![]() |
|
|
|||||||
| Tartışma Platformu Havass, Büyü, Astroloji, Maji Gibi Tüm Parapsikolojik, Ezoterik ve Okült Konuları Tartışabileceğiniz Ortak Alandır. |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
![]() Üyelik tarihi: Jul 2010
Nerden: IZMIR
Mesajlar: 2.142
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 26
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 1402
Aldigi Tesekkür: 1369
|
Seytan nedir ve nasil tanimlanir ?
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] ISLAMA GÖRE ŞEYTAN (Şeytan da Cin taifesindendir.) Şeytan hakkında, Allahü Tealanın insanlara bildirdiği en son ve doğru bilgi, İslam dininde mevcuttur. Kuran-ı Kerimin pek çok ayetiyle bir kısım Hadis-i Şerifler, insanlara Şeytanın varlığının yanısıra, Şeytanın insanları aldatma ve kötü yola sürükleme usulleriyle ondan korunma çarelerini anlatmaktadır. İslam alimlerinin kitaplarında uzun uzun yer alan bu bilgiler kısaca şöyle özetlenebilir: Allahü Teala; melekleri, insanları ve cinleri kendisine ibadet etmesi için yarattı. Kuran-ı Kerimde, Zariyat Suresi 56. ayetinde mealen; İnsanları ve cinleri ancak beni bilip ibadet etmeleri için yarattım* buyruluyor. İnsanlar topraktan, melekler nurdan, cinler de ateşten yaratılmıştır. Hicr Suresi 27. ayetinde mealen; (Ademden önce) cinlerin babası olan Canı ateşten yarattık buyurdu. Şeytan da Cin taifesindendir. Asıl adı İblis olan Şeytanın bir adı da Azazildir. Cinlerin yaratılması, insanların yaratılmasından çok öncedir. Aralarında uzun devirler geçmiştir. İslam alimlerinden Muhyiddin-i Arabinin bildirdiğine göre, bu zaman dört bin yıldan az değildir. Melekler yaratıldıkları zamandan itibaren ibadete başladılar. Hiç isyan, itaatsizlik yapmadılar. Canın evlatları olan cinler, yeryüzüne gönderilince, fitne fesat çıkardılar. İsyanları sebebiyle zaman zaman Allahü Teala tarafından helak edildiler. İsyan ve taşkınlık yapmamaları için, Allahü Teala onlara dinler gönderdi. Aralarından en iyileri vali seçilip görevlendirildi. Bu valiler tarafından yeryüzünde fesat çıkarmamaları, ibadet ve taatle meşgul olmaları için nasihatler edildi. Cinlere nasihat etmek üzere vazife verilenlerden biri de Azazil yani İblisti. Allahü Teala mealen; *Ben, yeryüzünde bir halife yaratacağım.* (Bakara Suresi: 30) buyurdu. Bunun üzerine melekler; *Ya Rabbi! Yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökenleri mi yaratacaksın?* (Bakara Suresi: 30) dediler. Allahü Teala bunlara; *Sizin bilmediğinizi ben bilirim.* (Bakara Suresi: 30) buyurdu. Melekler bu cevabı alınca pişman oldular. Çünkü bu sözleri, Allahü Tealanın işine karışmaktan ve Ona isyan etmekten değil, hikmetini anlayamadıklarındandı. Adem Aleyhisselamın şekil verilmiş hali Mekke ile Taif arasında kırk yıl yattığı sırada, melekler ve İblis (Şeytan) onu görmüşlerdi ve ondan korkmuşlardı. Ondan en çok korkan da İblis (Şeytan) idi. İblis, Adem Aleyhisselamın henüz ruh verilmemiş salsal halindeki bedenine dokununca, çınlayarak ses çıkardı. İblis, bedenine girip çıkar ve meleklere; Korkmayınız bunun içi boştur. Eğer ben ona musallat olursam helak ederim derdi. Ahmed bin Hanbelin bildirdiği Hadis-i Şerifte buyruldu ki Allahü Teala Ademin bedenine şekil verip bıraktıktan sonra (henüz ruh verilmeden) İblis, etrafında dolaşıp ona bakmaya başladı. Onun içini boş görünce; *Bu kendine sahip olamaz. Benim için kolay ele geçirilebilir.