Ruhsal Enerji  

Geri git   Ruhsal Enerji > Tasavvuf > Tasavvufî Makaleler

Tasavvufî Makaleler Beğendiğiniz tasavvufi metinleri paylaşabilirsiniz.


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Zikir adabı
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
217

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08-15-2010   #1
Guest
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1.824
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 25
Rep Derecesi : Karam is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 2261
Aldigi Tesekkür: 816
Standart Zikir adabı

Seyyid Abdülhakîm Arvasî kendisinden tasavvufî irşad taleb eden bir mürîde aşağıdaki mektubu ile zikir dersi veriyor:


Tasavvuf, kalbi sâf yapmak, temizlemek demekdir. Bu da, zikr-i ilâhî ile olur. Bütün insanların se?âdet-i ebediyyeye, Ya’nî dünyâ ve âhıret iyiliklerine kavuşması, hakîkî sâhibimiz olan Allahü teâlânın ismini çok zikr etmekle hâsıl olur. Şu kadar var ki, zikri, bir Velîden veyâhud onun izn verdiği, ahkâm-ı islâmiyyenin ve hakîkatin edeblerini değişdirmiyen, bid’at karışdırmıyan, ona, doğru bağlanmış bulunan bir zâtdan öğrenmesi, ondan izn alması lâzımdır. Böyle öğrenmeksizin yapılan zikrin fâidesi pek az olur, belki de hiç olmaz. Çünki, izn alarak yapılan zikr, mukarreblerin işidir. İznsiz zikr ise, ebrârın işidir. Bunun için, (Ebrârın ibâdetleri, iyilikleri, mukarreblere günâh, kusûrdur) buyurulmuşdur.

Zikri merâk etdiğinizi biliyorum. Bunun için açık yazıyorum.

Zikr, arabî bir kelimedir. Türkçede hâtırlamak, anmak demekdir. Hâtırlamak da, kalb ile olur. Söylemekle olmaz. Şimdi üç dürlü zikr bilinmekdedir:

1. Dil ile söylemekle yapılan zikrdir. Söylerken, kalb birlikde hâtırlamaz. Yalnız dil ile söylenen zikrin kalbi temizlemekde fâidesi pek az olur. İbâdet sevâbı hâsıl olur. Zümer sûresinde, meâli, (Kalbleri Allahü teâlâyı zikr etmiyenlere azâb vardır) olan yirminci âyetinde bildirilen azâb bunlar içindir.

2. Yalnız kalb ile yapılan zikrdir. Dil söylemez. İşte bizim yolumuza mahsûs olan zikr budur. A'râf sûresi ellidördüncü [54] âyetinde, (Rabbinizi, yalvararak ve gizli ve sessiz çağırınız) ve Ra'd sûresi, otuzuncu [30] âyetinde, (Biliniz ki, kalbler, yalnız Allahü teâlâyı zikr etmekle râhat bulur) ve A'râf sûresi ikiyüzdördüncü [204] âyetinde, (Rabbini, içinden zikr et!) ve başka birçok âyet-i kerîmede ve sayısız hadîs-i şerîflerde ve din büyüklerinin kitâblarında bu zikr bildirilmekdedir.

3. Dil ile kalbin birlikde yapdığı zikrdir. Allah adamları, Evliyâ -kaddesallahü teâlâ esrârehümül-azîz, yükseklere erişdikden sonra, böyle zikri yapabilirler.

Kalb ile yapılan zikr, en önce Fahr-i âlemin -sallallahü aleyhi ve sellem- hicret gecesinde, Sevr dağındaki mağarada, Ebû Bekr-i Sıddîka -radıyallahü anh- diz üstüne oturtup, gözlerini kapamasını emr ederek sessiz yapdırdığı zikrdir.

Büyüklerin yolda bulunanlara öğretdikleri râbıta, Tevbe sûresinin yüzyirminci âyetinin, (Hep sâdıklarla birlikde bulunun!) ve En’âm sûresinin elliikinci âyetinin, (Rablerini istiyenlerle berâber olmağa çalış!) meâllerinde emr olunan berâberlikdir ve (Allahü teâlânın sevdiklerini hâtırlamak, rahmet etmesine sebeb olur) hadîs-i şerîfine uymakdır. Bunlar gibi, başka âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler de vardır. Asyada, Mâverâ-ünnehr ve Buhârâda, oniki asrdan beri gelmiş bulunan Hanefî âlimlerinin büyükleri de, talebesine böyle yapdırmışlardır.

