Ruhsal Enerji  

Geri git   Ruhsal Enerji > Ruhsal Enerji Tartışma Platformu > Tartışma Platformu

Tartışma Platformu Havass, Büyü, Astroloji, Maji Gibi Tüm Parapsikolojik, Ezoterik ve Okült Konuları Tartışabileceğiniz Ortak Alandır.


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Hz. Mehdi
Konudaki Cevap Sayısı
190
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
6045

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 02-02-2009   #1
Elit Üye
nasreddinhoca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 1.320
Tecrübe Puanı: 17
Rep Puanı : 19
Rep Derecesi : nasreddinhoca is on a distinguished road
nasreddinhoca - MSN üzeri Mesaj gönder
Ettigi Tesekkür: 1406
Aldigi Tesekkür: 770
Standart Hz. Mehdi

Mehdi’nin Özellikleri
Hz. Mehdi’nin çeşitli özellikleri Peygamber Efendimiz’in hadislerinde şöyle bildirilmiştir:

GÜZEL AHLAKLI OLMASI

Mehdi Allah’a karşı son derece boyun eğicidir. Ahlak bakımından Peygamber’e benzer.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s.163)

Ahlakı benim ahlakım olan bir evladım çıkacak.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)


Peygamberimiz’in üstün ahlakı Kuran’da şöyle haber verilmiştir:


Şüphesiz sen üstün ve pek yüce bir ahlak üzerindesin. (Kalem Suresi, 4)



HERKES TARAFINDAN ÇOK SEVİLMESİ
MÜCADELECİ OLMASI



Allah (c.c.) bütün insanların kalplerini onun (Mehdi’nin) muhabbetiyle dolduracaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)

Mehdi zuhur eder, herkes sadece ondan konuşur, O’nun sevgisini içer ve O’ndan başka bir şeyden bahsetmezler.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 33)

Ümmet-i Muhammed’den memnun olmadık hiçbir fert kalmayacaktır.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)

Onun hilafetinden yer ve gök ehli, hatta havadaki kuşlar bile razı olacaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29)

Mehdi işi sıkı tutacak.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 175)

İnsanlar hakka dönünceye kadar mücadelesine devam edecektir.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Fitneleri önlemenin kendisine zor gelmeyeceği ve öldürmenin de onu vazgeçiremeyeceği Ehli Beytim’e mensup birisi (Mehdi) sahip olmadan günler geceler bitmeyecektir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.12)

Mehdi hesabını çok seri bir şekilde görecek ve vaadinden dönmeyecektir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)

Mehdi Doğu tarafından çıkacak. Karşısına dağlar bile dikilse onları ezip geçecek, o dağlarda kendisine yol bulacaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39)


Allah Kuran’da pek çok ayette elçilerinin güzel ahlakı ve mücadeleci karakterlerinden bahsetmektedir. Elçiler kavimlerinin tüm inkarlarına, alaylarına, tuzaklarına ve saldırılarına en güzel şekilde karşılık vermişler ve her zaman için Allah’ın yardımıyla galip gelmişlerdir.


Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme. (Hicr Suresi, 94)

Öyleyse kafirlere itaat etme ve onlara (Kur’an’la) büyük bir cihad ver. (Furkan Suresi, 52)
Kendilerine yara isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır. (Ali İmran Suresi, 172)


Mehdi hem üstün ahlakıyla, hem de güçlü, mücadeleci karakteriyle tüm inananlara örnek olacaktır.

TEBLİĞ GÜCÜ (İRŞAD)



Hz. Mehdi, kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)

O (Mehdi) kuru bir kamış ağacını kuru bir yere dikecek, anında yeşillenip yaprak verecek.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 165)

Mehdi bir yere kuru bir dalı diker ve dal yapraklanıp yeşillenir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 67)


Bu hadisler zahiri manalarının dışında farklı şekillerde yorumlanmaktadır. Bu yorumlardan biri şu şekilde olabilir: Mehdi "kuru bir ağaç"a benzetilen bir insana teveccühüyle ve onu irşad etmesiyle; önceleri aynı kuru bir ağaç gibi etrafına faydalı olamayan bu insanı, bu kez yeşillenmiş ve meyve vermiş bir ağaç gibi etrafına, yani dinine, milletine ve bütün insanlığa faydalı hale getirecektir.
Bu müteşabih hadislerin anlamı, İmam Rabbani’nin kendi tebliğ gücüyle ilgili benzetmesinden de ortaya çıkmaktadır:


Allah-ü Teala, hidayet işinde; bana büyük bir güç verdi. O kadar ki: Kuru bir ağaca teveccüh etsem; o kuru ağaç hemen filizlenir.

(Mektubat-ı Rabbani, 1-18)


Aşağıdaki hadis-i şerifte de benzer bir şekilde; önceleri cahil, cimri ve korkak olan bir insanın, ahir zamanın büyük mürşidinin tebliği ve eğitimiyle bilgili, cömert ve cesur bir hale geleceği, adeta önceleri kuru ve faydasız olan bir ağacın yeşerip yaprak vermesi gibi şahsiyetini değiştireceği bildirilmektedir.


Asrında cahil, cimri ve korkak olan bir adam hemen alim, cömert ve cesur olacak.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 186)



HİKMETİ VE ANLAYIŞ GÜCÜ

Hadislerde Hz. Mehdi’nin Allah tarafından kendisine verilmiş özel bir güce sahip olduğu bildirilmektedir:


O, kimsenin bilemediği gizli bir gücün sahibi olduğu için kendisine Mehdi denilmiştir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman)


Muhyiddin Arabi Mehdi’nin bazı özelliklerini saymaktadır. Aşağıdaki izahında Mehdi’nin dikkat çeken başlıca 9 özelliğine yer vermektedir:


1. Basiret sahibi olması

2. Kutsal kitabı anlaması
3. Ayetlerin manasını bilmesi
4. Tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi
5. Öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten ayrılmaması
6. Varlıkların sınıflarını bilmesi
7. İşlerin girift taraflarını bilmesi
Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz. Mehdi kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham neticesi olacak. Yani Hz. Muhammed’in getirdiği şeriat üzere hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamber onu vasfederken "Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek" demiştir. Bundan anlıyoruz ki, Mehdi, şeriat sahibi değil, şeriata uyandır.
8. İnsanların ihtiyacını iyi anlaması
Çünkü onların her türlü işlerini görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine seçmiştir. Liderlerin davranış ve faaliyetleri kendilerinden ziyade halkın menfaatine olmalıdır... Halkın yararına aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini görmeyen bir lider azledilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında fark kalmamıştır.
9. Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibi ilimlere vukufu bulunması. Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edilecek meseleleri halledebilir.
(Kıyamet Alametleri, s. 189)



ZAMANIN EN HAYIRLISI OLMASI


Muhammed ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz olan kimseye katılın.. O Mehdi’dir."

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)

Devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)

Mehdi (zamanındaki) insanların en hayırlısıdır.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 58)



CİFR (EBCED) İLMİNİ BİLMESİ

Mehdi’nin vehbi ilme ait bir başka özelliği de ebced hesabını ve ona ait sırları bilmesidir. Taşköprülüzade Ahmet Efendi "Mevzuatu’l-Ulum" isimli eserinde (c.11/ s. 246) Mehdi’nin cifr ilmine vakıf olacağını kaydetmiştir:


Bazıları dediler ki, bu kitabı kemal-i vukuf ahir zamanda hurucu muntazar Hz. Mehdi’nin hurucuna mevkuftur ki, onlar cifr ilmine vakıf ve sırlarına arif olurlar. Kitab-ı enbiyayı salifeden dahi bu ilim varid olmuştur.

(Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu s. 252)



KUTSAL EMANETLERLE ÇIKAR
SIKINTI VE ZORLUKLARLA KARŞILAŞMASI



Naim bin Hammad, Ebu Cafer’den şöyle rivayet etmiştir; "Mehdi, Mekke’de Peygamberimizin sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle yatsı vaktinde çıkar.

(Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi "Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi)


İnkar içinde olan kavimleri uyarmak ve onları doğru yola davet etmek için gönderilen tüm elçiler, gönderildikleri kavimler tarafından yalanlanmış ve onların çeşitli itham ve iftiralarına maruz kalmışlardır. Ehl-i Beyt’ten gelecek olan Hz. Mehdi’nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla karşılaşacağı hadislerde haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah bilir)
Peygamberimiz Hz. Muhammed’in aşağıdaki hadisi böyle bir durumu, "Mehdi’nin biat sırasında kendisinin birçok kahr ve haksızlığa uğradığını insanlara açıklayacağını" haber vermektedir.
Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:


Mehdi, bizden, Ehl-i Beyt’tendir... Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır.

Benden sonra Ehl-i Beytim bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve tarda maruz kalacaklardır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)


Aşağıdaki hadis-i şerifte de İstanbul’u fethedecek olan Hz. Mehdi ve yardımcılarına, fetihten önceki devrede hastalık, sıkıntı ve üzüntülerin isabet edeceği ve daha sonra bu sıkıntının kaldırılacağı bildirilmektedir.


... Mehdi, Resulullah’ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar. İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: "Ey insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun Ehl-i Beyti çok belalar gördü ve bizler kahr ve haksızlığa maruz kaldık."

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)




Allah Konstantiniyye’yi (İstanbul’u) çok sevdiği dostlarının ehline fethedecek... Onlardan hastalığı ve üzüntüyü kaldıracak (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 181)




Dininde kavi, güçlü olanın başına gelecek belalar büyük olur. (İbni Hibban)

Hak Teala bir kulunu sever veya kendine yaklaştırmak isterse, üzerine bela ve musibetleri ardı ardına gönderir. (İbni Ebi’d Dünya)
Hak Teala bir kimseye bir hayır diledi mi, ona bela ve musibet verir. (İmam Malik ve Buhari)


Allah, Kuran’da birçok peygamberin kavimleri tarafından yalanlandıklarından, delilik ve büyücülükle suçlandıklarından ve daha pek çok saldırı ve eziyetle karşılaştıklarından bahseder. Elçiler tüm bu saldırılar karşısında sabretmiş, onlara en güzel şekilde cevap vermişlerdir.


