Ruhsal Enerji  

Geri git   Ruhsal Enerji > Ruhsal Enerji Tartışma Platformu > Tartışma Platformu

Tartışma Platformu Havass, Büyü, Astroloji, Maji Gibi Tüm Parapsikolojik, Ezoterik ve Okült Konuları Tartışabileceğiniz Ortak Alandır.


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
mevlananın sahte rubaisi
Konudaki Cevap Sayısı
4
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
114

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 07-22-2009   #1
Aktif Üye
SİMSİYAİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 402
Tecrübe Puanı: 8
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi : SİMSİYAİL is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 81
Aldigi Tesekkür: 191
Standart mevlananın sahte rubaisi

"Gel ne olursan yine gel" rubaisinin Mevlana'ya ait olup olmadığı tartışmasına Türkiye'nin en önemli iki tarihçisi son noktayı koydu. Ortaylı ve Bardakçı'ya göre Mevlana hiçbir zaman böyle bir söz söylemedi... Ayrıca o rubainin aslında "tövbesini bozmuş olanlar" çağrılmıyor...

Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek programının dün akşamki konukları Profesör Doktor İlber Ortaylı ve gazeteci Murat Bardakçı'ydı. Program izleyenlere hem keyifli bir tarih sohbeti sundu, hem de yanlış bilinen birçok konu aydınlatıldı. Bunlardan biri de Mevlana'nın olduğu söylenen ve hoşgörünün simgesi olan "Gel ne olursan yine gel" rubaisiydi...

KESİNLİKLE MEVLANA'NIN DEĞİL

Ortaylı "O Mevlana'ya bir yakıştırmadır. Bu söz onun hiçbir kitabında yoktur" dedi. Ortaylı'ya göre bu rubaiyi söyleyen Ebu Sait Ebul Hayr ya da Hamûli'nindir.

'TÖVBE ET ÖYLE GEL' DİYOR

Murat Bardakçı da Ortaylı ile aynı kanıdaydı. "400 yıldır bu laf Mevlana'nınmış gibi söylendi. Oysa değil' dedi. Bardakçı ayrıca rubainin Tükçe'ye yanlış çevrildiği de söyledi. "'Puta da tapsan, tövbeni de bozmuşsan gel' demiyor... 'Bin kere tövbeni bozmuşsan gene tövbe et öyle gel' diyor..." dedi
.
SİMSİYAİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009   #2
Madalyalı Üye
erolx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 941
Tecrübe Puanı: 13
Rep Puanı : 14
Rep Derecesi : erolx is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 356
Aldigi Tesekkür: 549
Standart --->: mevlananın sahte rubaisi

Es Seyyid Ahmed Efendi vardı 96 yaşlarında, yanına gittiğimde "Peh Tevbeni bozmuşsan da gel ne demekmiş, Mevlana dememiştir o sözü" demişti. "Tevbe edeceksin" demişti. Yukardaki yazıyı okuyunca o aklıma geldi.
erolx isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009   #3
Madalyalı Üye
agate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 5.215
Tecrübe Puanı: 56
Rep Puanı : 66
Rep Derecesi : agate will become famous soon enough
Ettigi Tesekkür: 4333
Aldigi Tesekkür: 2626
Standart --->: mevlananın sahte rubaisi

Ebu Sait Ebul Hayr , Hamûli bu kişiler Hz.Mevlanın öğrencileri mi
agate isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009   #4
Madalyalı Üye
°¤»MeczuP«¤° - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: __İsTanBuL__
Mesajlar: 2.669
Tecrübe Puanı: 30
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi : °¤»MeczuP«¤° is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 1703
Aldigi Tesekkür: 1466
Standart --->: mevlananın sahte rubaisi

Mevlana deyince herkes aynı dizeyi hatırlar:

"Ne olursan ol yine gel"...

Sarsıcı bir bilgi ama bu dizenin Mevlana'ya ait olmadığı ortaya çıktı. Kime mi ait?

“Gel, Gel Ne Olursan Ol Yine Gel” dizeleri meğer Mevlana’nın değilmiş.

Mevlana “Gel” Demedi

23 Kasım akşamı geç saatlerde başlayan ve 24 Kasım'ın ilk gün ışıklarına kadar devam eden bir TV programı pek çok kişinin ezberini bozdu. Programda Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Murat Bardakçı, "Gel, gel ne olursan ol yine gel" dizelerinin Mevlana'ya ait olmadığını söyledi. İki isme destek, konunun uzmanlarından Prof. Dr. İskender Pala ile Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç'tan geldi. Onlara göre de bu dize Mevlana'nın hiçbir kitabında yer almamıştı. Şiir, Orta Asyalı ünlü sufi Ebu Said Ebu'l Hayr'ındı.

