![]() |
|
|
|||||||
| Tasavvufî Makaleler Beğendiğiniz tasavvufi metinleri paylaşabilirsiniz. |

| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
|
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Anladım ki susmak bir cüsse işi... Derin denizlerin işi... Serin sular en hafif rüzgârları bile coşturabiliyor.. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar… Derin denizlerin sükutu büyüler beni. İçimi bir heybet hissi kaplar. Benliğimi hasret duyguları istila eder. Kalbim ürperlerle dolar. Dalgalı denizler, durgun mavi denizler kadar heybetli gelmez bana. Göklerin suskunlugu da öyle. Gök gürlemeleri, mavi derinliklerin heybetini siler diye düşünmüşümdür hep. Sükut her zaman daha manalı, daha derindir. Kalbe sözden cok sükuttan manalar akar. İnsan evrendeki sükutu anlayabilseydi, kim bilir belki de söz olmayacaktı. Insanlar sükutun dilinden anlayacak, derin ve manalı bakışlarla konusacaklardı. Ve ses, sükutun heybetini bozamayacaktı. Konuştuğum zamanlar hep acze düşmüşümdür de ondan kelama sarılmışımdır. Evrendeki her varlıkta sükutu bir süs, bir hikmet olarak algılamışımdır. Sözü ise ancak bir zaruret.. Hep derin denizler kadar heybetli bir sükut dinledim ondan. Sanki durgun ve derin bir ummanın kıyısına varmıştım. Derinliklerinde gönül ve hikmet incilerinin gülümsediği bir deniz bulmuştum. Hayatın hiç bir kasırgası, hadiselerin hiç bir fırtınası onu dalgalandıramıyordu. O denize imrendiğim an, gözlerim şu mısralara takılmıştı: Gittim, gittim, denizin, Sınır yerine vardım Halin bana da geçsin! Diye ona yalvardım Bir çılgın vesvesede, Içim didiklense de, Olaydım o cüssede, O’nun gibi susardım.. Gercekten de öyle olmustu. Sonsuza götüren bir denizin kıyısına varmıştım. O zaman anladım ki, susmak bir cüsse işi. Derin denizlerin işi. Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar.. Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her sey susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli. Şems |
|
|
|
|
|
#2 |
|
|
Kalbe sözden cok sükuttan manalar akar.
İnsan evrendeki sükutu anlayabilseydi, kim bilir belki de söz olmayacaktı. Insanlar sükutun dilinden anlayacak, derin ve manalı bakışlarla konusacaklardı. Ve ses, sükutun heybetini bozamayacaktı. Emegine saglik Aytalen |
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
Susmak;
Hz.Eyûb'un sabrıyla Susmak; Hz. Yusuf'un bekleyişiyle, Ve susmak; Hz.Yakub'un karanlığıyla dem oldukça daha bir kıymettâr... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
Leylaya sormuşlar mecnun mu seni daha çok sevdi yoksa sen mi?
Leyla; -Elbbette ben daha çok sevdim..! demiş ... Herkes çok şaşirmiş bu cevaba, nasıl olur o senin aşkindan çöllerde gezdi, -Aklini kaçirdi..! Leyla cevap verir; -O aşkini hep dillendirdi, herkese anlattı, içini boşalttı..! Bense hiç kimseye söyleyemedim, yüreğimde bir sır gibi sakladim.. -Şimdi kim daha çok sevdi siz söyleyin? Bırakalım Hz.Mevlana cevap versin bu soruya; -Sır gibi seversen eğer muradın çabuk gerçekleşir, Tohum toprağa gizlenerek yeşerir. -Aşkta konuşma, aşktan bahsetme yoktur. Aşkı yaşamak vardır. Aşkta inlemek, gözyaşı dökmek vardır. Bu gözyaşları sana kafidir..! -Gelmez sana bir ziyan bu aşktan ey gönlüm! Can gitse de korkma, başka bir candır ölüm... -Aşk; susmaktır Ey Sevgili! Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır. Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!!! Aşk dediğin susup beklemektir.. -Birde Şemsi Tebrizi'den dinleyelim cevabı? ; Anladım ki susmak bir cüsse işi… Derin denizlerin işi… Serin sular en hafif rüzgârlar bile coşturabiliyor Derin denizleri ise ancak derin sevdalar…! Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her sey susuyor Anladım ki susan her şey derin ve heybetli… Iskander Pala; Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, Kıyamete kadar sökülmez imiş. Aşk ile insan elbet güneşe benzer; Ve aşksız gönül misal-i taşa benzer. Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; Bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır. Gelip kemiğe dayanınca dünya, hayata atılan kement olur; Göz kapaklarından vurulunca kasırgalar, Annelerce deprem, babalarca bent olur. Aşksız bahar dallarını kuru bir ayaz boğar, Aşksız rahmini yargılayan bebekler nagehan doğar. Mahrem düşüncelerle perdelenen odalarda ya ezel ya ebed olur; Aşk kayıp giderse dünyadan ebed kıyamet olur; Sevgisizlik gelir, dünya cehennem olur..! -Ömer Hayyam; Bir yürek ki yanmaz yürek denir mi ona Sevmek haram yüreğinde ateş olmayana Bir günü sevgisiz geçirdinse yazık En boş geçen günün o gündür inan bana... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
|
ellerine sağlık kardeşim güzel paylaşım...
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
|
Bu sitede cok yeniyim tesadüf eseri siteyi keşfettim ...
degişik ilginç konular var bi aile dostumuzdan kalan kitap hakkında bilgi araştırırken buldum. sizin yazınızda cok güzel cok anlamlı burda ki aşk ilahi aşk olarak değerlendirdim kendimce .. şems in mevlanaya duydugu gibi mecnunun leylaya duydugu gibi birbirlerinin yüzünde ALLAHIN nurunu görmek gibi bakarak susarak o aşk -ı anlatmak ve yaşamak ... |
|
|
|
|
|
#7 |
![]() Üyelik tarihi: Jul 2011
Mesajlar: 12
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 2
Aldigi Tesekkür: 3
|
harika eline sağlık
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| susmak |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|