Andolsun senden önce de elçiler yalanlandı; onlara, yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları ve eziyete uğratıldıkları şeye sabrettiler... (Enam Suresi, 34)

"Bize ne oluyor ki, Allah’a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz..." (İbrahim Suresi, 12)
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir." (Duhan Suresi, 14)
İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: "Büyücü ve cinlenmiş" demişlerdir. (Zariyat Suresi, 52)
Fakat o, ’bütün kişisel ve askeri gücüyle’ yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi. (Zariyat Suresi, 39)
(Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım." (Şuara Suresi, 29)
Ey iman edenler, Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Allah onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O, Allah katında vecihti. (Ahzap Suresi, 69)
Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın." (Saffat Suresi, 97)
Sonra onlarda (Yusuf’un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı. (Yusuf Suresi, 35)
Fakat Rabbi onu seçti ve onu salih olanlardan kıldı. O inkar edenler, zikri (Kur’an’ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. "O, gerçekten bir delidir" diyorlar. (Kalem Suresi, 50-51)



MEHDİNİN GÖZETLENMESİ - TAKİP EDİLMESİ -


Deccal çıkınca, ona karşı müminlerden bir adam (Mehdi) yönelir. Derken o mümin kimseye birçok silahlılar, Deccal’ın merkezlerde gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar.

(Mehdilik ve İmamiye s. 37, Sahih-i Müslim,
c. 11/s. 393’den nakil)


Hadisin başlangıcında Mehdi’nin Deccal’ın silahlı adamları tarafından gözetlendiği ve takip edildiği bildirilmektedir. Önceki devirlerde de Allah yolunda mücadelede bulunmuş bazı peygamberlerin de benzer şekilde gözetlendiğini böylece kontrol altında tutulmak istendiğini Kuran’dan öğrenmekteyiz:


"O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin." (Müminun Suresi, 25)



MEHDİ HAKKINDA OLUMSUZ PROPAGANDA YAPILMASI

Hadiste Mehdi’nin "sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi" müteşabih olarak (benzetme yapılarak) söylenmiştir. Mehdilik ve İmamiye kitabının yazarı bu bölüm için "Mehdi’nin ünü, "durmadan etrafa ilan edilip yayılmaktadır" demektedir. Fakat bunu Deccal taraftarları yapacağı için bu propagandanın Mehdi’yi kötüleme şeklinde olacağını söyleyebiliriz.
Peygamberimiz devrinde İslam düşmanları, onu kötülemek için o devrin yayın organı sayılan şairleri kullanıyorlardı. Şairler, panayırlarda, çarşılarda Peygambere çeşitli hakaretler ediyor, Ona deli, büyücü, kahin şeklinde iftiralar atıyorlardı. Şimdi de İslam düşmanı olan Deccal yanlıları yazılı ve sözlü yayın organlarıyla Mehdi’yi kötüleyecekler, halkın nazarında itibarını sarsmaya çalışacaklardır.


Mümin şahıs (Mehdi) Deccal’ı görünce: "Ey insanlar! Resulullah’ın zikrettiği Deccal işte budur" der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın!" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccal’ın onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.

(Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40)


Hadislerde Mehdi’nin başlangıç yıllarının sıkıntı ve zorluklarla dolu mücadele yılları olduğu anlatılmaktadır. "Altınçağ" ise Mehdi’nin yeryüzünde bulunduğu son dönemlere aittir. Mehdi ve Müslümanlar ancak bu devirde rahata, bolluğa, huzura kavuşacaklar ve sevgiye, barışa, kardeşliğe dayalı bir hayatı bu devirde yaşayacaklardır.

KİMSEYE TENEZZÜL ETMEMESİ



" Mehdi bizden, Ehl-i Beyttendir. O, benim ümmetimden, tenezzül etmeyen (Allah’tan başka hiçbir varlığa minnet duymayan) bir adamdır."

(Suyuti, el-havi, 2/24)



Allah’TAN KORKACAĞI



Mehdi, gerges kuşunun kanadı ile titremesi gibi Allah’tan çok korkan bir kimsedir"

(Naim b. Hammad)



YOKSULLARA KARŞI MERHAMETLİ



Hz. Tavus (r.a.) dan rivayete göre; Resulullah (S.A.v.) şöyle buyurmuştur:

"Çalışanlar üzerine disiplinli olması, malı cömertçe vermesi ve yoksullara karşı çok merhametli olması, Mehdi’nin alametlerindendir."
(Ebu Nuaym tahric etmiştir.)



MELEKLERİN YARDIMI OLACAKTIR



"Allah (c.c) ona (Mehdi’ye) üç melekle imdad eyleyecektir. Onlar, (Mehdi’ye) muhalefet edenlerin yüzlerine ve arkalarına vuracaklardır."

(Ikdu’d Dürer s. 12 A)



AZ KARDEŞİ OLACAĞI



"Kardeşi az olandır. Daha doğrusu, onun hiç kardeşi yoktur"

(Risalet ül Mehdi s.161)



İKİ DEFA KAYBOLACAK



"Ebu Abdullah Hüseyin bin Ali aleyhi’s-selâm’dan şöyle buyurduğu rivayet edilir:

"Bu işi yapacak olanın (yani Mehdi’nin) iki gaybeti vardır. Bu iki gaybetin biri o kadar uzayacak ki, bazıları: "O öldü", bazıları da: "O gitti" diyeceklerdir. Ne onu sevenler, ne de başkaları onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok yakın hizmetçisi onun yerini bilir."
("el-Saa Fi Eşrat-is Saa" s.93 (Mısır bas.)



İHTİYACINI BİLDİRMEZ



Hz.Hüseyin (r.a.) soruldu:

"İmam Mehdi hangi alametlerle bilinir?" Şöyle cevap verdi : "... insanlar ona muhtaç olurlar. O, ise insanlara ihtiyacını bildirmez."
(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi "Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar")



ÖRNEK AHLAKA SAHİPTİR



İlahi feyz ona ulaşır. Dini ilimleri ve örnek ahlakı telakki eder. (Allah’tan alır.)

(Konavi Risalet-ül Mehdi, s. 161 B)



HELALLERİ VE HARAMLARI BİLİR



Hz.Hüseyin (r.a.) soruldu:

"İmam Mehdi hangi alametlerle bilinir?" Şöyle cevap verdi : "Gönül rahatlığı ve vekar sahibi oluşu ile, helal ve haramı çok iyi bilmesi ile tanınır.
(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi "Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar")



Mehdi’nin Fiziksel Özellikleri

PEYGAMBERİMİZ’İN SOYUNDANDIR
Mehdi Peygamber Efendimiz’in soyundandır:


Hz. Ali’nin rivayetine göre Resulullah şöyle buyurdu: "Kıyametin kopması için zaman da sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.) benim Ehl-i Beytimden bir zatı (Mehdi’yi) gönderecek."

(Sünen-i Ebu Davud, 5/92)

Benim Ehl-i Beyt’imden bir adam bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez.

(En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)

Said b. el Müseyyeb’den, Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Mehdi, kızım Fatıma’nın neslindendir."

(Sünen-i İbn Mace, 10/348)

Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beyt’imden bir kişidir.

(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)


Bütün peygamberler birbirinin soyundandır. Hz. Mehdi de hadislerin belirttiğine göre bu soydan gelmektedir. Halk arasında bu soydan gelenlere Seyyid denmektedir. Allah, Kuran’da birbirlerinin soyundan gelen elçilerden bahsetmektedir. Bu ayetler Mehdi’nin de aynı soydan geleceğine işaret ediyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir)


Gerçek şu ki, Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir. (Ali İmran Suresi, 33-34)

"Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin." (Bakara Suresi, 128)
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 87)



GÜZEL VE NURLUDUR



O (Mehdi) güzel bir delikanlıdır, güzel yüzlüdür. Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir.

(Mehdilik ve İmamiye, s. 153 /İkdüd Dürer’den)

Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 33/Kitab-ül Burhan Fi Alamatil-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 22)


Allah, Hz. Yusuf’un güzelliğinden şu şekilde bahsetmektedir:


(Kadın) Onların düzenlerini işitince, onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı ve her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) bıçak verdi. (Yusuf’a da "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Allah’ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir. Bu, ancak üstün bir melektir" dediler. (Yusuf Suresi, 31)



SİYAH SAÇLIDIR



Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir.

(Mehdilik ve İmamiye, s. 153/İkdüd Dürer’den)



YANAĞINDA BEN OLMASI



Sağ yanağında siyah bir ben vardır. (Mer’i b. Yusuf b. Ebi Bekr, Beklenen Mehdi)
Yüzü parlayan yıldız gibi, yanağında siyah bir ben vardır, üzerinde kutvani iki aba vardır.

(Ahir zaman Mehdisinin alametleri, Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, s. 22)



OMUZUNDA NÜBÜVVET MÜHRÜ VARDIR



Mehdi’nin omuzunda Peygamber Efendimiz’deki nübüvvet mührü bulunacaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasarr Fi Alamatil Mehdiyy- il Muntazar, s. 41)

Omuzunda Peygamber’in alameti vardır.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 165/
Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23)


Omuzunda Peygamber’in nişanı vardır.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 163)


Hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere Hz. Mehdi’nin iki omuzu arasında Hz. Muhammed’de olduğu gibi açık bir alamet olan "nübüvvet mührü" olacaktır.


Cabir b. Semüre’den rivayet edilmiştir: "Resululah’ın mühürü güvercin yumurtası kadar bir yumru idi."

(Sünen-i Tirmizi, 6/126)

Ebu Saib b. Yezid’den rivayet edilmiştir: "Gözüm Peygamberimiz’in iki omuzu arasındaki mühüre ilişti."

(Sünen-i Tirmizi, 6/126)



RENGİ



Esmer olacaktır. (Kıyamet Alametleri, s. 163 El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)


Not: Arap ırkının ten rengi kırmızıyla karışık beyazdır.
Hz. Peygamber’in ten rengi de kırmızıya çalan beyaz renkti. Fakat, teninin görünen kısımları güneş, rüzgar gibi etkenlerle esmere çalıyordu. Rivayetlerden Hz. Mehdi’nin de Peygamber Efendimiz’le aynı renkte olacağı anlaşılmaktadır. Bir rivayette Resulullah’ın ten rengi şöyle tarif edilmektedir:


Enes b. Malik, Peygamber’in rengi hakkında şöyle dedi: Beyaz idi. Fakat beyazı esmere çalıyordu.

(İbni Kesir, Şemail’ür- Resul, s. 28)

Esmerden maksat bembeyaz olmayıp az kırmızılığı ispat etmektir. Çünkü Resul-ü Ekrem Hazretleri’nin rengi, hamamdan henüz yeni çıkmış ve kendisine kızıllık gelmiş olan bir beyaz kimsenin o andaki rengi gibidir. Yani Resul-ü Ekrem Hazretleri’nin mübarek rengi, kırmızı ile karışık nurani beyaz idi.