Hergün âdet ederek, sabâh veyâ akşam namazından sonra, yâhud uygun gördükleri bir zamanda, abdestli, temiz bir yerde, yalnız olarak, kıbleye karşı oturulurdu. Gözler kapanırdı. Dil ile yirmibeş kerre (Estağfirullah) denir, herbirini söylerken, (Günâhlarıma pişmân oldum. Bir dahâ yapmamağa söz veriyorum. Günâhlarımı afv eyle!) diye düşünülürdü. Sonra:

Bir Fâtiha ile üç İhlâs okuyup, sevâbı, Fahr-i âlem -sallallahü aleyhi ve sellem- ile Muhammed Behâeddîn-i Buhârî ve Abdülkâdir-i Geylânînin -kaddesallahü teâlâ esrârehümül-azîz- rûhlarına hediyye edilir ve kalb ile düşünerek, rûhlarından yardım istenir. Beni de yolunuzun yolcuları arasında bulundurunuz diye yalvarılırdı.

İhlâs-ı şerîf okumadan, yalnız bir Fâtiha dahâ okur, sevâbını Fahr-i âlem -sallallahü aleyhi ve sellem- ile imâm-ı Rabbânî Müceddid-i elf-i sânî Ahmed Fârûkî Serhendî ve mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî -kaddesallahü teâlâ esrârehümâ-nin rûhlarına hediyye eder, bunların da rûhlarına kalb ile yalvararak, kendilerinin talebelerinden, mensûblarından saymalarını ricâ ederlerdi.

Yalnız bir Fâtiha dahâ okunur. Sevâbını Fahr-i âlem -sallallahü aleyhi ve sellem- ile seyyid Abdüllah ve seyyid Tâhâ -kaddesallahü teâlâ esrârehümâ- rûhlarına hediyye eder, bâtınlarından kalb ile yardım ve feyz isterlerdi.

Bir Fâtiha dahâ okuyarak, Fahr-i âlem -sallallahü aleyhi ve sellem- ile seyyid Muhammed Sâlih ve seyyid Fehîm-i Arvâsînin -kaddesallahü teâlâ esrârehümâ- rûhlarına hediyye eder, rûhlarından kalb ile yardım ve feyz isterlerdi.

Bundan sonra, kısaca (Tezekkür-i mevt) ederlerdi. Ya’nî, kendini ölmüş ve teneşir tahtası üzerinde yıkanmış, kefene sarılmış ve tabuta konulmuş ve mezâra gömülmüş olarak düşünürlerdi. Mezârda olduğu hâlde, Allahü teâlâ ile arasında vesîle ve vâsıta olan zâtı [meselâ, yukarıda rûhlarına Fâtiha okuduğu Velîlerden birini] karşısında görür gibi, hayâline getirir, nûrlu alnına, Ya’nî iki kaşı arasına edeb ile bakar gibi olurlardı. Herşeyi unutarak, dünyâ işlerini düşünmiyerek, sevgi ve saygı ile, onun mubârek yüzünü hayâlinde veyâ gönlünde durdururlardı. Buna, (Râbıta) demişlerdir. Mâide sûresi, otuzbeş [35]. ci âyetinde, (Ona kavuşmak için, vesîle, vâsıta arayınız!) emri ile ve başka âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîflerle ve islâm âlimlerinin kitâblarında bildirilmişdir. Tasavvufun bütün yollarında ve ençok büyüklerimizin yolunda en değerli ilerletme vâsıtası olduğu bildirilmişdir. Bu râbıta, en az onbeş dakîka sürer. Dahâ az olursa, tesîri de az olur.

Râbıtasız zikr etmek, insanı ilerletmez. Zikr etmeden râbıta yapmak, ilerletir buyurmuşlardır. Râbıta, her işde yardımcıdır. Zikr etmeğe yardımı ise, pekçokdur. Allahü teâlânın evi olan kalbi, nefsin pisliklerinden ve şeytânın aldatmasından temizler. Zikrin yerleşmesi için kalbi hâzırlar. Râbıta, üç kısmdır:

1. Velînin yüzünü, karşısında bulunuyormuş gibi, hâtırlamakdır. Böyle râbıta, zikre başlarken yapılırdı.

2. Yüzünü kendi kalbinde bulundurmakdır. Böyle râbıta, zikr ederken, kendiliğinden hâsıl olunca, kalbde durduğunu düşünerek, zikr etmek olurdu.

