![]() |
|
|
|||||||
| Tasavvufî Makaleler Beğendiğiniz tasavvufi metinleri paylaşabilirsiniz. |
| ||
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
|
#1 |
![]() Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1.824
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 25
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 2261
Aldigi Tesekkür: 816
|
alıntıdır
--------------------- İslam ve Kozmoloji İnsanoğlunun gözü daima göklerde, insanlık yüzyıllardır göklere bakarak neyi arıyor? Bu arayış, sadece bir merak için mi? Yoksa, tanımlayamadığımız bir özlem mi, bizi etkiliyor? Bu soruların cevaplarını 4. yüzyıldan itibaren, İslam bilim adamları aramaya başladılar ve sonuçta ortaya islam kozmolojisi çıktı. İnsan ve evren ilişkisini yorumlayan bu çalışmaları, arkadaşımız Ata Nirun, çağdaş bir yaklaşımla derledi. İNSANOĞLU YERYÜZÜNDE var olduğundan beri, gece olduktan sonra tepesinde yer alan gökyüzüne hayret ve hayranlıkla baktı. Işıldayan binlerce yıldız, gümüş renkli ay, esrarlı burçlar kuşağı, insanlar için bir merak konusu oldu. Ama, sadece seyretmek yetmiyordu. Çünkü merak bir noktadan sonra gözlemi, ondan sonra da araştırmayı getiriyordu. Kısacası insan, anlamak ve öğrenmek gerektiğini anladı. İlkçağ insanlarının, gökyüzü ve astronomi alanlarında neleri bildiklerini ve neyi ne kadar anladıklarını, bilim henüz tam olarak çözmüş değil. Bu konuda, araştırmalara daha yeni başlandı. Mısır piramitleri, İngiltere'deki ünlü Stonehenge, Babil'in zigguratları Aztek ve Maya uygarlıklarının olağanüstü taş yapı-arı büyük bir olasılıkla, bizlere kalan dev astronomi yapıtlarıdır. Çağdaş bilim, ilkçağ insanının Stonehenge'i yapmasının, bugünkü nsanın Ay'a gitmesiyle eşdeğerde bir çalışma olduğunu belirtiyor. 4000 yıl önce, insanlar Güneş'in, Ay'ın ve gezegenlerin hareketlerini anlayabilmek için ^azı sistemler geliştirmişlerdi. Bu çok eski sistemler hâlâ geçerliliklerini koruyorlar. M.Ö. 1159 yılında, iki Çinli gökbilimcinin bir Güneş tutulmasını önceden bilemedikleri için idam edildiklerini, tarih yazıyor. Görülüyor ki, tüm eski uygarlıklarda gökbilim son derece önemliydi. Gökbilim veya astronomi deyimleri, gerçekte pek yeterli değildir. Çünkü, eski uygarlıklarda yerbilim, insanla ,ilgili tüm bilimler, Güneş sistemi ve evren araştırmaları bir bütündüler. Bu bütünün içine bir de, "Yaratılış ve varoluş" kavramlarının incelenmesi giriyordu. Öyleyse, mikrokozmostan makrokozmosa uzanan tüm bu zincire, "kozmoloji" (evrenbilim) demek doğru olacaktır. Her şey bir bütündür İnsan, evrende kendini aramaktadir.... Her şey bir bütündür ve O'dur Eskiçağda ve ortaçağda, tüm kozmolojik bılimlerin paylaştıkları ortak bir nokta vardı.. Bu da, doğanın birliği yani bütünlüğü keşidir. Bu bütünlük, bazen mitolojik bir efsane olarak, bazen metafizik bir gerçek olarak hemen tüm uygarlıklarda görülür. Aslında, bu fikir "İlahi Kuralın Birliği" sonucundan doğmuştur. Eskiçağ kozmolojisi, eğitilmemiş bir gözlemcinin sandığı gibi, doğal görüntülerin nedenlerini araştıran çocukça çabalar olarak tanımlanamaz. Aksine, bu yaklaşımda, tüm var olanların birliğini ve bütünlüğünü kanıtlama çabası görülür. İşte, "İlahi Kuralın Birliği" ilkesinin sonucunda ortaya çıkan, doğanın bütünlüğü ve birliği düşüncesi, özellikle İslamiyette çok önemlidir. Çünkü, İslami düşüncede, birlik