Ruhsal Enerji  

Geri git   Ruhsal Enerji > Tasavvuf > Tasavvufî Makaleler

Tasavvufî Makaleler Beğendiğiniz tasavvufi metinleri paylaşabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Nefs (Ö. Tuğrul İnançer’den Sohbet)
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
234

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08-15-2010   #1
Banned
Aytalen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 4.017
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 107
Rep Derecesi : Aytalen will become famous soon enoughAytalen will become famous soon enough
Ettigi Tesekkür: 4156
Aldigi Tesekkür: 2320
Standart Nefs (Ö. Tuğrul İnançer’den Sohbet)

Nefis mertebelerinin yedi tane olduğu gibi, Cenâb-ı
Hakk’a ulaşmanın da yedi yolu olduğunun isimlerini
söyleyelim: şeriat, tarikat, hakikat, marifet, kutbiyyet,
kurbiyyet, abdiyyet

Hayri Akıncı: Hocam, nefis kavramı sözkonusu
olduğunda bir bakıma hem insanın bir tarafını ifade
eden, ama o bir tarafının özellikle insanın dizginlenmesi
gereken tarafını da akla getiren bir kavram. Özellikle
nefis ve mertebeleri dediğimizde tasavvufla alakalı
kitaplarda daha sıkça rastladığımız yedi mertebe’den,
o mertebelerin hangi aşamalarla bir sonraki mertebeye
geçildiğini, onların ne ifade ettiğini, ve en son o kâmile
mertebesine ulaşmanın yolunun ne olduğu anlatılıyor.
Ama burada anlatımdan ziyâde işin insan için en
önemli tarafı nefsine hakim olmak, nefsini dizginlemek
ve nefisle birlikte hakiki mâna’da insan olabilmeyi
başarmaktan geçiyor herhalde. Bir de hemen şunu ilâve
etmek isterim, hep söylenir ve doğrudur da herhalde
nefs’i öldürmek değil, nefs’i dizginlemek yani nefsi
“terbiye” etmek önemlidir. Çünkü nefs’i öldürmek de
gerekmediği gibi, insan’da nefs’in bulunmasının vazifeleri
de olduğu ifade edilir.

Ömer Tuğrul İnançer: Zaten (Nefs) ölmez ki…

Hayri Akıncı: Evet, zaten hakikatte fiilen de böyle
birşey sözkonusu olmaz.

Ömer Tuğrul İnançer: Şimdi ölmez deyince hemen
âyet-i kerîme’yi zikretmek lazım; ” Küllü nefsin zâikatul
mevt” “Nefis ölücüdür” demiyor. “Ölümü tadıcıdır” diyor.
O aradaki farkı irfân sahipleri anlasınlar. Ölmüyor, ölümü
tadıyor. Birbirinden çok farklı şeyler.

Hayri Akıncı: Afedersiniz, belki buradaki nefs kavramı
bir Arapça’da “varlık” mânasında “kendi” anlamında
olan hani “Men arefe nefsehû, fekad arefe Rabbehû”
mânasında da kullanılıyor.