3. Kendisini, Velînin şeklinde, kıyâfetinde görmek, Ya’nî böyle râbıta yapmakdır. Kur’ân-ı kerîm okurken ve dinlerken, ders, va?z dinlerken, namaz kılarken, her ibâdeti yaparken, kendini o kıyâfetde düşünür. Bunları yapan, kendi değil, odur der. Böyle yapılan ibâdetlerden çok lezzet duyulurdu.

Râbıta yapmakla çabuk ilerlerdi. Allahü teâlânın rızâsına kavuşurdu. Üçüncü kısma (Tam râbıta) denirdi.

Tam râbıta yapan, kendi kalbini düşünürdü. Kalb, Ya’nî gönül, sol memenin altında ve iki parmak aşağıda, yürek denilen bir parça etde bulunan nûrdan bir kuvvetdir. Yürek, yumurta veyâ kozalak gibidir. Buna, (Kalb-i sanevberî) denir. Burada bulunan nûrdan kuvvete, (Kalb-i hakîkî) denir. Kalb-i sanevberî, kalb-i hakîkînin yuvası gibidir.

Kendine sıkıntı vermeden, namazda oturur gibi edeble otururlardı. Başını ve vücûdünü azıcık kalbe eğer. Gözlerini yumar, Ya’nî kaparlardı. Çünki göz, kalbin kılavuzu gibidir. Göz ne ile meşgûl olur ise, kalb de onunla meşgûl olur. [Bütün his organları da böyledir.] Bunun için, duygu organlarının hiçbiri birşey duymamalıdır. Hiçbir uzvunu oynatmazlardı. Dudaklar birbirine yapışırdı. Dil damağa değer, (Allah) kelimesini, hayâli ile, düşünerek, o (nûrdan kuvvet) üzerinden geçirir. Hayâl ile, zevk, şevk, saygı ile, (Onun gibi, hiçbirşey yokdur) âyet-i kerîmesine uyarak, hiçbirşeye benzemeyen bir zâtın ismi olan Allah, Allah, Allah derlerdi. Söylerken, hiçbir sıfatını düşünmez. Hattâ hâzır ve nâzır olduğunu bile hâtırlamazlardı.

Tesbîhi alıp, sağ elinin baş parmağı ile Allah, Allah diyerek, tesbîh dânelerini atar. Kalbine bir düşünce gelmemesi için uygun göreceği gibi çabuk veyâ ağır ağır zikr ederlerdi. Zikrin, kalbin yakınında olması lâzımdır. Zikr günde, en az beşbindir. Ramezân-ı şerîfde onbeşbin, başka aylarda yedibin, mümkinse her zaman onbeşbin olurdu.

Zikr, bu kadar anlatılabilir. Yapınca anlaşılır. İyi yapmak çok yapmakla olur. (Ölüm gelmeden önce zikr et! Çünki, kalbin temizliği zikr ile olur. Allahü teâlânın zikrinden başka, her ne olursa olsun, can çıkarmakdır) sözü meşhûrdur.

Tasavvuf bilgilerinin mütehassısları, (Zikr etmekle kalb temizlenir. Zikr etmekle, Allahın sevgisi elde edilir. Zikr etmekle, ibâdetin tadı duyulur. Zikr etmekle, îmân kuvvetlenir. Zikr etmekle, namaz kılmak hevesi artar. Zikr etmekle, ahkâm-ı islâmiyye kolaylıkla yapılır. Zikr etmekle, taklîdcilikden kurtulup, vicdânîliğe kavuşulur. Kur’ân-ı kerîmdeki (Allahü teâlâyı çok zikr ediniz!) emri bunu göstermekdedir) derlerdi.

Tasavvuf yolunda ilerlemek için, önce tevbe, sonra istihâre yapılırdı.

Tevbe yapmak için kısaca, (Yâ Rabbî! Bulûğum ânından şimdiye kadar yapdığım günâhlara pişmân oldum. Şimdiden sonra da, inşâallahü teâlâ hiç günâh işlememeğe söz veriyorum) denir. Günâhlar ayrı ayrı sayılmaz. Sonra gusl abdesti alınır.

Guslden sonra, o gece (İstihâreye niyyet etdim) diyerek iki rek’at namaz kılıp, yatılırdı. Birinci rek?atde (Kâfirûn), ikinci rek?atde (İhlâs) sûresi okunurdu.
Hergün, böyle zikr ederlerdi. Tevfîk Hak teâlâdandır derlerdi.