(İbni Kesir, Şemail’ür- Resul, s. 28)



GENEL GÖRÜNÜMÜ



Hz. Mehdi’nin boyu, posu sanki Beni İsrail ricalindedir.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 36-29)

Cismi, İsrail cismidir.

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 24)

Mehdi sanki Beni İsrail’den bir adamdır. (Tavrı onlara benzer yani heybetli ve acar.)

(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 23-30)

O açık alınlı... heybetli bir adamdır.

(İkdüd dürer)



BOYU



Mehdi, orta boylu olacaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)


Peygamber Efendimiz’in de aynı boyda olduğunu rivayetlerden öğrenmekteyiz:


Enes B. Malik rivayetlerde buyurdu ki: Resulullah (S.A.v) orta boylu idi. Bilindiği gibi hadiste geçen Rab’a kelimesi normal ve orta boylu demektir. Fakat normal boy için uzun olan şahsa göre bir sınır vardır. Çünkü boyun sahibi kendi karışı ile yedi karış kadar olan boya normal boy denilir.

(Tirmizi, Şemail-i Şerif, s. 15)



UYLUKLARI UZUNDUR



Uylukları uzundur, rengi arab rengidir.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 162-163)



YAŞI

Hadislerde belirtilen, Mehdi’nin gönderildiği yaşlardan kasıt, onun vazifeye başlayacağı, insanların kendisini tanıyacakları ve faaliyetini görüp izleyecekleri yaşlardır.


Yaşı 30 ile 40 arasında olduğu halde gönderilecektir... Mehdi benim evlatlarımdandır. 40 yaşlarındadır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)

40 yaşındadır. Diğer bir rivayete göre 30 ile 40 yaşındadır.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 16)

Mehdi benim neslimdendir. O 40 yaşındadır. Sanki yüzü parlak bir yıldızdır...

(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi "Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar")



SAKALI



Sakalı bol ve sık olacaktır.

(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

Sakalı sıktır.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci,s. 163)



BURNU GÜZELDİR



Onun alnı geniş, burnu ise ince olacaktır.

(Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5.Cilt, Sayfa 365)

Alnı geniş burnu parlaktır.

(Asrın Beklediği insan Mehdi, Adil Gökbayrak, s.28)
__________________
Her şekl dardır, ma'nâ, nasıl sığar?
Dilenci kulübesinde, sultânın ne işi var?



Şekle bakan gâfil, ma'nâdan ne anlar?
Cemâli görmeyince, cânânla ne işi var?
nasreddinhoca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2009   #2
Elit Üye
Rathor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 758
Tecrübe Puanı: 11
Rep Puanı : 11
Rep Derecesi : Rathor is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 290
Aldigi Tesekkür: 270
Standart --->: H.Z. Mehdi

Tam aklımdan geçiyordu böyle bir konu açmak, sana kısmet oldu nasreddinim.

Vakit öyle bir vakit ki, artık Mehdi'nin nasıl biri olup olmadığını anlamak için bazı kaynakları karıştırmak lazım. Gelip gelmeyeceğinden değil, çıkan sahtelerinin peşine düşmemek için.
__________________
Rathor isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-14-2009   #3
Madalyalı Üye
Delal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 3.491
Tecrübe Puanı: 38
Rep Puanı : 11
Rep Derecesi : Delal is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 2798
Aldigi Tesekkür: 1317
Standart Mehdi hakkinda

pek çok hadis-i şerif vardır. Bu hadis-i şeriflere göre Mehdi, Peygamber Efendimizin soyundan olacaktır. Bütün ümmeti derleyip toparlayacaktır. Onun zamanında müslümanlar hâkim durumunda olacaklardır. Zulme son verilecektir.
Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın çıkışı sadece mü’minler için değil bütün insanlık için hayırlara, güzel günlere vesile olacaktır. İslam alimlerinin belirttiklerine göre o günler yaklaşmıştır. Ümmet ve bütün insanlık Allah’ın izniyle o günlere doğru ilerlemektedir. Son yıllarda dünyada gerçekleşen bazı olaylar inşaallah o günlerin müjdesi olacaktır


[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...]
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATINDA HZ. İSA VE HZ. MEHDİ GERÇEĞİ
Allah, yazmıştır: "Andolsun, BEN GALİP GELECEĞİM VE ELÇİLERİM DE" Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

İslam ahlakının yeryüzüne hakim olacağı, Kuran-ı Kerim'de bildirilmiş olan hak bir vaaddir. Kuran'da İslam ahlakının hakimiyetiyle ilgili bildirilmiş olan ayetler son derece açıktır. Bu ayetlerden bazıları şu şekildedir.Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara vadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, ONLARI DA YERYÜZÜNDE GÜÇ VE İKTİDAR SAHİBİ KILACAK, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir... (Nur Suresi, 55)

Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. ÖYLE Kİ ONU (HAK DİN OLAN İSLAM'I) BÜTÜN DİNLERE KARŞI ÜSTÜN KILACAKTIR; müşrikler hoş görmese bile. (Saf Suresi, 8-9)

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. Müşrikler istemese de O DİNİ (İSLAM'I) BÜTÜN DİNLERE ÜSTÜN KILMAK İÇİN ELÇİSİNİ HİDAYETLE VE HAK DİNLE GÖNDEREN O'DUR. (Tevbe Suresi, 32-33)

Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, HAKKI (HAK OLARAK) KENDİ KELİMELERİYLE GERÇEKLEŞTİRECEKTİR. (Yunus Suresi, 82)

Andolsun, sizden önceki nesilleri, resulleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde, zulmettikleri ve iman etmeyecek oldukları için yıkıma uğrattık. İşte Biz, suçlu-günahkar olan bir topluluğu böyle cezalandırırız. Sonra, nasıl yapıp-davranacaksınız diye gözlemek için, ONLARIN ARDINDAN SİZİ YERYÜZÜNDE HALİFELER KILDIK.

(Yunus Suresi, 13-14)
Peygamberimiz (sav)'den bu yana yaşamış olan pek çok İslam alimi de, Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşü, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı ve İslam ahlakının hakimiyeti hakkında çeşitli yorumlarda bulunmuş, konuya açıklık getiren izahlar yapmışlardır. Hicri 13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde konuyla ilgili ayetlere ve Peygamberimiz (sav)'in bu konulardaki hadislerine geniş yer vermiş, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi hakkında tüm Müslümanlara yol gösterecek önemli açıklamalarda bulunmuştur.
Bediüzzaman'ın yapmış olduğu bu açıklamalar son derece anlaşılırdır. Ancak çeşitli sebeplerle, Bediüzzaman'ın bu sözlerindeki açık anlam görmezden gelinmekte, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi çeşitli şekillerde tevil edilmeye çalışılmaktadır. “Bizzat gelecekleri” Peygamberimiz (sav) tarafından kesin ve açık biçimde bildirilmiş olmasına rağmen, bu mübarek şahısların “fert olarak gelmeyecekleri” iddia edilmekte, hadisler ve İslam alimlerinin izahları bu düşünce doğrultusunda yanlış bir bakış açısıyla yorumlanmaktadır. Bu amaçla büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi tarafından kullanılan “şahsı manevi” kavramı da çarpıtılmakta, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin “manevi birer şahıs” olarak gelecekleri şeklinde bir yanılgıya düşülmektedir.

“Şahsı manevi” olarak nitelendirilmelerinin yanında, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi hakkında, Peygamberimiz (sav)'in hadisleri ve İslam alimlerinin açıklamalarıyla çelişen daha pek çok fikir öne sürülmektedir. Bunlar arasında Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin geçmişte gelip görevlerini tamamladıkları, birer ruh ve mana olarak gelecekleri, Hz. Mehdi'nin üç ayrı müceddidden oluşacağı gibi yanlış düşünceler söz konusudur.
Oysa Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin birer şahıs olarak gelecekleri çok açıktır. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde yer alan detaylı bilgiler ve İslam tarihinde yer alan bütün büyük alimlerin izahları bu gerçeği göstermektedir. Hadislerde isimleri zikredilen tüm ahir zaman şahısları gibi, bu değerli insanlar da, “BİRER ŞAHIS” olarak gelecekler ve kendileri ve cemaatlerinden oluşan şahsı manevileriyle birlikte, kaderlerinde belirlenmiş görevlerini Allah’ın izniyle tam olarak yerine getireceklerdir.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. İsa'nın özellikleri ve mücadelesi hakkında detaylı bilgiler verilmiş, Allah’ın izniyle ahir zamanda yeniden yeryüzüne geleceği çok açık bir şekilde müjdelenmiştir. Hz. Mehdi de, Allah'ın Peygamber Efendimiz (sav)'e 1400 yıl önce ahlakını, fiziksel özelliklerini, faaliyetlerini, hizmetlerini ve dünyada bırakacağı etkiyi bildirdiği ve kaderde takdir ettiği mübarek bir şahıs olacaktır. Bu özelliklerin taklit edilmesi, çaba harcanarak kazanılması kesinlikle mümkün olmadığı gibi, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin çalışmalarının durdurulması ya da çeşitli tevillerle reddedilmesi de Allah’ın izni ile imkansızdır. Hz. İsa ve Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)'in de haber verdiği gibi tüm hizmetlerini yerine getirecek ve Allah'ın izniyle Kuran ahlakını tüm dünyaya hakim kılacaklardır. Bu, Allah'ın belirlediği bir kaderdir.




Harun yahya

Delal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-14-2009   #4
Guest
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1.824
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 25
Rep Derecesi : Karam is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 2261
Aldigi Tesekkür: 816
Standart Alimlerin Mehdi hakkındaki görüşleri

Adem KAHRİMAN'ın "Mehdi'nin Ordusu Hazır mı?" isimli yazısının bir bölümü
-----------------------
...........
..........

ÂLİMLERİN MEHDİ HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ (Kaynaklı)

Hazreti Mehdi, Ahir zamanda gönderileceği Peygamber Efendimiz tarafından
müjdelenmiş olan, Müslümanları zulüm ve sıkıntı ortamından kurtaracak,
yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet,
bolluk, huzur, mutluluk ve refah getirecek kutlu bir şahıstır.
Peygamberimiz'den aktarılan sahih rivayetlere göre Hz. Mehdi, çeşitli
hurafelerle, batıl inanç ve uygulamalarla aslından uzaklaştırılmış olan dini
özüne döndürecek, Hz. İsa ile buluşacak, Allah'ın izniyle yegane hak din
olan İslam'ı yeryüzüne yerleşik kılacaktır.