"Tanrı öldü", "Geldim, gördüm, yendim", "Dünyanın bütün işçileri birleşin", "Ama yine de dönüyor dünya" cümleleri nasıl Nietzsche, Napoleon Bonaparte, Karl Marx ve Galileo ile birlikte anılıyorsa "Gel, gel ne olursan ol yine gel" dizeleri de Mevlana Celaleddin Rumi ile o kadar özdeş. Ancak şimdi bu dizelerin Mevlana Celaleddin Rumi'ye ait olmadığı ortaya çıktı.

23 Kasım gecesi Habertürk televizyonunda Fatih Altaylı'nın programına katılan gazeteci Murat Bardakçı ve Prof. Dr. İlber Ortaylı dile getirdi bu gerçeği. Divan edebiyatı araştırmaları üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İskender Pala ve tasavvuf tarihi araştırmalarının önemli ismi Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç da Bardakçı ve Ortaylı ile aynı fikirde.


Dizeler Mevlana'dan önce yaşamış başka bir mutasavvıfa, Ebu Said Ebu'l Hayr'a ait. Mevlana'nın beyitlerinin yer aldığı farklı Divan-ı Kebir nüshalarında bu dizeler alıntılanmış. Ancak son yıllarda yayımlanan karşılaştırmalı metinlerde bu tartışmalı beyitler ayıklanmış.


Şiirin anlamı değişti
23 Kasım akşamı geç saatlerde başlayan ve 24 Kasım'ın ilk gün ışıklarına kadar devam eden bir TV programı pek çok kişinin ezberini bozdu. Habertürk televizyonunda yayınlanan Teke Tek programının konukları gazeteci Murat Bardakçı ile tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı'ydı.

Osmanlı tarihinden başlayıp güncel meselelere kadar uzanan programda bir ara söz döndü dolaştı Orhan Pamuk'a geldi. Hemen ardından da izleyicilerden e-mail'ler gelmeye başladı Teke Tek'e. Bu e-mail'lerden bir tanesinde bir izleyici Mevlana Celaleddin Rumi'yi intihal yapmakla suçluyordu: Bir başka şairin dizelerini Mevlana kendi kitabında kaynak göstermeksizin yayımlamıştı. Bu, Mevlana ile özdeşleşen "Gel, gel ne olursan ol, yine gel / İster kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol, yine gel / Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir / Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!" şiirinden başkası değildi. Programda ilk itiraz Prof. Dr. Ortaylı'dan geldi; "Ne münasebet. Mevlana'nın hiçbir kitabında bu dizeler bulunmaz. Bu şiir Mevlana'dan sonra ona isnad edilmiştir. İntihal suçlaması mesnetsizdir" dedi. Murat Bardakçı da şiirin Ebu Said Ebu'l Hayr'a ait olduğunu söyledi. Şiir de zaten bizim anladığımızın dışında başka manalar da taşıyordu ve bu Farsça aslında yapılan kelime oyunlarının arkasına saklanmıştı. Ebu'l Hayr burada "gel" derken "pişman"lıkla eş anlamlı bir kelime kullanmış, çağrısını aslında "İslam'a gel" olarak yapmıştı.


Prof. Dr. Ortaylı ve Bardakçı'ya destek, Prof. Dr. İskender Pala ve Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç'tan geldi. Pala, divan edebiyatı üzerine yaşayan en önemli uzman olarak kabul ediliyor. Prof. Dr. Kılıç ise tasavvuf tarihi konusunda araştırmalarıyla tanınıyor.


Manası Mevlana ile uyumlu
İskender Pala'ya göre bu sadece Mevlana Celaleddin Rumi'nin başına gelmemiş: "Yunus Emre'ye ait olmayan pek çok şiir ona isnad edilir. Tüm güzel sözler en ihtişamlı olana dayandırılır. Döneminde de Mevlana'nın eserleri en önemli ve güzel eserlerdi. Dolayısıyla halkın arasında bilinen, beğenilen beyit ve dizeler Mevlana'ya izafe edildi. Bahsi geçen dizelerin hiçbirisi Mesnevi'de, Mevlana'nın kitaplarında yer almamıştır." Hatta bazı meşhur beyitler zamanla atasözüne dönüşmüş. Bunu da İskender Pala, şiirin şairden daha meşhur olmasına bağlıyor. Fıkralarda da Nasrettin Hoca'nın başından geçmeyen pek çok olay, sanki Hoca'nınmış gibi anlatılmakta Prof. Dr. Pala'ya göre.