İmâm-ı Birgivînin (Kırk hadîs)i, yirmibirinci hadîsine göre, her mü’minin istihâre yapması sünnetdir. İbni Âbidînde diyor ki, (İstihâre namazından sonra şu düâ okunur: Allahümme innî estehîrüke bi-ilmike ve estakdirüke bi-kudretike ve es'elüke min fadlikel'azîm fe inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta’lemü velâ a’lemü ve ente allâmül-guyûb).

Yedi gece böyle istihâre yapılır. Sonra, kalbe gelen şey yapılır. İstihâreden sonra, abdestli olarak, kıbleye dönüp yatılır.

Rü’yâda beyâz veyâ yeşil görmek hayra alâmetdir. Siyâh veyâ kırmızı görmek şerre alâmetdir denildi.

İstihâre namazını başkasına kıldırmak sünnet değildir. İstihâre yapmasını öğrenmeli, bu sünneti kendisi îfâ etmelidir. Bedenle yapılan ibâdetleri başkasına yapdırmak câiz değildir.

31 Mayıs 1339 [1923] Zil-ka’de 1341

Es-Seyyid Abdülhakîm Arvasî
Karam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
adabı, zikir


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:04 .


Aile, Evlilik & Çocuklar, Hak Din İslam, Ismailiyye, Zilkade Ayı, Kutsal Kitaplar, Dürzilik, Levitasyon, Yezidiyye, Tv Kartı Sürücüleri, Bilgisayar, İlmu'l-Havâss'ın Kolları, Metafizik Video Bölümü, K-L, E-F, Elektronik, Melamiyye, Tedavi İçin Ayetler,Dualar ve Rukyeler, İlmu't-Tılsımat, Telepati, Korunma, E-Kitaplar, C-D, Reenkarnasyon, Metafizik, S-Ş, Bio Enerji, Maji Çalışması, Sevgi Büyüsü, Tarih, Alimler ve Evliyalar, Teknik Destek, Es'ariyye, Mürekkepler & Yazım Malzemeleri, Yaşadığımız Dogaüstü Olaylar, Alışverişi İptal Büyüsü, Cinler ve Ruhsal Varlıklar Alemi, Caferiyye, Özel Paylaşım Bölümü, O-Ö, İlmu'l- Ledünni, İlmu'l- Lügat, Wicca Ve Maji, Ticaniyye, Havas Okulu, Zikir, Büyü Maji Uygulamaları & Davetler, T-U, Tasavvuf Klasikleri, Astronomi & Astroloji, Galibiyet & Dil Bağlama, Şevval Ayı, İncil/Hz. İsa (A.s), Ü-V, Soğutma Büyüsü, İlmu'l-Havâssu'l-Esmâu'l-Husnâ, İlmu'l-Havâssu'l Cevşen, A-B, Duruişiti, İlmu'l Kevn-i Fesad, Psikoloji, Teknik Destek, Kayıp & Çalıntı, Hipnoz, Safer Ayı, Sia, Ruhsalenerji Araştırmaları, Notebook Driver, Psikometri, İlmu'l-Havâssu'l-Kur'ân, Y-Z, Workshop, Hacet & İstek, Hurufilik, Alevilik, İlmu'n -Nebati Şifa, Tartışma Platformu, Şifalı Taşlar, Ethernet Kartları, İlmu'l-Havâs'ta Uygulama Şartları, Babilik, Cep Telefonları, Kundalini Reiki, M-N, İlmu'l-Havâs Genel Açıklama, I-İ, Bilim & Teknik, Evrensel Enerjiler, Büyü Çeşitleri Ve Çözümleri, Toplu Enerji Çalışması, İlmu's-Simya, Nakşibendiyye, Rebiül Evvel Ayı, S-Ş, Bektaşilik, Tasavvufî Müzikler, Sahâbeler ve Hayâtü's-Sahâbe, Erkeğin Bağlanması, İlmu't-Tıp, Selefiyye II, Zebur/Hz.Davud (A.s), İlmu'z-Zahîr, Hadis-i Şerifler, Kurallarımız & Uyarılarımız!, Ayırma Büyüsü, Medyumlar & Medyumluk, Es-Selamü Kable’l Kelam, Kur'an-ı Kerim, Pcmcıa Driverler, G-H, Sevgi & Saygı, Fıkıh, Sözlük & Alfabeler, İlmu'l-Feraset, Toplu Enerji Uygulamaları, Rızk & Bereket, İlmu'l-Havâssu'l Berhetiyye, Tasavvufta