Ömer Tuğrul İnançer: Var, ama aynı zamanda nefsin
mertebeleri de ölür. Bir de bu mertebe derken maalesef
sanki bina’nın üst katına çıkıyormuşuz da artık alt katı
ile bir alâkamız kalmadı gibi görülüyor. Böyle bir şey yok.
Bu suya atılan taş gibidir. Durgun bir suya taş attınız,
gördügünüz manzara taş’ın merkez olduğu birbirinin
içinde halkalardır. Hakikatte böyle değildir. Hakikatte
taşı attığınız su’da birbirinin içinde küreler oluşur. Ama
küre suyun sathından kesilmiştir. Küreyi orta yerinden
kestiğiniz zaman daire gözükür. Dolayısı ile daire gibi
gördüğümüz şey hakikatte küredir. Ve o küre hep
birbirinin içindedir ve birbirinden ayrı değildir. Dalga’da
böyledir. Meczûb oturmuş denizin kenarına, başını hafif
öne arkaya sallayarak hareket ediyor. Kendini akîl,
akıllı zanneden biri “Ne yapıyorsun?” demiş. Meczûb
bakmış, “Dalgaları sayıyorum!” Adam “E, kaç tane oldu?”
demiş. Meczûb “Gelen geldi. Bu yenisi geliyor, o da bir”
demiş. Çok irfanlı bir laftır bu. Bazen divâne’den bir söz
çıkar, divân’a sığmaz…Gelenler gitti, bu gelen bir. Bu
dalgayla ilgili. Şimdi dalgaya baktığımız zaman, birbirini
takip eden sular üstümüze doğru gelir. Hâlbuki uçağa
bindiğimiz zaman suya baktığımızda görürüz ki su yer
değiştirmez. Aşağı-yukarı, sağa-sola oynamalar yapar.
Baktığımız zaman birbirini takip ediyormuş gibi gelir.
Nefis’de böyledir. Birbirinden ayrı değildir. Bu ayrılığın
tam olmadığını ifade etmek için o yedi nefis diye
Kur’ân-ı Kerîm’de geçen tabirlerle Emmâre’den başlayan;
Emmâre’nin Levvâme’si, Levvâme’nin Mülhime’si,
Mülhime’nin Emmâre’si yani her bir nefis mertebesi
kendi içinde de yedi’ye sahiptir. Nefs-i kâmile’nin bile
emmâre’si olur. Nefs-i sır’rın bile olur; ona göredir ama.
Dolayısı ile bir “Yükseldim, artık daha alttaki kademe
ile alâkam kalmadı.” tarzında düşünmek yükselmemek,
yükselmemiş olmak demektir. Kişinin yaptıklarından
pişman olup “Ya bir halt ettik amiyane tabirle …Hata
ettik…Keşke yapmasaydık” tarzındaki duygu ve davranış
biçimi levvâme’dir. Yani nefsine levm ediyor. “Oh be iyi
yaptım!” demiyor. Emmâre bir de “Oh be iyi yaptım.”der.
Ama bu emin olun sâdece hayvaniyet mertebesidir.
Böyle insan yoktur. Peki insan şeklini taşıyan hayvanlar
yok mu? Var, âyetle sabit: “Gözleri vardır görmezler,
kulakları vardır duymazlar, kalpleri vardır anlamazlar.”
“ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn
“Onlar belki hayvandan aşağıdır.” buyuruyor Allah. Ama
daha evvelki sohbetlerimizde halifetullah meselesinden
ve Esmâ-ı hüsnâ’ya mazhar olması meselesinden
bahis etmiştik. Kabahat yapıp da memnun olan insan
yoktur. Şekli insan olabilir ama “Tüh be kabahat ettik.”
veya külhanbeyliktende hiç taviz vermeden “Bir halttır
ettik işte!”…Bu levvâme’ye gelmiştir. Ondan sonra artık
biraz da ona iyilikler, güzellikler, doğrular ilham eden,
esinlendiren nefis mertebesine yükselinir ki, onun
da adı mülhime. Yani Kur’ân-ı Kerîm’de geçen nefis
mertebelerini ifade eden kelimelerin lügat manasına
baktığımızda o nefis mertebelerinin de aşağı yukarı
ne olduğunu anlarız. ‘Emmâre’ emretmekten geliyor.
‘Levvâme’ kötülemekten, levm etmekten geliyor.

Hayri Akıncı: Kıyâme sûresinin başında geçiyor.

Ömer Tuğrul İnançer: Evet. Birçok yerlerde var. Ondan
sonra ilham etmek…Çünkü bakın şair’e ilham gelir. Katile
ilham gelmez yani. Güzellik, ilham kelimesinde de bir
güzellik, bir esinlenme var. Efendim ondan sonra yaptığı
işten gönlünün tatmin olması... “İyi ki yaptım, oh be.”
Ama nefsinin değil gönlünün tatmin olması. Bu nedir?
Mutmainne.