"Mehdi", kelime olarak, "hidayete ermiş, hidayet bulmuş kişi" anlamına gelir
( İslam Ansiklopedisi, "Mehdi", c. 5, s. 149 ). Dini literatürde ve halk
arasında ise peygamberimizin Ahir zamanda geleceğini müjdelediği mübarek
zatın ismi olarak geçmektedir. Bir İslami kaynakta kelimenin tanımı şöyle
yapılmaktadır:


"Mehdi": Allah'ın hakikaten hak yoluna götürdüğü kimsedir. Bu sözcük,
isimler arasında o kadar çok kullanılmıştır ki bilinen isimlerden olmuştur.
Peygamber'in ahir zamanda geleceğini müjdelediği kimse bu isimle
adlandırılmıştır. ( İbn'ül-Esir el-Cezeri, "en-Nihaye fi Garib'il-Hadisi
ve'l-Eser", c. 4, s. 244 )


Bir başka kaynakta da Mehdi hakkında şöyle bir açıklama yer almaktadır:
"Mehdi Allah'ın hak yola erdirdiği kimsedir. Mehdi Peygamber'in (SAV) ahir
zamanda geleceğini müjdelediği, kendi ailesinden olan kimsenin adıdır.
Yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak; zulüm ve haksızlıkla dolmuş iken.
O Konstantiniyye'de (El-Müncid Fi'l-A'lam) Mesih ile birlikte olacak. Arab'a
ve Arap olmayan herkese hükmedecek, Deccal'i öldürecek... Onun zuhur
edeceğini dost ve düşman inkar etmiştir. Onun kıyamına dair rivayetler
tevatüre ulaşmıştır. Allah'ım! O'nun zuhurunu çabuklaştır..." ( Fahrettin
et-Türeyhi, Mecma'ül-Bahreyn ve Matla'ün-Nayyireyn, c. 1, s. 475-476 )


MUHAMMED B. RESUL BERZENCİ

Mehdi'nin varlığı ve ahir zamanda zuhur edeceği, Peygamber (S) ailesinden ve
Fatıma (A) oğullarından oluşu, tevatür ölçüsüne ulaşan hadislerle
açıklanmıştır ve bu hadisleri inkar etmenin hiçbir anlamı yoktur... Tevatür
ölçüsünü aşan, doğru ve açık hadislerde, Mehdi'nin Fatıma soyundan olup,
dünya sona ermeden zuhur edeceği, zulüm ve haksızlıkla dolmuş olan dünyaya,
adalet ve hakkaniyet getireceği, onun zamanında İsa Mesih'in gökten ineceği
ve onun önderliğinde namaz kılacağı kanıtlanmış bulunmaktadır. (Muhammed b.
Resul Berzenci, "el-İşaetü li Eşrat'is-Saeti", s. 305)


ALAEDDİN ALİ B. HİŞAM MUTTAKİ HİNDİ

Allah'ın rahmeti sana olsun bil ki vaadedilen Mehdi'nin var oluşunda hiç
kuşku yoktur . Üçyüz hadis ve eserle hatta daha fazlası ile bu
kanıtlanmıştır. (Casim Mühelhil, "el-Burhan", c. 1, s. 339)


ABDULMUHSİN BİN HAMD EL-ABBAD

Her Müslüman'ın, Peygamber�in verdiği gaybi haberlere özellikle de
Mehdi ve Deccal'ın zuhur edeceğine dair bildirdiği ön haberlere inanması,
tasdik etmesi vaciptir. Bu itibarla Mehdilik hakkındaki haberlerin çokluğu
senetlerinin doğru oluşuna rağmen, onları tutarsız saymak mümkün değildir.
Ancak bilgisizler, hak ile kavgalı olanlar veya onların senetlerini
incelemekten aciz olanlar bu haberleri inkar ederler. Oysa o hadisleri
doğrulamak Peygamber hazretlerine inanmanın bir parçasıdır. Çünkü onun
sözlerini kabul etmek, ona inanmanın bir gereğidir. Ve Allah Kuran'da
(Bakara Suresi, 2-4) müminleri övdüğü gaibe inanışın ta kendisidir. (Dr.
Abdulmuhsin bin Hamd el-Abbad, "Mecellet'ül-Camiat-ül-İslamiyye", yıl 1,
sayı 3, s. 624-627)


MUHAMMED NASREDDİN ALBANİ

Sözün özü şu ki, Mehdi'ye inanmak, peygamberden aktarılan tevatür hadislere
dayalı köklü bir inançtır ve ona inanmak vaciptir. Çünkü Allah'ın buyruğunda
(Bakara 2-4) takvalıların özelliklerinden olarak anlatılan gaibe inanmak
inanışın bir parçasıdır. Cahillerden başkası bunu inkar etmez. Bu inanç
kitap ve sünnette doğru kabul edilen inanışlar üzerine ölmeyi, Allah'tan
diliyorum. (Muhammed Nasreddin Albani, "Mecellet'üt-Temeddün'il-İslami",
sayı 22, s. 646)


ŞEMSEDDİN MUHAMMED BİN AHMED SEFAREYNİ

Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de hakkında tevatür
derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir.
İmamların sonuncusudur. Hz. peygamberden sonra peygamber olmayacağı gibi
ondan sonra da imam olmayacaktır. Bu imam Fatıma oğullarındandır.

Birçok hadis hafızları, Mehdi'nin Peygamber soyundan olduğunu kabul
etmişlerdir, böyle mütevatır bir konuya sırt çevirmek yakışık almaz. Hak
ehllinin inancına göre, Mehdi, İsa Mesih'ten ayrıdır. Mehdi, Mesih'ten önce
zuhur edecektir. Bu konu Sünni bilginleri arasında onların inancından
sayılacak kadar yaygınlık kazanmıştır. (Şemseddin Muhammed bin Ahmed
Sefareyni, "Levaih'ül-Envar'ül-Behiyye", c. 2, s. 74, 76, 86)


EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ

.. ..Mehdi hakkındaki hadisler o kadar çoktur ki, tevatür ölçüsüne
ulaşmaktadır ve bunları reddetmek uygun olmaz.. . Eğer uzun olacağından
endişe duymasam, bu konuda bildiğim hadislerin hepsini buraya kaydederim.
(Ebu Abdullah Muhammed b. Cafer İdrisi Ketani, "Nezm'ül Mütenasir min
ahadis'il-Mütevatır", s. 145 ve 146)


ŞEHABEDDİN AHMED B. MUHAMMED GUMARİ

....Mehdi'nin zuhur edeceğine inanmak vaciptir , ona inanmak Peygamber'in
buyruğunu doğrulamak için gereklidir. Nitekim bu konu Ehl-i Sünnet inanç
kitaplarında kaydedilmiş ve kanıtlanmıştır. (Şehabeddin Ahmed b. Muhammed
Gumari, "İbraz'ül-Vehm'ül Meknun", s. 3 ve 4)


HASANEYN MUHAMMED MAHLUF EL-MISRİ

Müslümanlara sahih hadislere güvenerek Mehdi'nin ahir zamanda zuhur
edeceğine tam olarak inanmalarını öğütlüyoruz. Çünkü bunun aksi sözleri
söyleyenlerin ne diyanet bilgileri vardır ne de gerçekte bu hadislere
inanırlar. (Hasaneyn Muhammed Mahluf el-Mısri, "Seyyid'ül Beşer Yetaheddesü
An'il-Mehdiyyi-Müntazar", kitabın önsözü)


EB'UL-HASAN MUHAMMED B. HÜSEYİN ABURİ

Mehdi'nin zuhur edeceğine dair birçok raviden mütevatir hadisler
nakledilmiştir. Bu hadisler Mehdi'nin Peygamber ehli beytinden olduğunu,
yedi yıl hüküm sürüp dünyayı adaletle dolduracağını, Mesih'in de ortaya
çıkıp Deccal'i öldürmesinde ona yardım edeceğini ve Mehdi namaz kıldırırken
İsa'nın onun arkasında namaz kılacağını vurguluyor" (Şemseddin Muhammed
Kurtibi, "Tezkire", s. 710)


EBU MUHAMMED HASAN B. ALİ EL-BERBEHARİ HANBELİ

....Ve Meryemoğlu İsa'nın gökten ineceğine, Deccal'i öldüreceğine ve Muhammed
oğullarından Kaim'in arkasında namaz kılacağına inanmak... (Casim Mühelhil,
"El-Burhan", c 1, s. 426)


SAİD HAVVA

Araştırmacılar ahir zamanda ehli beytten bir halifenin olacağı anlaşmazlık
göstermemişlerdir. İttifakla kabul edilen bu lider herkes tarafından Mehdi
diye bilinenden başkası değildir. Buna göre biz de geleceği bildirilen o
özelliklerdeki halifeye inanıyor ve o zuhur ettiği zaman onun
taraftarlarından olmaya niyetliyiz. Allah'tan bu niyetimizle bize yardımcı
olmasını diliyoruz." (Prof. Said Havva, "El-Akaid'ül-İslamiyye", c. 2, s.
1021-1026)


MUHAMMED B. ALİ ŞEVKANİ

.. ..Bunlar hiç kuşku yok ki mütevatir hadislerdir, peygamberin buyruğu
hükmündedir. Çünkü bu konuda içtihat yapılamaz ve kişisel hükümler geçerli
değildir... Buna göre Deccal ve Mesih hakkındaki rivayetler mütevatır olduğu
gibi Mehdi hakkındakiler de mütevatirdir. (Muhib b. Salih el'Bureyni,
"Ikd'üd'Dürer Fi Ahbaril'Muntazar", s. 14 ve 15)


ŞEYH HASAN ADVİ HAMZAVİ


Mehdi hakkındaki hadisler manevi tevatür ölçüsünü geçmiş, inkar
edilmelerinin bir anlamı yoktur. ("Meşarik'ül-Envar", f. 2, s. 115)


M. SIDDIK B. HASAN KUNUCİ

Fatımaoğullarından olan Mehdi hakkındaki hadisler tevatür ölçüsünden çoktur.
"Sünen", "Müsned" ve "Mu'cem" kitaplarında mevcuttur. (Kunuci,
"el-İzaetü...", s. 94)


İBN TEYMİYE


Resulullah'dan, ahirzamanda çocuklarından ismi ismine, künyesi künyesine
denk, yeryüzünü adaletle dolduracak birisinin çıkacağını haber veren Mehdi
hadislerinin hepsi sahihdir . (İbn Teymiye, "Minhacü's-Sünne", c. IV, s.
291)