yani ''Tevhid'' inanci herseyin üzerinde yer alır.Bir başka deyişle herşey Allah'tır,herşey ona dayanır veya herşey O'nun bir zerresidir.Daha derin anlamda ,bu kozmolojik inanç tek bir ayetle ifade edilir.Oda '' Kelimei Şahadet'' tir.Genelikle Allah'tan başka Tanrı yoktur'' şeklinde tercüme edilen şahadet,aslında Allah'ın mutlak gerçek(Hak) olduğunu vurgular ve O'ndan başka herşeyi reddeder. Kozmolojik yolculuk İslamiyet'in çok büyük bir avantajı vardı. Bu avantaj, jeopolitik açıdan önemlidir. Yani İslamiyet, İskenderiye, Harran, Antakya, Urfa, Nisibih ve Cundişapur gibi Kuzey Afrika ve Batı Asya'nın tüm bilim merkezlerinin miraslarını devralmıştır. İslamiyetin ilk 400 yılında gramer ve hadis gibi edebi bilimlere Önem verildi. Abbasilerle beraber, Yunanca, Sanskritçe ve Süryanice birçok bilimsel eser, Arapçaya çevrildi. Böylece islami yorum ve bilgiye, dış kaynaklı ekoller eklendi. 4. yüzyıl, İslamiyette doğa felsefesinin ve kozmolojik bilimlerin doruğa ulaştığı dönemdir. El Burini, Ebu Bağdadi, İbni Sina ve Ebul Hasan Amiri gibi ünlü düşünür ve bilginler, bu yüzyılda yaşadılar. Bu dönemin hemen ardından, Ömer Havyam. İmam Gazali, Nasır Hüsrev geldiler. Tüm bu araştırmacılar ve benzerleri, İslamiyete entefektüel boyutlar getirecekler ve sonuçta ortaya, eski Yunan kültüründen doğan bilginin, İslami düşünceyle yoğrulmasından oluşan mistik ve modern bir sentezi çıkacaktı. Bu sentezin temeli, doğanın ve insanın bir aydınlanma yani bilgilenme yolculuğunda olduğu düşüncesiydi. Bu yolculuğun yapılabilmesi için kozmolojinin Önemi büyüktü, tüm öğreti ve bilgilerde görülür kî, sürekli olarak uyumlu bir kozmos (evren) tanımı yapılmaktadır. [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] İnsan,fiziki olarak bağlı bulunduğu yeryüzü İle beraber, yıldızlardan ve evrenden gelen kozmik ışınlardan etkilenir, üst Alemden gelen tesirler alt âlemdeki İnsanın Üzerinde yoğunlaşırlar (üstte). [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] beyin ve evrenin benzerliği görüntüde ortaya çıkarılmış(üstte) Evren canlıdır Diğer bir yaklaşımda, sayısal sembolizmi! kullanıldığı ama bilimsel gerçeklere de sadık. kalındığı görülür: "Vücut 9 anatomik elementten oluşmuştur Kemik, beyin, sinirler, damarlar, kan, kastar, deri, tırnaklar, saç... Vücut 10 devreden oluşur. Baş, boyun, göğüs, karın, batın, göğüs boşluğu. leğen kuşağı kemikleri, iki uyluk, iki bacak ve iki ayak... İp gibi bükülmüş 750 kirişle (ten-don), birbirine bağlanmış 249 kemikten oluşur... Bundan başka vücutta her biri farklı bir enerji ile doldurulmuş 11 hazine vardır: Beym., omurilik, akciğerler, kalp, karaciğer, dalak. safrakesesi, mide, bağırsaklar, böbrekler ve cinsel organlar... [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Bu şehrin mükemmel işlem İçin. 7 sistemin çok iyi çalışması gerektiğine inanılır: Çekicilik, yaşatma, sindirim,Boşaltım. beslenme, büyüme, şekillenme... Bu 7 sistemin her biri 7 gezenegenin biri tarafından yönetilir. Çok kısa olarak verilen bu modeller gerçekte evrenin birer kopyasıdır.Bir başka tanımla bütün evren aynı sistem ve düzenle kuruludur.Kısacası tüm evren canli bir organizmadır ve aynen vücut gibidir. [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Zamanın başlangıcı islam kozmolojisinin en önemli adlanandan biri, Ebu Reyhan MUHAMMED