Hayri Akıncı: “Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh”

Ömer Tuğrul İnançer: Allah’ın umûmi emîrleri,
Resûl-i Kibriyâ’nın umûmi tavsiyeleri yani hadislerle
ifade edilen fiilî peygamberî ile ifade edilen genel
tavsiyeleri -ki aşık olan için tavsiye-i peygamberî, emri
peygamberîdir - bu sünnet ve farz ayırımı bir takım fıkıh
ilminin mükellefiyetlerle alâkalı bahsidir, benim gibi
sıradan mü’min’e o farzdır, bu sünnettir ayırımı yakışmaz,
hepsini yapmam lazımdır. Peygamber yapmış! Bana ne
farzından, sünnet ayrımından. Ben onun gibi olmalıyım.
Ne kadar? Kendi miktarım kadar. Çünkü orada da haddini
bilmezlik girerse işin içine, küstahlık girerse terbiyeye
münâfî olur. Mesela Efendimizin fiilen yaptığı ama kişi
olarak benim yapmam yasak olan visâl orucu var. İftar
etmeden ertesi günün orucuna devam edilmez. Yasak.
Hazreti Peygamber yapıyor. Yapıyor ama kendisine
“Niye siz böyle yapıyorsunuz da bize yasak diyorsunuz?”
diye sorana verdiği cevaba bakmak lazım: “Siz benim
beslendiğimle mi besleniyorsunuz?”…Acaba neyle
besleniyor? Hurmayla, zemzemle, ekmekle, peynirle,
zeytinle mi acaba? Onun için bu meseleleri haddini
bilerek yapmak lazımdır. İşte, gerek Allah’ın umûmi
emîrleri, gerek Efendimizin umûmi tavsiye ve emirleriyle
nefs-i mutmainne’ye gelmek mümkündür.

Hayri Akıncı: Mutmainne’ye gelen bir insanın -o az
önce başta söylediğimiz şeyi tekrar burada hatırlayalımemmâreyle,
levvâmeyle, mülhimeyle alakası kesilmiş
değildir.

Ömer Tuğrul İnançer: Alakası kesilmiş değildir Allah
korusun. Ama hakim olan unsur, baskın olan unsur o’dur.
Çünkü kazara yine nefsine uyabilir. Bir nefsin emrine bir
hususta girebilir, veya bir pişman olacağı şeyi yapabilir.
O da Allah’ın affına kalmıştır, Efendimizin şefaatine
kalmıştır, evliyaullah’ın himmetine kalmıştır. Amenna
günahsız kul olmaz. Riyazü’s-Sâlihin’de hadîs-i kudsî
var: “Hiç günah işlemeseydiniz, sizi yokeder, günah işleyip
Bana sığınanları yaratırdım.” Çünkü bu âyet’e uygun:
Allah hem Tevvâbur Rahîym’dir hem de tövbe edenleri
sever. Tövbe etmek için ne yapmak lazım? Evvela elbette
günah işleyeceksin. Hani bunu da ben tövbe edeyim
diye günah işlemek olarak değil, hasbel beşeriyyet
zaten günah işleyeceksin. Dolayısı ile bu Cenâb-ı Hakk’ın
affına kalmıştır, ayrıca tövbe edilmesi sevdiği bir fiildir.
Ve Tevvâbur Rahîym…Dikkat edin sûre-i Nasr haricinde
Kur’ân-ı Kerim’de hiç tek “tevvâb” kelimesi yoktur. Hep
Tevvâbur Rahîym’dir. Allah hem tövbeyi kabul eder ve
hemen bitişiğinde, hemen akâbinde Rahîymiyetiyle
tecelli eder. Hemen merhameti mutlaka tecelli eder. Yani
sade “Tövbeni kabul ettik.”değil, mutlaka bir mükafat var.