ZAHİDU'L-KEVSERİ

Mehdi, Deccal ve Mesih ile ilgili hadislerin tevatür derecesine ulaştığına
dair rivayetlerde, hadis ilimleri hakkında bilgi sahibi bulunan kimselerce
şüphe götüren bir nokta değildir . Gerçi bazı kelamcıların kıyamet
alametlerine itikadın yani iman etmenin vacip olduğunu itiraf etmelerine
rağmen bunlar bu konuya dair bazı hadisler hakkında şüphe
uyandırmaktadırlar. Fakat bu onların hadis ilminde derinlemesine bir bilgiye
sahip olmadıklarının neticesidir, başkası değil. (Muhammed Zahidul'l
Kevseri, "Nazratun abire fi Mezaimi Men Yünkirü Nüzule İsa Kable'l Ahire",
s. 49)


MUHAMMED B. HASAN EL-ESNEVİ

Muhammed b. Hasan El-Esnevi (Menakibiş-Şafii) eserinde der ki; Mehdi
hususunda, Resulullah (SAV)'den nakl edilen haberler tevatür halini
almıştır... O'nun, ehli beytinden olacağı haber verilmiştir... (Muhammed B.
Resul Al - Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri", Pamuk Yanıları, Trc.
Naim Erdoğan)


Ehl-i Sünnet İtikadına Göre Mütevatir Hadislere İnanmanın Gerekliliği

Mütevatir hadislere inanmanın gerekliliğini, mütevatir haberlerin dindeki
önemini pek çok İslam alimi yazdıkları eserlerde vurgulamışlardır. Aşağıda
çeşitli İslam alimlerinin bu konudaki görüşlerinden örnekleri veriyoruz:


ŞEHABETTİN İBN-İ HACER ASKELANİ

"Tevatür isnad ilminin konularından değildir. Çünkü isnad ilmi bir hadisin
doğru olup olmadığını ravilerin kişiliğini ve vasıflarını iceleyerek ortaya
koyar. Halbuki mütevatir bir haberin ricali (ravileri) incelemeye alınmaz,
mütevatir hadise hiçbir sorgu yapılmadan amel etmek vaciptir." (Dr. Subhi
Salih, "Ulum'il-Hadis", s. 151 ve 152)


MUHAMMED CEMALEDDİN EL-KASİMİ EL-DIMIŞKİ

"Bil ki doğrulukları ilmen isbat edilmiş bir zümre insanın rivayet ettiği
hadis "Mütevatir"dir. Yani, bu kişilerin, tüm rivayet sınıflarında
yalancılıkta elbirliği etmeleri ihtimali bulunmaz... Ravileri hakkında
hiçbir münakaşaya girilmeden bu hadislere uyulması vaciptir." (Muhammed
Cemaleddin el-Kasimi el-Dımışki, "Kavaid'üt-Tahdis, min Fununi
Mustah'il-Hadis", s. 151)


NUREDDİN ATER

"Sahih veya Hasen hadislerin ravilerinde aranan adalet doğruluk gibi şartlar
"mütevatir" hadis ravilerinde aranmaz. Çünkü bu hadisleri rivayet edenlerin
sayısı o kadar çoktur ki, aklen bir araya gelip hadis uydurmaları mümkün
olmaz. Bu nedenle hadis bilimcileri mütevatir hadisleri inceleme konusu
yapmazlar. Onlara göre sadece bir hadisin doğruluğu veya geçerliliği
inceleme konusu olur. Oysa mütevatir hadisin böyle bir şeye ihtiyacı
yoktur... Bu ravilerinin yakin elde edilecek kadar çok oluşundandır. Bu da
doğal ve zaruri bir olaydır. (Nureddin Ater, "Menhac'ün-Nakd fi
Ulum'il-Hadis", s. 405)


EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ

"Tüm ravileri, başında, ortasında ve sonunda normalde yalancılıkta elbirliği
etmeleri mümkün olmayacak kadar çok olan haber "mütevatir"dir... Hadis
bilimcileri mütevatir rivayet ravilerinin adil olmasını hatta Müslüman
olmalarını bile şart koşmuyorlar... Baliğ, adil ve Müslüman sayılmaları,
aynı şekilde yaşıyor olmaları gerekmiyor. Kafir, fasık, buluğa ermemiş
olmaları caizdir. Herhangi bir özel sıfat taşımaları da şart koşulmamıştır."
(Ebu Abdullah Muhammed b. Cafer İdrisi Ketani, "Nezm'ül-Mütenasir min
ahadis'il-Mütevatır", s. 5-6-9)


EBU'S-SADAT MUHAMMED B. MUHAMMED EBU ŞOHBE

"Mütevatir haberlerde ravinini adil ve hatta Müslüman olması şart değildir.
Çünkü mütevatirin kabul edilirlik gerekçesi anlatanların çok oluşudur.
Nitekim bir şehir halkı bir olayın gerçekleştiğini haber verirlerse,
sözleriyle kesin bilgi elde edilir." (Dr. Ebu's-Sadat Muhammed b. Muhammed
Ebu Şohbe, "el-Vesit fi Ulumi ve Mustalah'il-Hadis", s. 190)


EN-NEVEVİ

"Haber iki kısımdır: Mütevatir ve Ahad... Mütevatir haber, yalan üzere
ittifak etmeleri mümkün olmayan bir kalabalığın yine kendisi gibi bir
kalabalıktan naklettiği haber olup iki taraf (birinci tabaka ve ikinci
tabaka) ve ortadakiler (bu ikisinin arasındakiler) eşittir. Bu kalabalık
zanni olmayıp duyularla idrak edilen birşeyi haber verirler ve bu haber
vermeyle yakini ilim hasıl olur. Muhakkiklerin genelinin da muvafık olduğu
üzere tercih edilen görüş, tevatürün belli bir sayıyla
sınırlandırılamayacağıdır ." (El-Cezairi, "Tevcihu'n-Nazar", s. 33)


Mütevatir Rivayetleri Reddetmenin İnkar Olduğuna Hükmeden Ehl-i Sünnet Alimleri


Buraya kadar bazı örneklerini aktardığımız ehl-i sünnet alimlerinin
izahlarından, ahir zamanda Peygamber Efendimiz'in soyundan Mehdi adında
mübarek bir zatın çıkacağına dair rivayetlerin mütevatir olduklarını gördük.
Asılsız ve yalan olması akıl ve mantık açısından mümkün olmayan bu
rivayetlere inanmanın gerekliliğini inceledik.


Durum böyleyken bazı İslam alimleri de, kesinlik arzetmelerinden dolayı,
mütevatir hadisleri inkar etmenin doğrudan Hazreti Peygamber'i inkar etmek
anlamına geleceğini belirterek, bunun da küfür olduğu şeklinde çok daha
keskin bir hükme varmışlardır. Bu alimlerden bazılarının izahları şöyledir:


CELALEDDİN SUYUTİ


Biliniz ki: Her kim ister sözüyle, ister davranışı ile -fıkıhta belirtildiği
üzere- (mütevatir hadisleri) inkar edip hüccet bilmezse kafir olur, İslam
dairesinden çıkar; Yahudilerle, Hristiyanlarla ve Allah'ın dilediği grupla
haşredileceklerdir. (Abdulgani Abdulhak, "Hücciyet'üs Sünnet", s. 270,
Miftah'ül Cennet'ten naklen)


EBU'L-FAZL ABDULLAH B. MUHAMMED EL-İDRİSİ


"...Çünkü, alimlerin aldığı karar gereğince her kim, Peygamber'den
nakledilen hadisleri mütevatir olduğu kanıtlandıktan sonra, reddine dair
kabul edilebilir bir gerekçe göstermeden inkar ederse kafir olur.
(Ebu'l-Fazl Abdullah b. Muhammed el-İdrisi, "El-Mehdi-ül Muntazar", s. 94,
95)


MUHAMMED EL-MEKKİ

Güvenilir ravilerin aktardıkları hadislerde Peygamber Mehdi'nin ahir zamanda
zuhur edeceğini müjdelemiş, onun sıfatlarını ve zuhurunun belirtilerini
açıklamıştır... Resulullah her kim vaadedilen Mehdi'yi inkar eder yalan
sayarsa kafir olur denmiştir. (Alaaddin Ali b. Hişam Muttaki Hindi,
"El-Burhan fi Alamati Mehdiyyi Ahirzaman", c. 2, s. 865-876)


Aşağıdaki iki hadis de bu alimlerin vardıkları hükmü doğrular niteliktedir:

"Mehdi'nin çıkışını inkar eden,Muhammed'e indirileni inkar etmiştir..."
"...Mehdi'yi inkar eden şüphesiz kâfirdir."


Bu hadisleri nakleden Ehl-i Sünnet kaynakları sırasıyla şunlardır:
1- "Fevaid-ul Ahbar" , Ebu Bekir Ahmed b. Muhammed İskafi (ölm: H. 260)
2- "Cem'ul Ahadis-il Varide fi-l Mehdi" , Hafız Ebu Bekir b. Hayseme, (ölm:
H. 279)

3- "Maani-l Ahbar" , Ebu-l Bekir Muhammed b. İbrahim Kelabazi Buhari (ölm:
380)

4- "Ravd-ul Enf ve Şerh-us Sire" , Ebu Kasım Abdurrahman Süheyli (ölm: 581),
c. 2, s. 431. (Malik b. Enes Muhammed b. Münkedir'den, o da Cabir'den
rivayet etmiştir)

5- "İkd-ud Durer fi Ahbar-il Mehdi-il Muntazar" , Yusuf b. Yahya Makdisi
eş-Şafii (ölm: 685), s. 157. "Fevaid-ul Ahbar" , İskafi ve "Şerhu-s Sire" ,
Ebu-l Kasım Süheyli'den naklen.

6- "Feraid-us Simtayn" , Şeyh İbrahim b. Muhammed Hamvini (ölm: 730), c. 2,
s. 337, No. 585, "Maani-l Ahbar" Ebu Bekir Muhammed b. İbrahim'den naklen.

7- "Lisan-ul Mizan" , İbn-i Hacer Askalani (ölm: 852), c. 4, s. 147, Mısır
Baskısı; s. 130, Haydarabad Baskısı, "Maan-il Ahbar" dan naklen.

8- "el-Orfu-l Verdi Fi Ahbari-l Mehdi" , Celaleddin Suyuti (ölm: 911), s.
161, "Fevaid-ul Ahbar" dan naklen.

9- "el-Kavl-ul Muhtasar fi Alamât-il Mehdi-il Muntazar" , İbn-i Hacer
eş-Şafii el-Mekki (ölm: 974) s. 56, Şam, Zahiriye Kütüphanesindeki el
yazmasından alınan kopya, Kum'daki Ayetullah Mar'aşi kütüphanesinde
mevcuttur, (Fevaid-ul Ahbar ve Şerh-us Sire'dan naklen...)