Tasavvuf tarihi alanında yaptığı çalışmalarla bilinen Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç da İskender Pala gibi düşünüyor. "Gel, gel ne olursan ol, yine gel" dizeleriyle başlayan şiirin içerik itibariyle Mevlana'nın felsefesine aykırı olmadığına dikkat çekiyor. Bu yüzden bu yanlışlık günümüze kadar gelmiş; "Mana olarak şiir Mevlana'ya aykırı değil. Mevlana'nın eserleri karşılaştırmalı metin olarak son 15-20 yılda basılmaya başladı. Böylece metinler arasında farklılıklar ortaya çıktı. Zaten Mesnevi'de böyle bir problem yok. Sadece Divan-ı Kebir'in nüshalarına bu gözle bakmak lazım."


Kılıç'ın anlattığına göre bazı Divan-ı Kebir nüshalarında beyit sayısı 60 bini buluyormuş. Bazılarında ise bu rakam 15 binde kalmış. "Bu fark anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir fark değildi" diyor Prof. Dr. Kılıç. İran'da hazırlanan son "karşılaştırmalı metin" çalışması tüm bu tartışmalara son vermiş; "İran'da basılan Divan-ı Kebir'in karşılaştırmalı nüshası çok titiz bir çalışmanın ürünüdür. Daha sonra içine katılan farklı şairlerin şiirlerinden temizlenmiştir. Artık elimizde temel alacağımız, temiz bir nüsha var. Sözünü ettiğiniz şiir de Mevlana'dan sonra hazırlanan bazı Divan-ı Kebir nüshalarında vardı. Ama kesin olarak bu şiir Mevlana'nın değildir. Şairi, yine çağının büyük mutasavvıflarından Ebu Said Ebu'l Hayr'dı."

Ebu Said Ebu'l Hayr, Orta Asya'da yaşadı. Gazneli Mahmud, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey ve ünlü devlet adamı Nizamülmülk, Ebu Said ile çok iyi tanışıyorlardı. Ebu Said Ebu'l Hayr, Horasan'da Meyhene (Mihene) şehrinde 967 yılında doğdu, 1049 yılında öldü. Babası halkın çok saygı gösterdiği Ebu'l Hayr Muhammed'di ve çevresinde dindarlığı ile meşhurdu. Ebu Said küçük yaştan itibaren babasının rahle-i tedrisinden geçti.

Ebu Said'in hayatının tüm safhası söylencelerle, menkıbelerle örülmüş. O kadar ki bu söylenceler çocukluğundan başlıyor. Onun ileride büyük bir mutasavvıf olacağını başka bir mutasavvıf olan Ebu'l Kasım Bişr keşfetmiş, babasına çocuğunu nasıl yetiştirmesi gerektiği konusunda yol göstermiş. Küçük Ebu Said'i daha fazla ibadet etmesi için yönlendirmiş.

Hayatları birbirine benziyor

Ebu Said ilk gençlik yıllarından itibaren ünlü bir mutasavvıf haline dönüştü. Ne zaman şiirle ilgilendiği bilinmese de, günümüze kadar gelen özlü sözleri var ve yoğun bir sevgi çemberinin ortasındaydı. Geceleri, hali vakti yerinde olan babasının sarayından kaçarak küçük bir camiye ibaret etmeye giderdi. Ebu aid’in hayatı da Mevlana’ya benziyor. Her iki isim de yaşamlarını dünya zevklerinden olabildiğince uzakta geçirmeye çalışmış. Günlerce hiçbir şey yemeden yaşamaya alışmışlar. Bu arada bir sürü düşman edinmişler ancak hiçbirine karşılık vermemişler.

Ebu Said, Mevlana’nın aksine Hırıstiyanları ve Musevileri Müslümanlığa davet ediyordu. Bu uğurda kiliselere bile gittiği anlatılıyor menkıbe kitaplarında. Tabi bir çok Hıristiyan ve Yahudi’nin de bu çalışmalar sonunda Müslümanlığa geçtiği ilavesiyle. Bu gerçekten böyle oldu mu bilinmez ancak devlet adamlarının yanındaki saygınlığı konusunda kesin bilgiler var. Ölümünden yıllar sonra bile oğulları Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün yardımlarına mazhar olmuşlar.

