![]() |
|
|
|||||||
| Kur'an-ı Kerim Kur'an-ı Kerim Meali, Tefsiri, Fihristi ile ilgili yazılarınızı buraya yazabilirsiniz. |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
|
ÖN YARGI, ART NİYET VE SAMİMİYETSİZLİK İnsan, art niyetli ve tek taraflı olarak Kuran'a yaklaştığında onu anlaması mümkün değildir. Bu, Allah'ın bir kanunudur. Bir kişi ne kadar zeki ne kadar kültürlü olursa olsun, samimiyetsiz ve art niyetli bir bakış açısıyla Kuran'ı değerlendirdiğinde onu gereği gibi anlayamaz, doğru yorumlayamaz ve pek çok çelişkiye düşer. Bu yüzden, Kuran'a ön yargılı, peşin fikirli, içten pazarlıklı yaklaşan bir kişinin bu art niyetli tutumu, kendisiyle Kuran arasında -yine Kuran'da bildirildiği üzere- "görünmez bir perde" oluşturacaktır. Bu da kişinin İlahi kitabımızı anlamasını ve kavramasını engelleyecektir. Bu gerçek, Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmektedir: Kuran okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette' gerisin geriye giderler. (İsra Suresi, 45-46) Kuran tüm insanlığı doğruya çağıran bir davettir, ancak Allah'ın doğrudan hitabı iman eden kullarınadır. Dolayısıyla Kuran ancak iman edenlerin gereği gibi anlayabileceği bir kitap olarak gönderilmiştir. Müminlerin Kuran'ı anlamalarındaki en önemli etken ise vicdan ve samimiyetleridir. Müminlerden farklı bir ruh haline ve karaktere sahip dinden uzak kimselerin Kuran'ı anlayamamaları da gayet doğaldır. Kuran, son derece açık, sade ve anlaşılır bir dile sahiptir, ama daha önce de belirtildiği gibi ancak samimi ve vicdanlı kimselerin anlayabilecekleri özellikte bir kitaptır. Henüz İslam'la tanışmamış, iman etmemiş herhangi bir insan, açık bir kalple, ön yargısız ve samimi olarak yaklaştığında, taşıdığı bu mümin vasıfları nedeniyle Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunu vicdanıyla fark edecektir. Zira, gerek üslubundaki heybet, mükemmellik ve sadelik, gerekse içerdiği üstün ilim ve hikmetle Kuran'ın bir insan sözü olmadığını, ilahi bir Kitap olduğunu her vicdanlı kişi kabul eder. Bu vicdanlı kişi iman edip saygı ve samimiyet ile yaklaştığı takdirde ise Kuran'ın hikmetli manaları kendisine açılmaya başlar. Kuran kendisine samimi, tevazulu bir kalple yaklaşan kişi için bir hidayet rehberi olduğu gibi, art niyetle, düşmanca yaklaşanlar için de bir sapma vesilesidir. Etraftan duyduğu yanlış bilgiler, çarpık yorumlar, dogmalar, yalanlar ve ön yargılar ile birlikte kendi prensiplerini, dünya görüşünü ve yaşam felsefesini de ölçü alarak Kuran'ı taraflı bir biçimde değerlendirmek isteyen bir kimse, elbette ki ne Kuran'ı anlayabilir ne de ondan istifade edebilir. Tam aksine, Kuran böyle bir kimsenin sapkınlığının ve şaşkınlığının artmasına vesile olabilir.Söz konusu kişi Kuran'ı anlayamadığı gibi, Kuran hakkında akılsız ve mantıksız itirazlar getirip, çarpık ve saçma yorumlar yapabilir. Allah'ın, "Oysa o (Kuran), zalimlere kayıplardan başkasını artırmaz" (İsra Suresi, 82) ayetiyle haber verdiği gibi Kuran'dan ve imandan uzaklaşır. |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 3.267
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 2636
Aldigi Tesekkür: 957
|
evet ama herkes kendi anladığının doğru olduğuna diğer görüşlerin yanlış olduğuna inandığı için zaten tüm bu karışıklık. kim karar verecek hangisinin doğru olduğuna?