10- "el-Fetave-l Hadise" , İbn-i Hacer-i Mekki s. 37.
11- "el-Burhan Fi Alâmât-i Mehdi-i Ahir-iz Zaman" , Muttaki Hindi (ölm:
975).

12- "Levaih-ul Envar-il ilahiye..." , Şeyh Muhammed b. Ahmet Sefarini
el-Hanbeli (ölm: 1188), c. 2, Hz. Mehdi konulu "el-Faidet-ul Hamise" adlı
bölümü; Hafiz İskafi'den naklen. (Adı geçen kaynakta ravi Cabir b.
Abdullah'ın güvenirliği konusunda övgüyle söz edilmiştir.)

13- "Yenâbi-ul Mevedde" , Süleyman b. İbrahim Kunduzi (ölm: 1294), 78. Babın
başları, Cabir b. Abdullah Ensari'den naklen.

14- "el-İzae Li Ma Kâne ve Mâ Yekunu Beyne Yedey-is Sa'eh" , Seyyid Muhammed
Sıddık Kanuci Buhari (ölm: 1307) s. 137, "Cem-ul Ahadis-il Varide Fi-l
Mehdi" İbn-i Hayseme ve "Fevaid-ul Ahbar" İskafi'den naklen.

15- "El-Mehdiyyu'l Muntazar" , Ebulfazl Abdullah b. Muhammed Sıddık (ölm:
1308), s. 94 "Fevaid-ul Ahbar" 'dan naklen.


Mehdiyet Hakkında Verilen Bazı Fetva Örnekleri

Bir önceki bölümde görüldüğü gibi, Mehdilik konusuyla ilgili hadisler
tevatür derecesinde olup, hiçbir şüpheye yer bırakmadan bu konuya inanmanın
gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu konuyla ilgili dünyada fetva makamı
olarak kabul edilen, büyük İslam alimleri tarafından oluşturulan,
"Rabitat'ül-Alem'il-İslami" dairesinin, Şeyh Muhammed Muntasır el-Ketani
başkanlığındaki İslami Fıkıh Kurulu tarafından verilmiş ve Şeyh Muhammed
el-Kazzaz'ın imzasını taşıyan 23 Şevval 1396 (17. 10. 1976) tarihli fetvası
şu şekildedir:


"...Çok sayıda sahabe peygamberden Mehdi hakkında hadis rivayet etmişlerdir.
Örneğin Osman b. Affan, Ali b. Ebu Talib, Ümmü Seleme gibi yirmisini ben
biliyorum ve onlardan başka daha birçok rivayet nakletmiştir. Ayrıca
Peygamber sözü hükmünde olan sahabenin buyruğuda vardır. Bu konuda içtihat
edilemez ve aksi görüş belirtilemez. Bu konudaki nebevi hadisler Süneni Ebu
Davud, Tirmizi, İbn-i Mace ve İbni Asakir'in Tarih'i Dımışki ve diğer
kitaplarda kayda geçmiştir.


Mehdi konusunda özel kitaplar da yazılmıştır: "Ahbar'ül-Mehdi" , "Ebu Nuaym
Kitabı" , "el-Vehm'ül-Meknun" ve diğerleri gibi... Önceki ve bugünkü
büyükler Mehdi hakkındaki hadislerin tevatür olduğuna tekit etmişlerdir:
es-Sehavi "Feth'ül-Mugıys'da; İbni Teymiyye "Fetava"da ve Eb'ul-Abbas
Mağrıbi "el-Vehm'ül-Meknun"da belirttikleri gibi...


Hafızlar ve muhaddisler, Mehdi hakkındaki hadislerin tevatür olduğuna yakin
etmişlerdir. Sonuç olarak Mehdi'nin zuhur edeceğine inanmak vaciptir. Ehl-i
sünnet ve cemaat inançlarından sayılmaktadır. Sünnetten habersiz olan ve
bidat koyuculardan başka hiçbir Müslüman bu inancı inkar etmez. " (Muhammed
Mehdi el-Horasan, "el-Beyan fi Ahbar-ı Sahibüzzaman Mukaddimesi", s. 76-79)

Aynı şekilde, dünya çapında İslami konularda söz sahibi olan "İlim ve Fetva
Konuları Daimi Kurultayı"nın, Şeyh Abdülaziz b. Baz, Şeyh Abdürrezzak Afişi,
Şeyh Abdullah b. Suud ve Şeyh Abdullah b. Gadyan'ın da aralarında bulunduğu
alimler tarafından verilen 2844 sayılı Mehdilik hakkındaki fetva şöyledir:

"Mehdi'nin zuhur edeceğini kanıtlayan rivayetler çoktur, hadis öncüleri
birçok senetle bunları rivayet etmişlerdir. Ebu'l-Hasan el-Aburi, Allame
Sefareyni ve Allame Şevkani gibi otoriteler bu hadislerin manevi tevatür
olduğunu söylemişlerdir. Yüce Peygamber'in buyruklarında belirtilerini
açıkladığı kişiden başkasını Mehdi olarak kabul etmek caiz değildir."

Konu Karam tarafından (05-14-2009 Saat 21:47 ) değiştirilmiştir..
Karam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-14-2009   #5
Guest
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1.824
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 25
Rep Derecesi : Karam is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 2261
Aldigi Tesekkür: 816
Standart Hz. Mehdi ve yardımcıları

Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi'nin İslam dininin ve Müslümanların hayrına yönelik pek çok hizmeti olacağını ve çok önemli faaliyetler yürüteceğini bildirmiştir. Güzel ahlakı ile Peygamberimiz (sav)'e benzetilen Hz. Mehdi, hadislerdeki bilgilere göre tüm insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşları için samimi çaba harcayacak, dünyada huzur, barış, bolluk ve bereketin oluşmasına vesile olacaktır. Bu şerefli ve üstün görevinde ise etrafında az sayıda yardımcısının olacağı haber verilmiştir. Hadislerde ve İslam alimlerinin izahlarında Hz. Mehdi'nin yardımcılarıyla ilgili olarak verilen bilgiler aynı zamanda Hz. Mehdi'nin tanınmasına vesile olacak alametlerdendir.

İçinde bulunduğumuz hicri 1400'lü yıllar, Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde ve İslam alimlerinin eserlerinde haber verilen ahir zaman alametlerinin birbiri ardınca gerçekleştiği müjdeli bir dönemdir. Bu dönemde çok büyük olayların ve tarihi gelişmelerin yaşanacağı bildirilmiştir. Allah, bu gelişmelere vesile olmaları için kullarından mübarek insanlar seçmiştir. Bu şahıslardan biri olan Hz. Mehdi'nin üstün ahlakı ve şerefli mücadelesi hadislerde detaylı olarak haber verilmiştir. Haber verilen bir diğer konu da Hz. Mehdi'nin yardımcıları ve onların taşıdığı çeşitli özelliklerdir. Bu özellikler arasında en dikkat çekici olanı, sayılarının az olmasıdır. Hadislere göre, dünya çapında büyük bir çalışma yapacak olan Hz. Mehdi'nin yardımcılarının, tebliğ yaptıkları süre boyunca sayılarının hiç değişmeden kalması Allah'ın bir hikmet üzerine yarattığı mucizevi bir durumdur. Hz. Mehdi'nin yardımcılarının belli bir sayı civarında olmasının hikmetlerinden biri ise, bu durumun o mübarek şahsın tanınmasına vesile olacak alametler arasında yer almasıdır.

Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde bildirdiği üzere Hz. Mehdi'yi ilk ortaya çıktığında destekleyenlerin sayısının çok az olacak olması, Allah'ın Kuran'da bildirdiği adetullahının bir gereğidir. Bu durum, tarih boyunca yaşamış olan tüm mümin topluluklarında hep aynı olmuştur. Kuran'da peygamberlerin de çevrelerinde samimi olarak iman eden kişilerin hep çok az olduğuna dair bilgiler verilmiştir.

Örneğin Hz. Musa'ya yalnızca yaşadığı toplumun gençlerinden oluşan çok az sayıda kimse iman etmiştir:
"Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden) başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı..." (Yunus Suresi, 83)

Aynı durum Hz. İsa'nın ilk geldiği dönemdeki yardımcıları için de geçerlidir. Rivayetlerden Hz. İsa'ya da az sayıdaki havarilerin iman ettikleri ve bunun dışında halktan ona inanan kimsenin olmadığı anlaşılmaktadır. Kuran'da Hz. İsa'ya inananların durumu şöyle bildirilmektedir:

"Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğulları'ndan bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkar etmişti..." (Saff Suresi, 14)

Kuran'da, Ashab-ı Kehf adlı topluluğun da sayılarının çok az olduğu bildirilmiştir:
"(Sonra gelen kuşaklar) Diyecekler ki: "Üç'tüler, onların dördüncüsü köpekleridir." Ve: "Beştiler, onların altıncısı köpekleridir" diyecekler. (Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır. "Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir" diyecekler. De ki: "Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez."..." (Kehf Suresi, 22)

Bir başka ayette ise Hz. Nuh'a uyan kimselerin sayısının da çok az olduğu şöyle haber verilmiştir:
"... Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti." (Hud Suresi, 40)
Kuran'da Hz. Lut'a da çok az kişinin iman ettiği bildirilmektedir. Lut kavmine büyük bir felaket isabet ettiğinde, Allah oradan sadece Hz. Lut'un iman eden aile mensuplarını -iman etmeyen hanımı dışında- kurtarmıştır:
"… Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır." Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakkak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır." (Ankebut Suresi, 32-33)

Hz. Mehdi'nin Yardımcılarının Sayısı 300 Civarında Olacaktır


Hadislerde Hz. Mehdi'ye tabi olacak kişilerin sayısına dair açık olarak belirli bir sayı verilmiştir:
Muhammed b. Hanefi (ra)'dan rivayet edildi ki: Sayıları Bedir Ashabı (313) kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler. Onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır.
(Meriy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si; "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

Bu 313 kişi gece abid (çok ibadet eden kimse) gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar.
(Kıyamet Alametleri, s. 169)(Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Ennel Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")
Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, gece de abiddirler. Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez.
(Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")
Hz. Mehdi'ye aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecektir.
(Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")
İnsanları Allah'a iman etmeye davet eden, din ahlakına çok büyük hizmetler veren böyle değerli bir insana inananların sayısının bu kadar az olması çok dikkat çekicidir. Kuşkusuz bu çok mucizevi bir durumdur. Günümüzde en küçük bir dini topluluk bile binlerce kişiden oluşurken, İslam ahlakının hakimiyetine vesile olacak olan Hz. Mehdi'nin yardımcılarının sayısının yalnızca 313-314 kişi olması, Hz. Mehdi'nin ve cemaatinin başlıca ayırt edici özelliklerinden biridir.
Bediüzzaman da sözlerinde bu gerçeği hatırlatmış, ancak sayıları ne kadar az olsa da, Hz. Mehdi'nin cemaatindeki her bir kimsenin manen çok güçlü olacağını belirtmiştir:
Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu yalnız ihlas, sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir (talebelerdir). Ne kadar az olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.
(Emirdağ Lahikası, sf. 259)