İbn Ahmet El Biruni'dir. El Biruni çeşitli dinler üzerine yaptığı çalışmalarda, gerçeğin evrenselliğini kavramış ve bu evrenselliği, Kuranı Kerim metinlerinde var olan "peygamberliğin evrenselliğine" bağlamıştır. Biruni'ye göre, Dünya'nın yaratılışı Yaratıcı'nın gücünün bir göstergesidir. O, tüm evrene hâkim, tüm parça ve içsel sırların bilgisine sahip olan Yaratıcı'dır. Dünya'nın yaratılışı için, Biruni şöyle Yazar: "Akıl yürütme ve mantıki analiz sonucunda, Dünya'nın evrenden sonra oluştuğu konusunda karar kıldım. Öyleyse, Dünya'nın meydana geldiği periyodun bir başlangıcı var-dır. Zamanın başlangıcı, zamanın anlarından her an, Dünya'nın yaratılışından öncedir. Biz onu bir göz kırpıncaya kadar geçen zaman olarak alıyoruz. Zaman, Dünya tanımlanmadan ve belirli bir varlık âlemine mensup olmak üzere sınırlandırılmadan .binlerce yıl önce meydana gelmiş olabilir." Eskilerin bilgeliği E. Biruni, eski insanların göksel kökenlerine daha yakın ve daha bütüncül bir yaşam sür-dürdüklerine inanıyordu. Aynı zamanda da, eski insanların kendi zamanının insanlarından daha çok bilgiye sahip olduklarını belirtiyordu. Biruni şöyle diyordu: "Şuanda, bizim bilimlerden elde ettiğimiz bilgiler, geçen iyi zamanların artıklarından başka bir şey değiliz r Bunun nedeni, zamanın devirli dönüşleridir. 'yani, zaman boyunca olayların neden olduğu bir bozulma vardır. Bu bozulmalar uygarlıkları etkilemiş, yüksek bilgiye sahip dönemleri, ilkel dönemler izlemiştir. Bundan başka, insanın kendine ve toplumda meydana gelen değişiklikleri\n benzerlerine kozmik çevrede de rastlanır. kozmik çevrede, varlık dünyası, tarihin her kozzmik anında, yönetici evrensel yasalara ve varlığının çeşitli kademelerinde değişimlere uğrar." [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Dünya'ya kozmik ışınlar sızıyor E Biruni'nin astroloji bilgisi, çağına göre çok ileridir. Fakat, bu bilgisine göre, inancı farklı-dır. Yıldızların idaresinin pozitif bilimlere gir-eceğini kabul eder ama kendi inancının en alt dûzeyde olduğunu da vurgular. Buruni'nin astrolojik düşünceleri şöyledir: "Evrendeki elementlerin sayısı kadar astroloji-vardır. Bunlar basit veya bileşiktirler ama, gezeğenlerin etkisi geçerlidir. Dört ana unsur vardır: Hava, toprak, ateş, su. Bunlar Dünya yüzeyinde birleşirler ve yüzey çatlaklarının varlığı nedeniyle sızan kozmik ışınların güçleri oranında gezegeni etkilerler. Kozmik ışınlar daha sonra geri dönerler ve beraberlerinde oluşturdukları su buharını sürüklerler. İşte bu iniş ve çıkış, geçici de olsa, tüm doğal afetlerinin nedenidir. Atmosfer hareketlerine bağlı olarak oluşan sıcaklık, soğukluk, ılıklık, nem ve kuruluk yani atmosferde olan her olay, (bulut, yağmur, kar, şimşek, gök gürültüsü, gökkuşağı, meteorlar, vs.) yeryüzünde olan olaylarla (çökmeler, tufanlar, gelgit olayları, akıntı ve kasırgalar, vs.) bağlantılıdır. Bu aşama, astrolojinin birinci bölümüdür. Tüm bu olaylar seyrek görülürler ama süreklidirler. Çünkü yaygındırlar, eğer bir noktada toplanmış olsaydılar çok büyük felaketler oluşurdu." Astrolojide kehanet yoktur "Astrolojinin ikinci bölümü, bileşik elementlerle ilgilidir. Burada insanlığın tümü veya bir-bölümü etki altındadır. Kuraklıklar, kıtlıklar, salgın hastalıklar, savaşlar, güç dengeleri, devrimler, yeni din ve mezheplerin ortaya çıkışı