Hayri Akıncı: Biraz da sanki tövbe’yi kabul etmesi
Rahîymiyetiyle de alakalı.

Ömer Tuğrul İnançer: Ama o zaman ‘tevvâb’ bunu ifade
ediyor. Niye hemen ‘Tevvâbur Rahîym’ desin? Ayrıca
da mükafat vereceğinin beyanı o. Şimdi bütün bunların
hepsi nefs-i mutmainne’de tamam.

Hayri Akıncı: Râdiyye, Merdiyye ve Kâmile.

Ömer Tuğrul İnançer: O yedincinin değişik isimleri
vardır. Sır’dır, Kâmile’dir, Mükemmele’dir vs… Bu ‘Allah’tan
razı olmak’ meselesi. Razı o demek; yani nefs-i râdiyye
Allah’tan razı olmak demek. Merdiyye Allah’ın bundan
razı olması demek. Bu kendi başına olmaz. Mutlaka daha
önce o mertebeye gelmiş bir zât’ın yol göstericiliği ile
olur. Bu zât ahirette de olabilir. Ama onun dünya’da idare
edici bir halîfesi vardır veya alâ silsileti (bir tane değil
yani nesiller boyu) onun terbiyesi ile olur.

Hayri Akıncı: Yani mürşidin terbiyesi ile olur.

Ömer Tuğrul İnançer: Evet, ona mürşid denir. Çünkü
âyette öyle söylüyor; “Fedhulî fî ‘ibadî vedhulî cennetî.”
Benim kullarımın arasına. ‘Benim kulum’ demesi için
Cenâb-ı Hakk yaradılmışlık kulluğundan, mâhlukundan
bahsetmiyor.

Hayri Akıncı: Hakiki mâna’da o vazifeyi yerine
getirenden bahsediyor.

Ömer Tuğrul İnançer: “Yâ eyyetuhen“ gelmişten
bahsediyor. “Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh” yani
Mutmainne’ye gelmiş kişi, özel hitap. ‘Yâ eyyûhen
nas’’ Bütün insanlar değil. ‘Ya eyyühellezîne âmenû’
Ey imân edenler değil. O nefis mertebesine gelmiş
kişi. Bak ne diyor; ‘ Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh’
irciî…Biz bu irciî’yi “Öl” emri diye anlıyoruz. Yani Allah’a
dönmek efendim Azrail’le mi mümkün? Azrail’siz Allah’a
dönülmüyor mu?

Hayri Akıncı: Bir defa dünyadayken bir Allah’a dönmek
lazım.

Ömer Tuğrul İnançer: Yani maalesef cenaze namazı
olduğunda, bu âyeti okuyorlar: “Bana dön!” Yani ölmek
Allah’a dönmek değildir.

Hayri Akıncı: Zaten ölmeden önce ölünüzü de….

Ömer Tuğrul İnançer: Haydi onu kabul ediyorlaretmiyorlar,
zamanımızda bir takım lüzumsuz
münakaşalar var. Sanki 1400 sene’dir sade onlar
biliyorlardı. Onları geçelim, ayrı mesele…Fakat İrciî’yi
“Bana dön! Nefsinle başbaşa kalma, Bana dön!” “ilâ
rabbiki râdıyeten mardıyyeh” “Sen Benden razı, Ben
senden razı olarak.” Peki bunun için ne yapacağım?
Ayet burada bitti, cümle bitti. “Fedhulî” Bunu yapmak
için dahil olman lazım, fî ‘ibadî: “Kullarımın arasına”…
Ve “Vedhulî cennetî”: “Cennete gir” demiyor bakın,
“Cennetime gir” diyor. Ona zât cenneti denir. Râdiye ve
merdiyye mertebelerine eren zevât-ı kiram zât cennetine
girer. Cennette kademe kademedir. Cennetin kademesi
cehennem kademesinden fazladır, bu da Cenâb-ı Hakk’ın
rahmaniyetinin gazabından fazla olduğunun işaretidir.
Bunlar bildiğiniz şeyler. “Sabekat rahmeti, alâ gadabî”
“Benim rahmetim gazabımı geçmiştir.”