Hz. Mehdi'ye Melekler de Yardım Edecektir


Allah onu üç bin melekle destekleyecektir.
(El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. 41)
...Önlerinde Cebrail, arkalarında Mikail bulunacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)
Hadis-i şerifte, Hz. Mehdi'nin yardımcıları arasında Cebrail ve Mikail Aleyhisselam'ın da oldukları haber verilmektedir. Bu bilgilere göre Hz. Mehdi'ye, Allah'ın izniyle, melekler de yardımcı olacaktır.
Meleklerin salih müminlere yardımcı oldukları, Kuran'ın çeşitli ayetlerinde haber verilen bir durumdur. Rabbimiz, Peygamber Efendimiz (sav) ve sahabeyi de meleklerle desteklemiştir. Konuyla ilgili bazı ayetler şu şekildedir:
"Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz Ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın..." (Enfal Suresi, 12)
"Sen müminlere: "Rabbiniz'in size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun." (Al-i İmran Suresi, 124)
Ahir Zamanda İman Edenlerin Her Biri Çok Kıymetli Olacaktır
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde dikkat çekilen bir diğer husus ise ahir zamanda iman edenlerin her birinin çok kıymetli olacağıdır. Dinsizliğin tüm dünya üzerinde çok yaygın olduğu, ahlaki dejenerasyonun çok büyük bir hız kazandığı ahir zamanda, başta Hz. Mehdi olmak üzere müminler çok büyük zorluklarla ve toplumsal baskılarla karşı karşıya kalacaklardır. Bu durumla ilgili bir hadis şu şekildedir:
İnsanlar üzerinde öyle bir zaman gelecek ki, o zamanda dinine karşı sabırlı olan, koru eline alan gibi olacak.
(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si, "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")

Bu baskılara sabreden böyle kıymetli bir şahsın etrafında sayısız insanın bulunması, insanların ona yardımcı olabilmek için büyük bir şevk ve heyecan içinde yarışmaları gerekir. Ancak dönemin ahir zaman olması, uygulamada hak ile batılın yer değiştirmesi, insanların Kuran ahlakından uzaklaşmış olmaları, ahlaki yozlaşmanın çok yüksek boyutlara ulaşması, insanların böyle şerefli bir mümine tabi olmalarını ve onun topluluğuna katılmalarını engelleyecek olabilir.

Gençtirler


"Mehdi'nin bayraktarı, sakalı hafif, rengi sarı, küçük bir genç olacaktır." (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 51)
Onun (Hz. Mehdi'nin) bayraktarı doğudan Temimi soyuna mensup bir genç olacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 26 )
İlim Sahibidirler
"Özellikle bu vezirler her konuda gerçek manada arif kişiler olacaklardır.
(M. Arabi) (Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi, s. 37, Köprü Yayınları)
Manen Destekleneceklerdir
"Bil ki, Mehdi çıktığı zaman bütün Müslüman havassı (ilim ve takvaca üstün olanlar) ve avamı (geneli) sevineceklerdir. Mehdi'nin İlahi olan yani manen desteklenen adamları olacaktır. Onun davetini ayakta tutacaklar ve ona yardım edip kendisini zafere kavuşturacaklardır. Ülkeye ait bütün ağır yükleri bunlar yüklenecekler. Allah'ın Mehdi'ye verdiği görevden ötürü ona destek olacaklardır."
(M. Arabi) (Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi, s. 37, Köprü Yayınları)
"Onların cinslerinden olmayan bir koruyucuları olacaktır. Bu, Allah'a hiçbir vakit karşı da gelmiş değildir. Kendisi en saf ve samimi vezirlerinden olacaktır." (M. Arabi) (Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi, s. 37, Köprü Yayınları)

Hz. Muaviye b. Kırra (ra)'dan rivayet edilmiştir:
Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. (Ramuz el Ehadis, 472)
Acemdirler (Arap Olmayan)
"Hz. Mehdi'nin yardımcıları Arap olmayacak, diğer milletlerden olacak." (Kıyamet Alametleri, s.187)

Üstün Ahlak Sahibidirler


Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır.
(Ramuz El Ehadis, 1/135)
Onlar Allah yolunda hiçbir kınayanın kınamasından, dedikodusundan korkmayan İslam ahalisidir.
(Süneni İbni Mace,10-259)
Hz. Ali'den bir rivayette şöyle belirtilmiştir:
"…onlarda Cenab-ı Hakk'ı gerçek manada bilen insanlar vardır ki onlar ahir zamanda Mehdi'nin yardımcısıdır". (Ebu Naim el-Kufi, Kitabü'l Fiten'de zikretmiştir.)
Allah'ın İzniyle Hiçbir Zaman Yenilgiye Uğramayacaklardır
"…Bu vezirlerin belirgin bir özelliği de kendilerinin hiçbir zaman hezimete uğramamalarıdır."
(M. Arabi) (Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi, s. 37, Köprü Yayınları)
Nuaym'ın, Ebu Cafer'den rivayetine göre;
"Allah (cc) Mehdi'nin ordusunu ve yardımcılarını başarılı kılacaktır…"
(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")
İnsanlar İçinde En Güvenilir Olanlardır
"Mehdi, vakti gelinceye dek gizlenecektir, vaad olunan vakti gelince de ortaya çıkacaktır. Onun güvendiği kimseleri yani vezirleriyse emin olanların en güvenceli olanlarıdır."
(M. Arabi) (Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi, s. 37, Köprü Yayınları)
O'nun (Mehdi'nin) kumandaları, insanların en hayırlısıdırlar. (El-Kavlu'l Muntazar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar-49)

Gidene Üzülmez, Aralarına Katılana Sevinmezler

Hz. Muaviye b. Kırra (ra)'dan rivayet edilmiştir:
"…Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez." (Ramuz el Ehadis, 472)
Muhammed b. Hanefi (ra)'dan rivayet edildi ki:
"…Bulutların semada toplandığı gibi, Allah onun etrafına bir kavim toplar. Onların kalblerini uzlaştırır. Onlar içlerinden şehit düşene üzülmez, kendilerine katılana da sevinmezler. Sayıları Bedir ashabı (313) kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler ve onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır." (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-i Mehdiyy-il Ahir Zaman-57)
Allah Onları Gizlemiştir
"Allah, bir grup kimseyi ona vezir tayin etmiştir. Allah bu kimseleri gizlemiştir…"
(Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi, M. Arabi s. 36, Köprü Yayınları)
"Allah (cc) Mehdi için bir cemaat yaratır. Onlar Allah tarafından saklıdırlar…" (Risaletül huruc ül mehdi... sf.129)

Sözlerine Sadık Olacaklardır

"…Bunlar öncü olan bazı ashab gibi önde hareket edeceklerdir. Tıpkı önde gelen sahabenin Allah'a verdikleri sözü yerine getirdikleri gibi, bunlar da aynen o sözlerini doğrulayıcı olacaklardır…"
(M. Arabi) (Hayrettin Gümüşel, Beklenen Mehdi, s. 37, Köprü Yayınları)
İbni Merdüye, tefsirinde İbni Abbas hadisini merfu olarak tahric etti. O şöyle dedi:
Ashabı Kehf, Mehdi'nin yardımcıları olacaktır. (Kitabul Burhan, VI. Bölüm)
İmam Ebu İshak Salebi Kuran tefsirinin Ehli Kehf Kıssasını anlatırken diyor ki:
Mehdi çıktığı zaman, Ehli Kehf'e gidip selam verince, Allah onları diriltecek ve Mehdi'nin yanında yerlerini alacaklardır. Daha sonra yattıkları yere dönüp kıyamete kadar da kalkmazlar. (Kitabul Burhan, VI. Bölüm)

İmam-ı Suyuti diyor ki:
Ashabı Kehf'in uykusunun bu zamana kadar tehirinin sebebi, Allah'ın onlara bir ihsanıdır. Çünkü onlar Mehdi'ye yardımcı olacak ve böylece ümmeti Muhammed'e dahil olma şerefi kazanacaklardır. (Celaleddin Suyuti'nin tasnifinden hadisler. Ahir Zaman Mehdisi'nin alametleri s. 59 kahraman neşriyat)
Gece İbadet ile Meşgul Olup, Gündüz Çalışacaklardır
Ebu Nuaym'ın, Ebu Ca'ferden rivayetine göre;
"Bu davet üzerine, Bedir Ashabı kadar olan 313 kişi, daha önce ittifak etmeden hemen o anda tevafuken ortaya çıkacaklar ve onlar, gece ibadet ile meşgul olup gündüz arslan kesilecekler."
( Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)

Ashab-ı Kehf Hz. Mehdi'nin Yardımcıları Arasına Katılacaktır

Hz. Huzeyfe (ra) dan rivayete göre;
Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Mehdi zuhur edinceye kadar ümmetim haşrolunmaz. Allah (cc) ona üç bin melek ile yardım edecektir… Ashab-ı Kehf de onunla beraber bulunup kendisinin yardımcılarından olacaklar."