* dedi. Adem Aleyhisselamın bedenine ruh verilmeden önce, melekler Adem Aleyhisselamın bedenini görüp ondaki uygunluğa, ahenge ve ilahi sanata hayran kaldılar Allahü Teala bundan güzel bir şey halk etti mi acaba dediler İblis, Adem Aleyhisselamın ruh verilmemiş halindeki bedenini görünce meleklere, Eğer o sizden üstün, faziletli kılınırsa ne yaparsınız? dedi. Melekler; Biz Rabbimizin emrine uyarız dediler İblis ise kendi kendine; Eğer ona hürmet etmem emrolunursa, isyan ederim dedi. Ebu Yalanın ve Buharinin Ebu Hureyreden rivayet ettikleri bir Hadis-i Şerifte şöyle buyruldu; Şüphesiz ki Allahü Teala Ademi topraktan yarattı. Adem Aleyhisselamı yaratacağı toprağı tin (çamur) haline sokup, hame-i mesnun (balçık çamuru) oluncaya kadar bekletti. Sonra onu şekil verip, salsalün kelfehhar (pişmiş ker¤¤¤ gibi) oluncaya kadar bekletti. Şeytan, Adem Aleyhisselamın bedeninin ruh verilmemiş bu halini görüp), yanına vardıkca; *Şüphesiz sen, büyük bir iş için yaratıldın* derdi. Sonra, Allahü Teala Adem Aleyhisselamın bedenine ruh verdi. Ruh, önce gözüne ve genizlerine sirayet etti. Genzine sirayet edince aksırdı. Allahü Teala onu rahmetiyle karşılayıp; *Rabbin sana merhamet etsin.* buyurdu..* Allahü Teala Adem Aleyhisselamın bedenine ruh verdikten sonra melekleri ve cinleri haberdar edip; *Ademe secde ediniz!* (Bakara Suresi 34) emrini verdi. Önce Cebrail Aleyhisselam secde etti. Sonra sırayla; Mikail, israfil, Azrail ve diğer bütün melekler secde ettiler. Secde eden meleklerin her biri. Allahü Teala tarafından çeşitli hizmetleri görmekle şereflendirildi. İblis, kibir ve gururundan secde etmedi Allahü Teala İblise mealen; *Ey melun! Ademe niçin secde etmedin?* buyurunca, İblis dedi ki *Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten onu ise topraktan yarattın.* (Araf Suresi 18) Yani ateş; latif, saf ve ışıktır. Elbette topraktan üstündür diyerek bu bozuk kıyasını ileri sürdü. Böylece Allahü Tealanın emrine isyan etti. Ebedi olarak Cehennemlik oldu İblis, Adem Aleyhisseama secde ediniz emrine uymayınca, Allahü Teala mealen; *Hemen in oradan (Cennetten). Artık senin Cennette kibirlenmen (kendini büyük görmen) gerekmez. Haydi Cennetten çık. Çünkü hor, alçak ve bayağı kimselerdensin.* (Araf Suresi: 13) buyurdu. İblis Cennetten koğulunca ölüm acısını tatmamak veya sonsuz bir hayat yaşamak istediğinden dolayı Allahü Tealaya *Bana halkın dirilip kaldırılacakları bas gününe kadar mühlet (ömür) ver.* (Araf Suresi: 13) diyerek dünyada da ve ahirette ölümsüz olmayı istedi. Allahü Teala da ona ölümden ve Cehennem azabından kurtuluş olmadığını bildirip, birinci sur üflenip bütün canlıların öleceği vakte kadar mühlet verdi. Böylece Kıyamet gününe kadar mühlet verilip serbest bırakıldı. İblis bunun üzerine mealen; *Öyle ise beni azdırmana yemin ederim ki, insanoğullarını saptırmak için muhakkak senin doğru yoluna oturacağım! Vesvese verip, pusu kuracağım. Sonra da onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım (musallat olacağım). Sen de onların çoğunu şükredici (kimse) bulamayacaksın.