağım
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| kuranda, müminlerin, vasıfları |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|