SONUÇ

Hz. Mehdi, Allah'ın Peygamber Efendimiz (sav)'e 1400 yıl önce ahlakını, fiziksel özelliklerini, faaliyetlerini, hizmetlerini ve dünyada bırakacağı etkiyi bildirdiği ve kaderde takdir ettiği mübarek bir şahıs olacaktır. Bu özelliklerin taklit edilmesi, çaba harcanarak kazanılması kesinlikle mümkün olmadığı gibi, Hz. Mehdi'nin çalışmalarının durdurulması ya da çeşitli tevillerle reddedilmesi de Allah'ın izni ile mümkün değildir. Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)'in de haber verdiği gibi tüm hizmetlerini yerine getirecek ve Allah'ın izniyle ahir zamanda ikinci kez yeryüzüne gelecek olan Hz. İsa ile birlikte Kuran ahlakını tüm dünyaya hakim kılacaktır. Bu, Allah'ın belirlediği bir kaderdir. Kuran'da İslam ahlakının yeryüzüne hakim olacağı şu şekilde müjdelenmektedir:

"Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. ÖYLE Kİ ONU (HAK DİN OLAN İSLAM'I) BÜTÜN DİNLERE KARŞI ÜSTÜN KILACAKTIR; müşrikler hoş görmese bile." (Saff Suresi, 9)
Allah'ın seçkin kullarından biri olan Hz. Mehdi, 1400 sene önce Peygamberimiz (sav)'in bildirdiği gibi –Allah'ın izni ile- ahir zamanda Kuran ahlakını tüm dünyaya hakim edecektir. Tek başına da olsa, kaderinde olan bu vazifesini muhakkak yerine getirecektir. Bu tebliği süresince ona yardımcılar kılınması ise Yüce Allah'ın bir lütuf ve nimetidir. Rabbimiz elçilerine desteğini, Kuran'da şu şekilde bildirmiştir:
"Siz ona (Peygambere) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir..." (Tevbe Suresi, 40)

Konu Karam tarafından (05-14-2009 Saat 22:18 ) değiştirilmiştir..
Karam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-14-2009   #6
Madalyalı Üye
agate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 5.215
Tecrübe Puanı: 56
Rep Puanı : 66
Rep Derecesi : agate will become famous soon enough
Ettigi Tesekkür: 4333
Aldigi Tesekkür: 2626
Standart --->: Hz. Mehdi ve yardımcıları

Acemdirler (Arap Olmayan)
"Hz. Mehdi'nin yardımcıları Arap olmayacak, diğer milletlerden olacak." (Kıyamet Alametleri, s.187)

acaba Hz.Mehdi'nin yardımcıları arasında Türkler de olucak mı
agate isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-14-2009   #7
Guest
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1.824
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 25
Rep Derecesi : Karam is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 2261
Aldigi Tesekkür: 816
Standart --->: Hz. Mehdi ve yardımcıları

Alıntı:
agate´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Acemdirler (Arap Olmayan)
"Hz. Mehdi'nin yardımcıları Arap olmayacak, diğer milletlerden olacak." (Kıyamet Alametleri, s.187)

acaba Hz.Mehdi'nin yardımcıları arasında Türkler de olucak mı
Ayıp ettin şimdi agate Herkes olurda biz olmaz mıyız biiznillah
Karam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
‘ben, “çarpılmış”, “cinlenmiş”, ahir, alimlerin, arapça, as’yim’, asnin, bilecek, bir, çıkacağı, demeyecek, dünyanın, dönemde, dört, ediyor, görüşleri, haber, hakkinda, hakkındaki, hangi, hareket, hazreti, içinde, insanlardır, internet, kendilerini, keramet, kim, mehdi, mehdinin, meselesi, mesih, millet, namı, nerede, olarak, radyo, sahibidir, sananlar, sürekli, televizyon, vazife, verilmiştir, yapacaktır, yardımcıları, yayılacaktır, İmam, yoluyla, İstanbula, zamanda, şanı, şöhreti


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:49 .


Yönetim Bölümü, Hayatın İçinden, İlmu'l-Havâssu'l Berhetiyye, Sahâbeler ve Hayâtü's-Sahâbe, Kaderiyye, Melamiyye, Kayıp & Çalıntı, Arapça Kitap Tercüme, Sia, Rıfai'ye, Miraç Kandili, Bilim & Teknik, İlmu'l-Kimya, Fax/Modem Driver, Televizyon & Radyo, İlmu't-Tıp, İlmu'z-Zahîr, Hanefi mezhebi, Tv arızaları, Fotoğraf Makineleri, Cin'in İnsan Bedeninde Bulunduğunun Teşhis Edilmesi, İlmu't-Tabir-i Rüya, Selefiyye, Parapsikoloji, Şifalı Taşlar, Halvetiyye, Bektaşiyye, Uydu Cihazları, Mutezile, Tedavi İçin Ayetler,Dualar ve Rukyeler, Tartışma Platformu, Nakşibendiyye, T-U, Diğer Büyüler Ve Çözümleri, Eğlence & Mizah, Mürekkepler & Yazım Malzemeleri, Canbar Büyüsü, Duruişiti, Fal & Tarot, Tasavvufta Kavramlar, Reenkarnasyon, Zilkade Ayı, Büyü Çeşitleri Ve Çözümleri, Bio Enerji, Serbest E-Kitaplar, İlmu'l-Bâtın, Eğitim & Kadın, Sözlük & Alfabeler, Zilhicce Ayı, Caferiyye, M-N, Video kameralar (arıza ve kullanım), Vehabbilik, Havas İlmi Soru Cevap & Yardım İstekleri, Ruhsal Cafe, Karı Koca'yı Ayırma Büyüsü, Çocuklar İçin Uygulamalar, Kadiriyye, E-F, Peygamberler, Kadiyanilik, İlmu'l-Hayvan, Hak Din İslam, Forum Zikirleri, Ed-Duâu Silahu'l Mü'min, Alışverişi İptal Büyüsü, C-D, Dâ'vet & Azîmet, Allah Celle Celâluhû ve Esmâül Hüsnâ, Usui Reiki, S-Ş, İlmu'l-Havâs Ocağı & Malzemeleri, Hac, Psikokinezi / Telekinezi, İlmu'n -Nebati Şifa, Ses Kartı Sürücüleri, S-Ş, Şevval Ayı, Kötü Alışkanlık & Huylar, Teknik Destek, Bahailik, Dua İstekleri, Ethernet Kartları, Medyumlar & Medyumluk, İlmu'l- Vefk, Vcd & Dvd arızaları ve kullanımı, Bilgisayar, Ezoterizm, İlmu's-Simya, Metafizik, Pcmcıa Driverler, Ramazan Ayı, Aura, Vehim Büyüsü, Duyurularımız & Yeniliklerimiz, Alfabeler & Harflerin sırları, Ramazan Bayramı, Toplu Enerji Çalışması, Notebook Driver, Felsefe, Sağlık, Kutsal Kitaplar, Tasavvuf Klasikleri, Diğer Dinler & İnançlar, Ü-V, Cinci Ve Büyücülerin Teşhisi, İlmu's-Sihr, Teknik Destek, Deja Vu, Antik Uygarlıklar & Örgüt Ve Cemiyetler, İlmu'l-Havâssu'l Cevşen, Cebriyye, Kısmet & Şirinlik, İlm-u'l Huddam, Cin Ve Büyü'den Korunma Yolları, Bayramiyye, Elektronik, Erkeğin Bağlanması, Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler, İlmu'l-Havâssu'l-Esmâu'l-Husnâ, Psikometri, Kuantum, Alimler ve Evliyalar, Metafizik Video Bölümü, Güzellik & Sağlıklı Bakım Önerileri, İlişkiler & Duygular, Aile, Evlilik & Çocuklar, Mevleviyye, Dini Hikayeler & Makaleler, Yazıcı Sürücüleri, Tv Kartı Sürücüleri, Kitap Tanıtım İnceleme, P-R, Kurban ve Kurban Bayramı, Aşk Büyüsü, Safer Ayı, Zikir, İlmu'l Ahkâm-ı Nücum, Maturudiyye, Yaşadığımız Dogaüstü Olaylar, Işınlama Ve Teleportasyon, Mürcie, Şifâ & Tedavî, Korunma, Durugörü, Şaban Ayı, Tasavvufî Makaleler, Bektaşilik, Safii mezhebi, Arapça Uygulamalar, Hadis-i Şerifler, Workshop, Sevgi & Saygı, Cemaziyel Ahir Ayı, Doğa Üstü Olaylar & Hikayeler, Havass Çalışması, Hipnoz, G-H, Mezhepler, Özel Paylaşım Bölümü, Es-Selamü Kable’l Kelam, Exorcism /Şeytan Çıkarma, Hanbeli mezhebi, İlmu't-Tılsımat, Evliliği Bozma Büyüsü, Kur'an-ı Kerim, Tarih, Zebur/Hz.Davud (A.s), Selefiyye II, Cemaziyel Evvel Ayı, Meditasyon & Yoga & Tai Chi Chuan, Soğutma Büyüsü, Sinema, A-B, Fıkıh, İlmu'l-Havâs'ta Uygulama Şartları, Nusayrilik, Maliki mezhebi, Kişisel & Manevî Gelişim, Hâricilik, Tasavvufî Müzikler, Bluetooth Driver, Y-Z, Alevilik, Rızk & Bereket, Recep Ayı, Müsebbihe, Diğer Formüller, Regaib Kandili, Cep Telefonları, K-L, Enerji Okulu, Muhabbet Büyüsü, Kundalini Reiki, Sevgi Büyüsü, Wicca Ve Maji, Tarikatlar, Cinler ve Ruhsal Varlıklar Alemi, Evrensel Enerjiler, İlmu'l-Havâssu'l-Kur'ân, Güvenlik Kamerası Driverleri, Toplu Enerji Uygulamaları, Definecilik, Babilik, E-Kitaplar, Astronomi & Astroloji, WebCam Sürücüleri, O-Ö, İlmu'l-Havâs Genel Uygulamalar, Melamiyye, İlmu'l- Ledünni, Kurallarımız & Uyarılarımız!, Evlilik Büyüsü, Görüş ve Önerileriniz, Sorun ve Şikâyetleriniz, Levitasyon, Resim & Video, Dürzilik, Ahd-i Atik Tevrat/Hz.Musa (A.s), Yezidiyye, İlmu'l-Havâs Genel Açıklama, Psikoloji, Muharrem Ayı, Psişik Güçler, Galibiyet & Dil Bağlama, Dini Filmler & Belgeseller, Hurufilik, İncil/Hz. İsa (A.s), İlm-u'l Hurûf, Bakım & Tavsiye Bölümü, Telepati, Maziden Olaylar, Havas Okulu, İlmu'l-Havâssu'l Celcelûtiyye, Rebiül Evvel Ayı, Haftanın Fırsatı, Ruhsalenerji Araştırmaları, Bakım Çeşitleri & Metodları, Rebiülahir Ayı, Astral Seyahat, Bağlama Büyüsü, İlmu'l-Havâss'ın Kolları, Büyü Maji Uygulamaları & Davetler, Maji Çalışması, İlmu'l- Lügat, Cazibe Büyüsü, Es'ariyye, Celvetiyye, Kutlu Doğum - Mevlid Kandili, Tütsüler & Buhurlar, Hz. Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Kadir Gecesi, Osmanlıca Kitap Tercüme, Kültür & Sanat, Aşırı Kanama Büyüsü, İlmu'l Kevn-i Fesad, Ismailiyye, I-İ, Hacet & İstek, Ticaniyye, İlmu'l-Feraset, Ayırma Büyüsü, Güncel Haberler, Aşure Günü
Powered by vBulletin Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0