Hayri Akıncı: Sekiz cennet, yedi cehennem olması…

Ömer Tuğrul İnançer: Evet. Bunlarda birer âyettir.
Malûmunuz âyet aksi hiçbir şekilde ileri sürülemeyecek
ve ispat edilemeyecek gerçek demektir. Allah’ın Kur’ân
cümleleri asla aksi iddia edilemeyecek gerçekler olduğu
için onlara âyet denir. Ama Allah’ın âyetleri Kur’ân
cümleleri ile sınırlı değildir.

Hayri Akıncı: Âyetlerden bir kısmı Kur’ân âyetidir ama
kâinattaki âyetler de var.

Ömer Tuğrul İnançer: Evet. Kevnî âyetlerini ne
yapacağız? “ve yetefekkerune fı halkıs semavati vel
ard” derken Cenâb-ı Allah, yani “Kâinatın yaratılmasını
tefekkür ediniz” derken neyi kastediyor? “Kevni âyetleri
okuyun.” diyor. Resûl-i Kibriya Efendimize “Oku” emri
geldiğinde bir kağıt mı getirdi Cebrâil’de “oku” dedi? Sonra
Peygamber “Ben okuma yazma bilmem.” dedi. Cebrâil
“Onu biliyorum” dedi. Sonra sıktı Peygamberi “Oku”
dedi, okudu. Böyle anlatılmıyor mu? Hangi kağıdı getirdi
Cebrâil Aleyhisselâm Resûl-i Kibriya’ya? Var mı böyle bir
kağıt? Allah ve vahiy meleği Cebrâil, Resûlullah’ın okuma
yazma bilmediğini bilmiyor, kağıt getirdi “Oku” dedi. Böyle
anlatılıyor Allah aşkına!

Hayri Akıncı: Böyle anlatılıyor ama böyle
anlaşılmaması gerekiyor değil mi?

Ömer Tuğrul İnançer: Kendi böyle anlamış ki böyle
anlatıyor. Bunun üzerine tetkikat yapmayan, tefekkür
yapmayan, kafa çalıştırmayanlarda böyle anlıyorlar….
Râdiye, merdiyye ve Allah’tan razı olan ve Allah’ın
onlardan razı olduğu kullarımın arasına gir ki Cennetime
giresin. İşte o’da nefs-i sır sahibi olan kişidir. Burada
önemli olan nokta, orada “kullarımın arasına gir.”
denilmesidir. Burada nefis mertebelerinin yedi tane
olduğu gibi, Cenâb-ı Hakk’a ulaşmanın da yedi yolu
olduğunun isimlerini söyleyelim: şeriat, tarikat, hakikat,
marifet, kutbiyyet, kurbiyyet, abdiyyet. Abdiyyet yani
Allah’a kul olmak en üst makamdır. Makâm-ı abdiyyet’in
sahibi Muhammed Mustafa (s.a.v)’dir. Ve namazdaki
tahiyyatta oturuşumuz makâm-ı abdiyyet’in işaretidir.
Allah Huzur-u Risâlette’de böyle oturmak nasip etsin.

Hayri Akıncı: İnşa’Allah. Allah razı olsun.


Bu söyleşi Dost TV’de Hayri Akıncı’nın sunduğu ve Ö. Tuğrul
İnançer’in konuk olduğu “Gönül İkliminde” adlı program’dan deşifre
edilmiştir.
Aytalen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
nefs, sohbet, tuğrul, İnançer’den


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:18 .