* (Araf Suresi: 14-17) dedi. Allahü Teala mealen buyurdu ki: *Ayıplanmış ve rahmetimden koğulmuş olarak oradan (Cennetten) çık. Yemin ederim ki onlardan kim sana uyarsa, Cehennemi hep sizden dolduracağım.* (Araf suresi: 18) İblis kendisine kıyamete kadar ömür verilip, serbest bırakıldı. Adem Aleyhisselamın evlatları olan insanlara dünyada imtihan edilmek, denenmek için üç din düşmanı yaratıldı. [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Yehova Şahitliği'nde Şeytan Yehova'nın Şahitleri, Şeytan'ın mükemmel ruh özelliklerine sahip bir melek olarak yaratıldığına; ancak Âdem ve Havva'nın tanrı Yehova yerine kendisine itaat etmelerini sağlamaya çalışmasıyla Şeytan'a dönüştüğüne inanırlar. Şeytan'ın zamanla güzelliğinden ötürü gurura kapılarak kendisini bir tanrı gibi görmeye başladığını ve bu şekilde kendisini Yehova'ya bir rakip yaptığına inanırlar. Şeytan sözcüğünü daha kesin anlamak için, Kerub sınıfından bir melek olan "Şeytan" sözcüğünün "Karşı Koyan" anlamına geldiğinin gözönünde tutulması gerekir. Şeytan, Tanrı'nın amacına karşı koymaya çalıştığı için bu sıfatı almıştır. Şeytan adı bu varlığın özel adı değildir. Şeytan "Aden Bahçesi"nde, "-Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün." denilerek, yasaklanan meyveyi yemesi için Havva'yı kışkırtmış ve yalan söyleyerek itaatsiz olmasını sağlamıştır. Bunu yaparken bir yılanı kukla gibi şu sözlerle konuşturmuştur: Yılan, "-Kesinlikle ölmezsiniz" dedi, "-Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız.". Bu şekilde Şeytan, Âdem'le Havva'yı tanrıya itaatsiz olmaları için ayarttığında, meselenin yalnızca bir meyveyi yemek olmadığına, tanrı Yehova'nın insanları yönetme hakkına meydan okuduğuna inanırlar. Tanrı Yehova'nın, Şeytan'a ortaya çıkardığı bu dava nedeniyle (Tanrı'ya göre altı gün) 6000 yıllık bir süre tanıdığına inanırlar. Şeytan'ın ortaya çıkardığı davaların şunları içerdiğine inanırlar: Şeytan'ın, "Çünkü Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesini yediğinizde gözleriniz (anlayışınız) açılacak, iyiyle kötüyü bilerek Tanrı gibi olacaksınız." sözlerine göre; Şeytan Yehova'nın insanlar üzerindeki yönetiminin haksız olduğunu iddia etmiştir. Şeytan, insanların kendi kendilerini daha iyi bir şekilde yönetebileceklerini ve Yehova'nın karışması olmadan kendi yönetimleriyle Dünya'yı Cennet gibi bir yer yapabileceklerini iddia etmiştir. Bu nedenle, Şeytan'a göre, Yehova insanların kendi kendilerini yönetmelerine izin vermelidir. Şeytan'a göre, Tanrı'ya gerçekten vefalı, sadık tek bir kişi bile yoktur. Sadık olan kişiler yalnızca kendileri için iyi şartlar sürdüğünde sadık kalmaya devam ederler. Eğer bu sadık insanların başlarına çeşitli sıkıntılar gelecek olursa, bu kişiler Yehova'ya sadık olmaktan vazgeçeceklerdir. Bunun ispat edilebilmesi için kendisine bir fırsat verilmesi gerektiğini iddia etmiştir. Yehova'nın Şahitleri, Yehova'nın Şeytan'ı bu davalar nedeniyle hemen yok etmediğini ve eğer hemen yok edecek olsaydı, bütün yarattığı ruh varlıkların zihinlerinde kendisinin haklı olup olmadığı kuşkusunun doğacağını bilerek, Şeytan'a geçici bir süre için izin verdiğine inanırlar. Ayrıca, Tanrı'nın Şeytan'a ve insan yönetimlerine izin