türünden olaylar gözlemlenir. Üçüncü bölümde işe, insanın çevresi birey olarak önemlidir. İnsanın önceki ve sonraki nesillerinde etki yapan olaylar izlenir. Dördüncü bölüm de buna bağlı olarak insanın etkinliği ve meslekleri ile ilgilidir. Bunlardan başka, kaynağının bilinmediği bir beşinci bölüm vardır. Burada, astroloji, kendi sınırlarını aşan, problemlerin çözümünün olanaksız olarak kabullenildiği ve maddenin evrensel aslından uzaklaştığı bir noktaya ulaşır. İşte bu noktada, astrolog veya sihirbaz sınırı aşar ve astroloji ile hiç ilgisi olmayan bir fal ve kehanet dünyasına girer." Görülüyor ki, El Biruni'ye göre astroloji tamamen kozmolojik bir olaydır ve tek ana ilkenin esasında var olan bir olasılıklar dizisidir. Çeşitlilik ve farklılıklar "İlahi Bütün"den kaynaklanırlar. Özellikle burası, evrenin tek bir ilkeden kaynaklandığı görüşünün çok büyük bir önem taşıdığı İslam kozmolojisinde çok geçerlidir. Öyleyse astroloji, tüm çeşitliliğin bütünden kaynaklandığını fark etmek ve özeli veya tekliği evrensel alanda birleştirebil-mek için kullanılması gereken bir yoldur. O zaman, İslamiyetin ruhuna uygundur. Kaybolmuş gezgin: İnsan Biruni'nin bu yaklaşımına rağmen, diğer bir ünlü İslam kozmoloğu olan İbni Sina, astrolojiye kesinlikle karşıdır. Ona göre astroloji kötü amaçlarla kullanılmaktadır ve "günahtır." Çünkü, olayların önceden bilinmesi, yalnız Allah vergisi özel yeteneğe sahip peygamber ve azizler içindir. Bu görüşünü desteklemek için de, Kuranı Kerim'deki, "göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başkası bilmez" ayetini gösterir. Aslında, İbni Sina' nın karşı çıkmasının nedeni, astrologların geleceği bildikleri iddialarından kaynaklanır. Gerçekte İbni Sina astrolojinin dayandığı kozmik ilkelere karşı değildir İbni Sina'ya göre, evren Allah'ın kendini düşünmesi ve kendi kavramında oluşturma-sıyia oluşmuştur (taakkul ve tefekkür). Aynı şekilde evren, insanın akıl etme yeteneği sayesinde, ilahi model ve örnek olan insanla bütünleşir. İbni Sina, insanı bu dünyada kaybolmuş ve asıl yuvasını unutmuş bir gezgin olarak tanımlar. Ruhsal güçleri alma yolu Mikrokozmos ile makrokozmos aralarında var olan sempati ve uyumla ilişkiye geçebilirler. Birçok insana gizli olan bu sempati, insan nefsinin saflaşmasıyla daha çok belirginleşir ve peygamberlerde insanla kozmos arasındaki bu uyum evrensel olarak ortaya çıkar. Dini ibadetleri yapmak, bu sempatiyi artırır ve insanın evrenden ruhsal güçleri daha çok alabilmesini sağlar. Özellikle dua, dünyanın düzenini, insan varlığında içselleştirir, bu nedenle kurbanlar, yağmur ve benzeri olaylar için dua etmek büyük yararlar sağlar. Tüm doğaüstü olaylar ve gizli bilimler, nefsin eğilimlerine, elementer cisimlerin özelliklerine ve doğanın doğal işlevini durduran kozmolojik güçlere bağlıdırlar. Önemli olan, bu sistemi bilmek ve istekle birleştirebilmektir.O zaman, normal ve normalüstü kavramları aynı düzeyde birleşirler. Sonuçta, İbni Sina insanla evren arasındaki ilişkiyi şöyle açıklar: "İnsanla evren arasındaki sempati, tüm kozmosu kaplayan aşka dayanır. Allah, hem seven, hem sevilendir, bu nedenle kozmosun başı ve sonu O'dur. O'nun dünyaya duyduğu aşk, evreni bir baştan bir başa kaplar ve hiyerarşinin her düzeyinde farklı bir şekilde ortaya çıkar, O'nun en büyük amacı kendi tezahürünün başkaları