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
|
Alıntı:
Kuran-ı Kerim insanlar için gereken her türlü bilgiyi içinde barındıran mucizevi bir kitap olduğu inanan kesim için aşikar. Bu da Kuran'daki sonsuz İlahi hikmetten kaynaklanıyor.Allah'u Teala tarafından belirli sayıdaki ayetlerin içine sınırsız bir ilim, üstün bir hikmetle yerleştirilmiştir. Ayetler kendi içlerinde zahiri, batıni, içiçe geçmiş ve katlanmış pek çok anlam içerdikleri gibi ayetlerin birbirleri arasındaki bağlantılardan da sayısız anlamlar çıkar. Kimi zaman tek bir ayetin açıklaması bile müstakil bir kitap konusu olabilir. (Örn;Fatiha süresi kaç cilt yazılır da bitmez ne ilimler var ayetlerde)Bu sebeple, Kuran'ı yorumlamak için herşeyden önce Kuran'ın geneline hakim olmak şarttır. Ayetleri doğru yorumlayabilmek, orada asıl kastedilen manayı anlayabilmek için, Kuran'ın geneline hakim olmanın yanı sıra, çeşitli teknikleri de bilmek gereklidir. Bu tekniklerin en önemlilerinden biri ayeti Kuran'da bulunduğu yere göre değerlendirmektir. Kuran'da çoğu zaman bir ayetin anlamı o ayetin içinde geçtiği konu bütünlüğünden anlaşılır. Ayetin gelişi ve devamındaki ayetler o ayetteki anlamın net olarak anlaşılmasını sağlar... Ayetleri doğru yorumlamanın önemli şartlarından biri de Kuran'ın ruhunu kavramış olmaktır. Kuran'ın ruhunu kavrayabilmek için de Kuran'ın geneline hakim olmak gereklidir. Allah'ın sonsuz merhamet, şefkat ve adaletinin Kuran'ın pek çok ayetindeki tecellisi (yansıması) görülüp anlaşılmalı ve Kuran'ın geneli bu bakış açısına göre değerlendirilmelidir. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
![]() Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 3.267
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 2636
Aldigi Tesekkür: 957
|
kuran normal zekaya sahip her insanın okuyup anlayabileceği şekilde indirilmemiş mi? bence istedikleri anlama getirebilmek için karıştıyorlar. hemde bunu tüm görüşlerde olanlar yapıyorlar. yani her iki tarafta. ben öyle görüyorum.
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
|
Alıntı:
Şuara süresinde Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır. Şüphesiz bu Kur'an, âlemlerin Rabbi'nin indirmesidir. Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir ' der açık ,yalın bir ancak arapça olarak.(Arapça'yıda öğrenip amel etmemiz gerektiği de burada açıkça belirtilmiştir) Allah'u Teala Zül Celal Hz. Kuran'ı Kerim' i Arapça bir kitap olarak indirdiğini bildirir. Elbette Türkçe ve diğer yabancı dillere yapılan çevirileri de Kuran'ın temel mesajını anlamak, Allah'ı gereği gibi tanımak, imani esasları, ibadetlerin temel hususlarını öğrenmek, öğüt alıp tefekkür etmek için yeterlidir. Ancak bu çeviriler, hiçbir zaman Kuran'ın aslı ile birebir aynı olmaz. Kelime kelime yapılan bir Kuran çevirisinde dahi pek çok eksiklik ve anlam kaybı olması kaçınılmazdır. Çünkü Arapça'daki pek çok kelimenin, dilbilgisi açısından cümle yapısının başka bir dile birebir çevirisini yapmak mümkün değildir. Dolayısıyla, "meal" adı verilen Kuran tercümeleri orijinal ayetlerin tam anlamlarını karşılayamaz ancak yakın ve genel bir anlam aktarılmasına yardımcı olurlar. Bu nedenlerden dolayı, Kuran'da yer alan pek çok inceliğin anlaşılması ancak orijinal dilinde incelenmesiyle mümkündür. Şimdi gelelim anlam katanlara ? Allah katından bir anlayış verilmesinin birinci şartı Allah korkusu ve samimiyettir. Heva ve hevese tabi olmak ise bu anlayışın kazanılmasını engeller… Bu nedenle, Kuran'a olumsuz bir ruh haliyle, Allah'ın beğenmediği bir niyet ve bakış açısıyla yaklaşılması Kuran'ı yanlış anlamaya ve yorumlamaya yol açar. Heva ve hevesine uymak kişinin aklının kapanmasına neden olacağı için böyle bir kişinin Kuran'ın sırlarını, inceliklerini, derinliklerini kavraması düşünülemez. Heva ve hevesine tabi olan kişi, akletme kabiliyetine sahip olmadığından ayetleri kaba ve yüzeysel bir bakış açısıyla yorumlar, Kuran'daki İlahi hikmetleri göremez. Böyle kişiler Kuran'ı anlayamadıkları gibi, normal akla sahip insanların kolaylıkla kavrayabilecekleri konuları dahi anlamakta güçlük çekerler. Ayetlerle ayetler ve ayetlerle olaylar arasındaki bağlantıları kuramazlar. Sonuçta da mantığını kavrayamadıkları ayetleri kendilerince çelişkili sanırlar. Akılları tamamen kapanmıştır. Teşekkür Ederim Derya... |
|
|
|
|
|
|
#6 |
![]() Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 3.267
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 2636
Aldigi Tesekkür: 957
|
ama sonuçta bunlar yapılıyor ve yapılmaya da devam edilecek. ben anlamaya çalışırken tek bir meale bakmıyorum. 15 - 20 kişinin mealini okuyorum. hatta kelimelerin anlamını tek tek inceliyorum. merak ettiğim konu ile ilgili diğer ayetleri de inceliyorum. ben teşekkür ederim.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
|
"Ey bizim Yüce Rabbimiz! Doğru yola erdikten sonra kalplerimizi yanlışa saptırma, yüce katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz sonsuz lütuf sahibi olan ancak Sensin." (Al-i İmran, 7-8).
Sık sık bu şekilde dua etmeli. Rabbim doğru yoldan ayırmasın. |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| kerimin, kuranı, yanlış, yorumlanması |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|