06-15-2011
|
#1
|
Üyelik tarihi: Mar 2011
Mesajlar: 135
Tecrübe Puanı: 3
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : 
Ettigi Tesekkür: 124
Aldigi Tesekkür: 76
|
Parapsikoloji ve Doğa Yasaları
Kurumsal bir temeliniz yoksa herhangi bir deney yapmanız, laboratuarda ya da başka bir yerde herhangi bir olayı araştırmanız olanaksızdır. Araştırmacı ve deneycilerin çoğu, bu durumun farkında bile olmadan çalışıp didinirler ya da deneycinin dayanak olarak aldığı kurumsal varsayım, ona o kadar olağan gelebilir ki, bunun henüz kanıtlanmamış ya da modası geçmiş bir kuramsal dayanak olabileceğini aklının bir köşesinden bile geçirmeden işine devam edebilir.
Her bilimsel inceleme, çoğu açık seçik ve kesin olmayan deney öncesi varsayımlara dayanır. Günümüz biyofiziğinin anlayışlarının ve yöntemlerinin büyük ölçüde ve hiç gerekli olmadığı halde gönülsüzce benimsenmiş varsayımlarla ve kör hayranlıklarla sınırlanmış ve engellenmiş olduğunu söyleyebiliriz.
Fiziğin sonuçları deneysel ve kuramsal bakımdan oldukça güvenilir biçimde sağlama alınmışlardır. Parapsikoloji ise bunlara göre fazlasıyla kararsız, sallantılı bir görünüm sunmaktadır. Parapsikoloji neler keşfederse keşfetsin, fizik geçerliliğini koruyacaktır.
İlkesel olarak her olay ve sürecin fizik yoluyla tanımlanıp açıklanabileceği varsayımı, yaygın bir yanılgıdan başka bir şey değildir. En başta fizikçilere musallat olmuş bu saplantı, her şeyi fiziğe “indirgeme” anlamındaki bu anlayış, çoktan tarih çöp sepetini boylamak durumundadır.
Evlerde kullandığımız herhangi bir bilgisayar bile bu konuda bize çarpıcı bir örnek sunmaktadır. Bilgisayarın “donanım” dediğimiz elektronik yapıtaşlarının, fizik yasalarına tamamen uygun bir biçimde çalıştıklarını biliyoruz, ama aynı aygıtın “yazılım” dediğimiz programının,* fizik ile uzaktan yakından ilintili olmadığını biliyoruz. Daha doğrusu, programın böyle bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Fantezi bilgisayar oyunlarını düşünün yeter. Programın fizik yasalarına indirgenmesinin olanaksızlığı, bize her şeyin fizik yasalarına göre açıklanabileceği varsayımının çürüklüğünü gösterir.
Psi’yi doğa yasaları ile çelişki içinde görmek, dolayısıyla da varlığını kabul etmek, bilimsel bir tavırdan çok, inanma, anlayış ortaya koymak demektir. Ünlü Polonyalı yazar ve düşünür Stanislaw Lem 1973’te şunları yazmıştı: “Parapsikoloji olaylarına hala yanlış yaklaşıyor olmamızı hala pekâlâ mümkün görüyorum. Belki de, bu yanlışı gidermek amacıyla, çevrelerinden kısmen yalıtılmış olan, ama enformasyon bağlantıları ile uğraşabilmek için parapsikoloji fenomeninden tamamen uzaklaşmak şart. Belki de oyun kuramının temel kavramıyla, en başta da rastlantının sto-kaistiğin (rastlantıya bağlılığın bilimi) ve ergodik’in (ölçme-bilim) kavramlarıyla uğraşmak şart. Çünkü parapsikolojik olayların değerlendirilmesi ve saptanması için kullanılan ölçüler bu alanlardan gelmektedirler.
|
|
|