![]() |
|
|
|||||||
| Tasavvufî Makaleler Beğendiğiniz tasavvufi metinleri paylaşabilirsiniz. |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
|
|
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Bedevi, Celveti Tac-ı Şerifi [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Nakşibendi ve Kâdiri Tac-ı Şerifi [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Dize bağlanan, uzun süre oturmayı kolaylaştıran habl-ı şerif [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Mütteka (2) ve Zerdeste Dayanacak değnektir. Ağaçtan yapılır. "Muin" yardımcı demektir. Demirden üç karış uzunluğunda yapılır. Baş tarafında ay şeklinde, yere dik olacak vaziyette ve bir karış eninde bir parça bulunur. Dervişler meşgul oldukları, murakabe ve halvette oldukları zaman müttekanın bir ucunu yere koyup, ay şeklindeki ucunu alın veya koltuk altlarına dayarlar. Çünkü halvette hatta sair zamanda dervişin ayak uzatması, edep dışı kabul edilir. [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Tâc-ı Şerif [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Keşkül-ü Fukara: Farsça "KEŞKÜL" (çanak) kelimesi ile, Arapça "FAKIR" (Fukara-yoksul) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. YOKSUL ÇANAĞI demektir. Keşkül, gurur ve kibirlerini yenmek için dilenmeye mecbur edilen dervişlerin, kendilerine verilen her çeşit kuru yiyeceği koydukları kabın adıdır. Kaba maddesi ve temin edildiği yerden dolayı Osmanlılar Narcil-i Bahrî, Fransızlar Coco de mer, İngilizler ise Sea coconut demişlerdir. Hepsinin manası da, Deniz Hindistan Cevizi manasına gelmektedir, Bu kabın maddesi, uzak Hint Adalarında yetişen bir cins hindistan cevizi kabuğudur. Kabın şekline sadık kalınarak gümüşden, bakırdan, sarıdan ve ahşaptan yapılanları olduğu gibi, gümüş ve altın çakmalıları da vardır. Tarikat ehillerince maddi ve sanat değeri çok yüksek olan bu kaplarla dilenmek, ihtiyaca yönelik olmayıp, tarikat felsefesine yönelikti. Mevlevi Tarikatında, el açmak (dilenmek) yasaklandığından, Mevlevi Dervişleri sunulan niyazı (Nezîr-Hediye), Hak'tan bilerek teberrüken (mübarek görerek) kabul ederlerdi. Yolculuk sırasında aldıkları bu niyazları gittikleri yere yardım olarak götürürlerdi. Keşkül , sofra gibi açlığı yatıştıcak kadar yemek saklanan kaptır. Rıfaiyye ve Kadiriyye tarikatının kalenderiyye kolu mensuplarınca da kullanılır. Gezgin dervişler onu, çölde su kabı yaparlar. Kuyu olan yerde kova olarak kullanırlar. Susadıkları zaman bardak ve maşrapa olarak kullanırlar. Abdest aldıklarında ibrik olarak kullanırlar. Aç kalırlarsa ve muhtaç düşerlerşe “şey’en lillah( Allah rızası için)” diyerek kumbara olarak kullanırlar. Nakşibendiyye tekkelerinde içine şeker, hurma, üzüm, incir gibi tatlı yiyecekler konulur ve zikrullahtan sonra “ala berekatillah!” diye ikram etmek üzere şekerlik olarak kullanılır. Dervişler kendilerine verilen keşkülleri, zincirlerinden kollarına asarak taşırlardı. [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Dört terk üzerine Kırk Dallı Halveti Tâc-ı Şerif |
|
|
|
![]() |
| Tags |
| derviş, eşyalarıÇeyizi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|