Her şey Yunus Emre’ni bir dizesindeki gibi; “Mal sahibi, mülk sahibi / Hani bunun ilk sahibi”. Şiir ortada sahibi muhtelif. En azından kamuoyun nezdinde…




___Alıntı__
°¤»MeczuP«¤° isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-22-2009   #5
Elit Üye
Rathor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 758
Tecrübe Puanı: 11
Rep Puanı : 11
Rep Derecesi : Rathor is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 290
Aldigi Tesekkür: 270
Standart --->: mevlananın sahte rubaisi

Toplumu selamete davet ve irşad amacıyla görevlendirilmiş bir şahıs neden yapılan yanlışları bünyesinde toplamaya çalışır ve her hatanızla kabulümsünüz der? Maksat hatalı da olsan buyur gel mi demektir. Yoksa ne hata işlersen işle gel tövbe et mi demektir?

Hangi Allah dostunun yanına tövbe etmeden gidiliyor ki? (ziyaret amaçlı olanları kastetmiyorum)
__________________
Rathor isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
mevlananın, rubaisi, sahte


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:27 .


Bektaşilik, Ü-V, Kötü Alışkanlık & Huylar, Maturudiyye, Ed-Duâu Silahu'l Mü'min, Bahailik, Kurban ve Kurban Bayramı, Eğlence & Mizah, İlmu'l Kevn-i Fesad, Bakım & Tavsiye Bölümü, Cin'in İnsan Bedeninde Bulunduğunun Teşhis Edilmesi, Bağlama Büyüsü, Teknik Destek, Vehim Büyüsü, Maliki mezhebi, Eğitim & Kadın, Hacet & İstek, Hac, Resim & Video, Canbar Büyüsü, İlmu'l-Havâssu'l-Kur'ân, Özel Paylaşım Bölümü, Havas İlmi Soru Cevap & Yardım İstekleri, İlmu'l-Havâs Genel Uygulamalar, Psikoloji, Metafizik Video Bölümü, Telepati, Aura, Fotoğraf Makineleri, Sia, Hanbeli mezhebi, Dini Filmler & Belgeseller, Enerji Okulu, Havass Çalışması, Dürzilik, Tasavvuf Klasikleri, Hanefi mezhebi, Nakşibendiyye, İlmu'l-Havâs'ta Uygulama Şartları, Kundalini Reiki, Rıfai'ye, Astronomi & Astroloji, Selefiyye II, Tarih, Kuantum, Evliliği Bozma Büyüsü, İlmu'l- Ledünni, Wicca Ve Maji, Müsebbihe, Kutsal Kitaplar, Reenkarnasyon, Büyü Maji Uygulamaları & Davetler, İlm-u'l Hurûf, Cebriyye, Kurallarımız & Uyarılarımız!, İlişkiler & Duygular, İlmu'l-Bâtın, Video kameralar (arıza ve kullanım), Şifâ & Tedavî, Kayıp & Çalıntı, Korunma, Vcd & Dvd arızaları ve kullanımı, Hadis-i Şerifler, Regaib Kandili, Bio Enerji, Rebiül Evvel Ayı, Görüş ve Önerileriniz, Sorun ve Şikâyetleriniz, K-L, Maziden Olaylar, Televizyon & Radyo, Cazibe Büyüsü, Metafizik, Alışverişi İptal Büyüsü, İlm-u'l Huddam, Zebur/Hz.Davud (A.s), İlmu'n -Nebati Şifa, Allah Celle Celâluhû ve Esmâül Hüsnâ, Es'ariyye, Işınlama Ve Teleportasyon, Safer Ayı, P-R, İlmu'l-Feraset, Melamiyye, Usui Reiki, Zikir, E-F, Fal & Tarot, Tartışma Platformu, Diğer Formüller, S-Ş, Bilim & Teknik, Cep Telefonları, Serbest E-Kitaplar, İlmu'l-Kimya, Nusayrilik, Kadiyanilik, Duruişiti, Tv Kartı Sürücüleri, Tasavvufî Müzikler, Şifalı Taşlar, Antik Uygarlıklar & Örgüt Ve Cemiyetler, Ticaniyye, Bayramiyye, Arapça Uygulamalar, Elektronik, Zilhicce Ayı, Galibiyet & Dil