Kavramlar, Bayramiyye, Cin'in İnsan Bedeninde Bulunduğunun Teşhis Edilmesi, İlmu'l-Havâs Ocağı & Malzemeleri, İlmu't-Tabir-i Rüya, Ramazan Ayı, Alfabeler & Harflerin sırları, İlmu'l-Kimya, Ed-Duâu Silahu'l Mü'min, Cebriyye, Bağlama Büyüsü, Güzellik & Sağlıklı Bakım Önerileri, Fal & Tarot, Astral Seyahat, İlmu'l-Bâtın, Yönetim Bölümü, Miraç Kandili, Hanbeli mezhebi, Kadiyanilik, Melamiyye, Celvetiyye, Dini Filmler & Belgeseller, Hac, P-R, Yazıcı Sürücüleri, WebCam Sürücüleri, Osmanlıca Kitap Tercüme, Eğitim & Kadın, Havass Çalışması, Recep Ayı, Mürcie, Maturudiyye, Serbest E-Kitaplar, Ruhsal Cafe, İlmu's-Sihr, Hayatın İçinden, Usui Reiki, Rebiülahir Ayı, Görüş ve Önerileriniz, Sorun ve Şikâyetleriniz, Doğa Üstü Olaylar & Hikayeler, Kültür & Sanat, Vehim Büyüsü, Diğer Formüller, Selefiyye, Hâricilik, Şaban Ayı, Bektaşiyye, Cemaziyel Ahir Ayı, Kaderiyye, Enerji Okulu, İlişkiler & Duygular, Mutezile, Bakım Çeşitleri & Metodları, Tv arızaları, Kadiriyye, Mezhepler, İlmu'l-Havâssu'l Celcelûtiyye, Antik Uygarlıklar & Örgüt Ve Cemiyetler, Resim & Video, Muhabbet Büyüsü, Bluetooth Driver, Vcd & Dvd arızaları ve kullanımı, Müsebbihe, Zilhicce Ayı, Vehabbilik, Psikokinezi / Telekinezi, Cin Ve Büyü'den Korunma Yolları, Aşure Günü, Tütsüler & Buhurlar, Kitap Tanıtım İnceleme, Halvetiyye, İlm-u'l Huddam, Kişisel & Manevî Gelişim, Arapça Uygulamalar, Sağlık, Kötü Alışkanlık & Huylar, Tasavvufî Makaleler, Sinema, Aura, Cinci Ve Büyücülerin Teşhisi, Şifâ & Tedavî, Işınlama Ve Teleportasyon, Definecilik, Haftanın Fırsatı, Ramazan Bayramı, Kuantum, Fotoğraf Makineleri, Diğer Büyüler Ve Çözümleri, Tarikatlar, Havas İlmi Soru Cevap & Yardım İstekleri, Güvenlik Kamerası Driverleri, Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler, Fax/Modem Driver, Safii mezhebi, Cazibe Büyüsü, Duyurularımız & Yeniliklerimiz, Bakım & Tavsiye Bölümü, Ses Kartı Sürücüleri, Meditasyon & Yoga & Tai Chi Chuan, Video kameralar (arıza ve kullanım), Dâ'vet & Azîmet, İlmu'l- Vefk, Aşırı Kanama Büyüsü, Peygamberler, Canbar Büyüsü, Regaib Kandili, Uydu Cihazları, Arapça Kitap Tercüme, Aşk Büyüsü, Kadir Gecesi, Hz. Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Rıfai'ye, Psişik Güçler, Eğlence & Mizah, Nusayrilik, Exorcism /Şeytan Çıkarma, Cemaziyel Evvel Ayı, İlm-u'l Hurûf, Dua İstekleri, Televizyon & Radyo, Çocuklar İçin Uygulamalar, Bahailik, Allah Celle Celâluhû ve Esmâül Hüsnâ, İlmu'l-Hayvan, Ahd-i Atik Tevrat/Hz.Musa (A.s), Kısmet & Şirinlik, Karı Koca'yı Ayırma Büyüsü, İlmu'l-Havâs Genel Uygulamalar, Mevleviyye, Diğer Dinler & İnançlar, Durugörü, Güncel Haberler, Hanefi mezhebi, Kutlu Doğum - Mevlid Kandili, Forum Zikirleri, Kurban ve Kurban Bayramı, Maliki mezhebi, Ezoterizm, Parapsikoloji, Maziden Olaylar, İlmu'l Ahkâm-ı Nücum, Evlilik Büyüsü, Muharrem Ayı, Felsefe, Evliliği Bozma Büyüsü, Dini Hikayeler & Makaleler, Deja Vu
Powered by vBulletin Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0