Vehim Büyüsü, Yönetim Bölümü, Soğutma Büyüsü, Cazibe Büyüsü, Melamiyye, Uydu Cihazları, Görüş ve Önerileriniz, Sorun ve Şikâyetleriniz, Zebur/Hz.Davud (A.s), Fıkıh, Cin'in İnsan Bedeninde Bulunduğunun Teşhis Edilmesi, Vehabbilik, Tütsüler & Buhurlar, Allah Celle Celâluhû ve Esmâül Hüsnâ, Güvenlik Kamerası Driverleri, Zikir, I-İ, İlişkiler & Duygular, Felsefe, Rebiül Evvel Ayı, Peygamberler, İlmu'l-Havâssu'l-Esmâu'l-Husnâ, O-Ö, Duyurularımız & Yeniliklerimiz, Kur'an-ı Kerim, Tarikatlar, Psikokinezi / Telekinezi, Sinema, Kurban ve Kurban Bayramı, Dürzilik, Vcd & Dvd arızaları ve kullanımı, Hurufilik, Safii mezhebi, Usui Reiki, İlmu's-Sihr, Rıfai'ye, Şifalı Taşlar, Bakım & Tavsiye Bölümü, Alfabeler & Harflerin sırları, Cemaziyel Ahir Ayı, E-Kitaplar, Muhabbet Büyüsü, Kurallarımız & Uyarılarımız!, Kundalini Reiki, Tasavvuf Klasikleri, Havass Çalışması, Caferiyye, Duruişiti, Aşure Günü, Bluetooth Driver, Havas Okulu, Kadiriyye, Recep Ayı, İlmu't-Tabir-i Rüya, Sevgi Büyüsü, Güzellik & Sağlıklı Bakım Önerileri, A-B, Şaban Ayı, Definecilik, Hak Din İslam, İlmu'l-Hayvan, Eğlence & Mizah, Ramazan Bayramı, Maturudiyye, Hipnoz, Erkeğin Bağlanması, Deja Vu, C-D, Mutezile, Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler, Kişisel & Manevî Gelişim, İlm-u'l Huddam, Kayıp & Çalıntı, Regaib Kandili, Antik Uygarlıklar & Örgüt Ve Cemiyetler, Miraç Kandili, Ethernet Kartları, İlmu'l-Havâs Genel Açıklama, Babilik, Sia, İlm-u'l Hurûf, Medyumlar & Medyumluk, Bakım Çeşitleri & Metodları, Es'ariyye, Dâ'vet & Azîmet, Rebiülahir Ayı, Dini Hikayeler & Makaleler, İlmu'l Ahkâm-ı Nücum, Celvetiyye, Bektaşiyye, Selefiyye, Yezidiyye, İlmu't-Tılsımat, Ismailiyye, Elektronik, Reenkarnasyon, Bağlama Büyüsü, İlmu'l-Havâssu'l-Kur'ân, Wicca Ve Maji, Kültür & Sanat, Bio Enerji, Mürekkepler & Yazım Malzemeleri, Parapsikoloji, E-F, Ruhsalenerji Araştırmaları, Galibiyet & Dil Bağlama, Teknik Destek, İlmu'l-Bâtın, Özel Paylaşım Bölümü, İncil/Hz. İsa (A.s), Toplu Enerji Çalışması, Cemaziyel Evvel Ayı, Zilhicce Ayı, İlmu'l- Vefk, Cinci Ve Büyücülerin Teşhisi, Hz. Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, S-Ş, Halvetiyye, Hadis-i Şerifler, Dua İstekleri, Osmanlıca Kitap Tercüme, Bilim & Teknik, Televizyon & Radyo, Tarih, Kutsal Kitaplar, Y-Z, İlmu't-Tıp, Selefiyye II, Nusayrilik, Diğer Büyüler Ve Çözümleri, Tedavi İçin Ayetler,Dualar ve Rukyeler, Kuantum, Evliliği Bozma Büyüsü, Safer Ayı, Levitasyon, Cin Ve Büyü'den Korunma Yolları, Kötü Alışkanlık & Huylar, Fax/Modem Driver, Fal & Tarot, Mürcie, Aşk Büyüsü, Sağlık, Psikoloji, Işınlama Ve Teleportasyon, Rızk & Bereket, Maziden Olaylar, Kitap Tanıtım İnceleme, Tv Kartı Sürücüleri, Aşırı Kanama Büyüsü, Ruhsal Cafe, İlmu'l-Feraset, Tasavvufta Kavramlar, Korunma, Hanefi mezhebi, Psikometri, Enerji Okulu, İlmu'l-Havâs Ocağı & Malzemeleri, M-N, Ticaniyye, Astral Seyahat, Sevgi & Saygı, Ses Kartı Sürücüleri, Sözlük & Alfabeler, WebCam Sürücüleri, Fotoğraf Makineleri, Melamiyye, Ayırma Büyüsü, Cinler ve Ruhsal Varlıklar Alemi, İlmu'l-Havâssu'l Berhetiyye, Cebriyye, Zilkade Ayı, Çocuklar İçin Uygulamalar, Canbar Büyüsü, Diğer Formüller, Tartışma Platformu, Resim & Video, İlmu's-Simya, Doğa Üstü Olaylar & Hikayeler, Bahailik, Pcmcıa Driverler, Tasavvufî Müzikler, Haftanın Fırsatı, İlmu'n -Nebati Şifa, İlmu'l- Ledünni, Müsebbihe, İlmu'z-Zahîr, İlmu'l-Havâssu'l Celcelûtiyye, Tasavvufî Makaleler, Havas İlmi Soru Cevap & Yardım İstekleri, Maji Çalışması, Serbest E-Kitaplar, Hanbeli mezhebi, Kutlu Doğum - Mevlid Kandili, Alimler ve Evliyalar, Güncel Haberler, Bayramiyye, K-L, Yaşadığımız Dogaüstü Olaylar, Tv arızaları, Büyü Maji Uygulamaları & Davetler, Evlilik Büyüsü, İlmu'l-Kimya, Dini Filmler & Belgeseller, Workshop, Metafizik, T-U, Diğer Dinler & İnançlar, İlmu'l-Havâssu'l Cevşen, Toplu Enerji Uygulamaları, Ezoterizm, Arapça Kitap Tercüme, Maliki mezhebi, Kadiyanilik, Kadir Gecesi, Video kameralar (arıza ve kullanım), Evrensel Enerjiler, İlmu'l-Havâss'ın Kolları, Durugörü, Hâricilik, Forum Zikirleri, Es-Selamü Kable’l Kelam, İlmu'l-Havâs'ta Uygulama Şartları, Alevilik, Alışverişi İptal Büyüsü, Exorcism /Şeytan Çıkarma, Ü-V, Kaderiyye, Şevval Ayı, Arapça Uygulamalar, Muharrem Ayı, S-Ş, Hac, Şifâ & Tedavî, Meditasyon & Yoga & Tai Chi Chuan, İlmu'l Kevn-i Fesad, Astronomi & Astroloji, Bilgisayar, Ahd-i Atik Tevrat/Hz.Musa (A.s), Karı Koca'yı Ayırma Büyüsü, Metafizik Video Bölümü, Teknik Destek, G-H, Notebook Driver, Bektaşilik, Kısmet & Şirinlik, Ed-Duâu Silahu'l Mü'min, İlmu'l-Havâs Genel Uygulamalar, Mezhepler, P-R, Telepati, Mevleviyye, Aura, Hacet & İstek, Sahâbeler ve Hayâtü's-Sahâbe, Ramazan Ayı, Büyü Çeşitleri Ve Çözümleri, Psişik Güçler, Eğitim & Kadın, İlmu'l- Lügat, Aile, Evlilik & Çocuklar, Nakşibendiyye, Cep Telefonları, Yazıcı Sürücüleri, Hayatın İçinden
Powered by vBulletin Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0