tarafından algılanmasıdır. Bu algılamaları en iyi ortaya koyanlar ise, ona en yakın mertebeye ulaşan kutsal ruhlardır." [Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] Evrenin sırrı insanda Genel olarak görülüyor ki, İslam kozmolojisi astronomik bilgiyle, manevi bilgilenmeyi aynı potada eritmiştir.Hedef, evrendir ama aynı zamanda da evrenin bir modeli olan insandır. İnsanın kendini anlaması ve çözümlemesi aynı zamanda evrenin gizeminin çözümlenmesi olacaktır. Tüm çağdaş bilimlerin bu konuya genel yaklaşımı bugün tamamen mekaniktir. Bu yaklaşım kaba anlamda, vitesleri, palangaları, kaldıraçları kapsayan bir anlayış değildir. Bu görüş, tüm gerçeklerin spektograflar, galvanometreler ve fotoğraf filmleri gibi araçlarla ölçülebilir olmasını arzulama ve olayları somut, fiziksel çabalara indirgeme çabasıdır. İlkçağ insanı, gezegenlere Tanrı gibi bakıp, gökte gördüklerine manevi anlamlar vermeye çalışıyordu. Çağdaş bilim adamı ise, bu tür düşüncelerin bize hiçbir değer katmadığını, hatta ters yöne ittiğini savunuyor. Ama, aynı bilim adamı teleskopun başına geçtiği anda, zigguratın veya piramidin tepesine tırmanan Babilli ve Mısırlı gökbilimcinin kafasındaki yargısız kabul edilmiş kavramları taşıyor. Çünkü, çağdaş bilim adamı da tıpkı ataları gibi, olayların tümünü ruhunun bir parçası olarak taşıyor. Bu nedenle, kendimizi daha iyi tanıyabildiğimiz ölçüde, evreni de daha derin anlayabileceğimiz çok açıktır. Bulmacanın çözümü nerede? Sonuçta, İslam kozmolojisinin insan ve evren ilişkisini belirli bir şekilde çözümlediği ye farklı bir yorum getirdiği kesindir. Kendinden önceki öğretilerin aksine, insan ve evren uyumunu fark etmiş ve ikisi arasındaki kesin benzerliği vurgulamıştır. Birçok yönden geri kalmış olmasına rağmen Biruni, İbni Sina ve diğerleri günümüz bilimine büyük ölçüde ışık tuttular. Onların anlattığı kozmik sempati ve uyum, bugün evrendeki kozmik enerjinin açığa çıkarılabilmesi alanında uygulanıyor. Gökbilimci ve araştırmacı William J. Kaufmann, insanın kendisini anlayabildiği oranda evreni de anlayabileceğini veya evreni anlayabildiği oranda kendisini anlayabileceğini belirtiyor. Öyleyse insan, tüm dışsal algıların ötesine geçebilen içsel ve öz bir algılamayla evreni yorumlayabilir. Bu tür bir yorum, algılamayı yönlendirir ve mümkün kılar. Çünkü, o zaman yorumlayıcı, ilk önce kendi konumunu, kavrayabileceği bir Dünya'ya yerleştirir ve ondan sonra dış görüntüleri doğru ve gerçek olarak yorumlamaya başlar. İslam kozmolojisinin hedefi ve yönlendirmesi, bu şekilde belirlenebilir. O zaman, insan ve evren bilinmezi bir bütün olacak ve insan en büyük gizem olan kendi bulmacasını çözümleyecektir. Ondan sonrası ise, soru işaretidir. Kim bilir,belki de İslam kozmolojisindeki O'nunla bütünleşme teması, böylece kesin olarak kanıtlanabilecektir. Daha fazla bilgi için: The history of philosophy in İslam, E.R. JonesTj. DeBoer, 1933 insan ve tabiat, Yeryüzü Yayınları, istanbul. Islamda idealler ve gerçekler, Akabe Yayınları, İstanbul. islam kozmoloji öğretilerine giriş, İnsan Yayınları, 1985 İstanbul Rölativite ve kozmoloji, Wil- liam J. Kaufmann, Onur Yayınları 1980, Ankara. |
|
|
|
|
|
#2 | |
|
|
Alıntı:
![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| kozmoloji, İslam |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|