Bağlama, Fıkıh, Soğutma Büyüsü, Exorcism /Şeytan Çıkarma, Tv arızaları, Ramazan Ayı, Hurufilik, Erkeğin Bağlanması, Cinci Ve Büyücülerin Teşhisi, Kadir Gecesi, Bluetooth Driver, Sağlık, Şevval Ayı, Babilik, İlmu'l Ahkâm-ı Nücum, Hayatın İçinden, İlmu'l-Havâssu'l Berhetiyye, İlmu't-Tabir-i Rüya, İlmu's-Simya, Hipnoz, Büyü Çeşitleri Ve Çözümleri, O-Ö, Muhabbet Büyüsü, Psişik Güçler, Maji Çalışması, Kısmet & Şirinlik, Cemaziyel Ahir Ayı, Yaşadığımız Dogaüstü Olaylar, Selefiyye, Duyurularımız & Yeniliklerimiz, Rebiülahir Ayı, Levitasyon, Toplu Enerji Çalışması, WebCam Sürücüleri, İncil/Hz. İsa (A.s), Hz. Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Forum Zikirleri, Kitap Tanıtım İnceleme, İlmu'l-Havâssu'l Celcelûtiyye, M-N, Sinema, Kültür & Sanat, Rızk & Bereket, T-U, Ses Kartı Sürücüleri, Sahâbeler ve Hayâtü's-Sahâbe, Bektaşiyye, İlmu'l-Havâs Ocağı & Malzemeleri, Evrensel Enerjiler, C-D, Melamiyye, Durugörü, Osmanlıca Kitap Tercüme, Ismailiyye, Workshop, Yazıcı Sürücüleri, Dini Hikayeler & Makaleler, Cemaziyel Evvel Ayı, Hâricilik, Recep Ayı, İlmu'l-Havâs Genel Açıklama, Vehabbilik, Arapça Kitap Tercüme, Medyumlar & Medyumluk, Aşk Büyüsü, Dâ'vet & Azîmet, İlmu'z-Zahîr, İlmu'l- Lügat, Alevilik, Diğer Büyüler Ve Çözümleri, Tedavi İçin Ayetler,Dualar ve Rukyeler, Deja Vu, Diğer Dinler & İnançlar, Güzellik & Sağlıklı Bakım Önerileri, Bilgisayar, Sevgi & Saygı, Mezhepler, G-H, Caferiyye, Miraç Kandili, Halvetiyye, Aşure Günü, Safii mezhebi, I-İ, Parapsikoloji, Güvenlik Kamerası Driverleri, Ethernet Kartları, Aile, Evlilik & Çocuklar, Mürekkepler & Yazım Malzemeleri, Tasavvufta Kavramlar, İlmu'l-Havâssu'l Cevşen, Yönetim Bölümü, Tarikatlar, Kadiriyye, Fax/Modem Driver, Felsefe, Sözlük & Alfabeler, Yezidiyye, İlmu'l-Havâssu'l-Esmâu'l-Husnâ, Uydu Cihazları, Psikometri, Karı Koca'yı Ayırma Büyüsü, Ruhsalenerji Araştırmaları, Ruhsal Cafe, E-Kitaplar, Evlilik Büyüsü, Celvetiyye, Çocuklar İçin Uygulamalar, Psikokinezi / Telekinezi, Mürcie, Dua İstekleri, Havas Okulu, Hak Din İslam, Es-Selamü Kable’l Kelam, Peygamberler, Definecilik, S-Ş, İlmu'l-Havâss'ın Kolları, Ezoterizm, Y-Z, Tasavvufî Makaleler, Aşırı Kanama Büyüsü, Güncel Haberler, İlmu't-Tılsımat, Ayırma Büyüsü, Doğa Üstü Olaylar & Hikayeler, Mevleviyye, Haftanın Fırsatı, Notebook Driver, İlmu't-Tıp, Bakım Çeşitleri & Metodları, Alimler ve Evliyalar, Zilkade Ayı, Kişisel & Manevî Gelişim, Kur'an-ı Kerim, Mutezile, Alfabeler & Harflerin sırları, İlmu'l- Vefk, Kaderiyye, Tütsüler & Buhurlar, Muharrem Ayı, Teknik Destek, İlmu'l-Hayvan, Meditasyon & Yoga & Tai Chi Chuan, Şaban Ayı, A-B, Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler, Cin Ve Büyü'den Korunma Yolları, İlmu's-Sihr, Sevgi Büyüsü, Cinler ve Ruhsal Varlıklar Alemi, Ramazan Bayramı, Ahd-i Atik Tevrat/Hz.Musa (A.s), Toplu Enerji Uygulamaları, Astral Seyahat, Pcmcıa Driverler, Kutlu Doğum - Mevlid Kandili
Powered by vBulletin Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0