vermekle, kötülüğe de izin verdiğine; çünkü bunun sonuçlarının kötü olacağını bildiğine inanırlar. Yehova'nın, Şeytan'ın iddialarının geçersizliğini bu kötü sonuçlara göre ispat edeceğine inanırlar. İncil'deki "Bu Dünya'nın egemeni şimdi dışarı atılacak." ve "Artık sizinle uzun uzun konuşmayacağım. Çünkü bu Dünya'nın egemeni geliyor. Onun benim üzerimde hiçbir yetkisi yoktur." sözlerine göre, Yehova'nın Şahitleri bu davaların çözümüne kadar, 6000 yıllık bir süre için Dünya'yı perde arkasından Şeytan'ın yönettiğine inanırlar. Ve Şeytan'ın bunu yaparken "Buna şaşmamalı. Şeytan da kendisine ışık meleği süsü verir." sözlerine göre, Şeytan'ın insanları çoğu kere iyilik meleği gibi görünerek kandırdığına inanırlar. Yehova'nın Şahitleri, Şeytan'ın 6000 yılın bitiminde, bir "uçuruma" atılarak 1000 yıl boyunca faaliyetsiz bırakılacağına ve 1000 yıl geçtikten sonra sonsuza dek yok edileceğine inanırlar. Bu 1000 yıllık dönemde Şeytan'ın bozduğu şeylerin telafîsinin olacağına inanırlar. Bu telafî Yehova'nın Şahitleri'ne göre yeryüzünde Cennet'in yeniden kurulması ve ölmüş kişilerden birçoğunun dirilerek bu Cennet'te yaşamasıdır. Yeni Antlaşma'da (İncil'de) Şeytan Şeytan özellikle Yeni Antlaşma'da ve Hrıstiyan inancında kendisine daha çok yer bulmuştur. Özellikle İsa'yı sürekli olarak kışkırtır. Ancak Şeytanın kişiliğinin kaynağı İncil değil, hristiyan edebiyatıdır. John Milton'nun epik bir şiirinde Şeytanın en üst düzeyde bir melekken insanı ve kendini yaratan tanrıya karşı düşmanlığa yönelen bir kişilik olduğu anlatılır. Ancak Şeytan kesinlikle Cehennem'de hapsolmuş biri değildir aksine istediği her yere - Dünya'ya hatta Cennet'e bile - girip çıkabilir. Bu özellikleriyle Şeytanın nihayi amacı insanlığı yaratıcının yolundan saptırmaktır. Bu anlamda kendisini tanrıya bir rakip olarak kabul ettirme gayreti içindedir. Kendisine bir süre verilmiş ve bu sürenin dolmasına kadar yaratıcıya karşı açtığı savaşın sonucunu beklemektedir. Yaradılış (Genesis) bölümünde, Âdem ve Havva'yı kışkırtan yılan figürü, Tevrat'taki anlatımın aksine daha sonraları Hristiyan uleması tarafından Şeytan olarak değerlendirilmiştir. Doğu (Ortodoks) Kilisesine göre Şeytan, insanın üç düşmanı (günah-ölüm)'den birisidir. Bütün Hristiyan inanışlarında, Şeytan, İsa'ya ve İsa figüründe Tanrı'ya karşı son bir savaş (Armageddon) açacaktır. Bu savaş aynı zamanda Şeytana verilen sürenin de (aeonios) sonuna çok yaklaşıldığını gösterecektir. Unitaryan Kilisesine göre Şeytan bu zaman geldiğinde tekrar iyi olacak ve melek özelliklerine kavuşacaktır. Bu sürenin nasıl işleyeceği her kilisede farklılıklar gösterir. Neticede Dünya tüm şeytanlıklardan arınır ve tıpkı Cennet gibi günahsız bir yere dönüşür [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Ortaçağ'da Şeytan bir keçi gibi sakallı ve boynuzlu, elinde çatal ve kuyruklu olarak tasvir edilirdi. Bu görüntünün oluşmasının sebebi incil değildir ve hristiyanlıktan önceki pagan inanışlarda simgelenen bazı tanrı figürlerinden (Pan, Dionysus) kaynaklanır. Konu ANDROID tarafından (08-09-2011 Saat 22:09 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| nasil, nedir, seytan, tanimlanir |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|