![]() |
|
|
#1 |
|
|
[Only Registered Users Can See Links. Click Here To Register...] 'ALLAH'ı anan kişinin kalbi, zikir nurlarıyla arınıp pırıl pırıl olunca, o kimse, kalbinde, kendisi için bir konuşan bulur. Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbnü'l-Arabî şöyle demiştir: 'O konuşan varlık, ALLAH'ın, Kendisini zikredenin zikrinden yarattığı bir melektir. ALLAH o meleği, zikreden kulunun kalbine yerleştirir. Zikirden gafil olduğu zamanlarda, o kimse adına, melek zikreder. Eğer gaflet, o kimseden hiç çıkmaz ve kişi zikri bırakırsa, o melek de yitip gider.' Büyüklerden kimisi ise, o melek için, 'ALLAH'ın, Kendisinden gayrı olandan uzaklaştırdığı, zikreden kulunun kalbidir' buyurmuştur. Bundan dolayı, 'Dil susunca kalp konuşur' denmiştir. Çünkü ALLAH, kıyamet günü, insanın organlarının konuşacağına inancı artsın diye bir lütuf olarak kalbinin sesini ona duyurur.' |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 109
Tecrübe Puanı: 5
Rep Puanı : 10
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 45
Aldigi Tesekkür: 22
|
Rabbim ağlamayan gözden zikretmeyen kalp den sana sığınırım.çok güzel saolasın resme bayıldım.
|
|
|
|
|
|
#3 |
![]() Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 1.037
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 15
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 2504
Aldigi Tesekkür: 557
|
kalbin zikri kalp atışı şeklinde değilde çok seri bir şekilde atar tarifini yapamıyorum kalğ atışından çok daha hızlı özelikle uyudugun zaman zikre giriyor uyanır uyanmaz bunu farkedebiliyorsun sonra normal kendi normal ritmine giriyor kalp..
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
Kalb = mutlaka okumanizi tavsiye ederim
Aslinda tasavvufta kalb ile murad edilen sey ceseddeki kalbimiz degil ve onun sesi de degildir. ,ruhumuzdaki kalbtir. ONUN ICIN Zikir yapan ZIKIR CEKEN arkadaslarim Sessiz bir ortamda iken CESEDINIZDEKI kalbin sesini duyabilirsiniz ,CESEDDEKI KALBINDE size uyarak ALLAH ALLAH dedigini duyarsiniz, ancak Akliniz o kalbe takilip durur daha derinlere inemezsiniz, Tasavvufta bu kalbe itibar yoktur. onun zikrinede itibar yoktur. asil itibar edilen kalb sudur (burayi anlatabilmem icin ve sizinde anlayabilmeniz icin buraya yazdiklarimi okurken , hem okuyun hemde yazdiklarimi yapin bakin neler fark edeceksiniz kendi ruhunuza bagli olan kalbi taniyacaksiniz ve onu hissedeceksiniz.. SIMDI 1. mertebe agzinizi kapatin. ve icinizden yavas yavas ALLAH ALLAH diyin. Ve bu esnada Allah kelimesinin vucudunuzun neresinde olduguna bakin ? eminimki bir cogunuz Allah kelimesinin agziniz kapali oldugu halde hala agzinizin icinde söylüyorsunuz ve Allah Allah zikrinin bogazdan asagi inmedigini fark edeceksiniz. Bu olay taa ilk ilk baslarda olur... buna asla itibar yoktur. bunun benzeri sudur ki : fatihayi bilir ama düzgün okuyormu okumuyormu bunu düsünmeyen insana benzer. (düsünmeyenler icin söylüyorum tabi) bunun bir benzeride Kelime-i sehadet getiren kimse gibidirki onu ancak agzinin icinden söyler imani da bogazindan asagi inmez. (imani bogazindan asagi inmemis sözüde bunlar icin kullanilir) böyle insanlarin kurtulmasi zordur. Gecelim 2. ci mertebeye simdi az evvel dedigim sekil üzere iken ( yani agiz kapali ve Siz Allah Allah dediginiz sekil üzere iken) beyninizi ve aklinizi vucudunuz daki kalbinize odaklayin ve kalbinizin ne dedigini ne söyledigini isitmeye calisin. onunda sizinle beraber ALLAH ALLAH dedigine sahid olacaksiniz. eger tasavvufu iyi bilen birisi bundan sonra yapilacaklari anlatmassa ögretmesse , kisi bu mertebe de yillarca kalir. ve bu mertebede tökezler. zannederki kalbimi buldum ve icimden okudugum zaman bu kalbimle okumam lazim zanneder. halbuki sesini ve atis ritmini duydugumuz bu kalb resmen cesede aid olan kalbdir. ruh ise latif dir sesi vardir amma hemen öyle ortalik sessiz olunca onun sesi duyulmaz. bir suyu düsünün kokusu yok rengi yok tadi yok amma bir kütlesi vardir agirligi vardir. bunun yaninda birde bulutlari düsününki bulut sudan daha latifdir. amma onunda rengi vardir. birde ruhu düsününki ne sesi ne rengi ne kokusu vardir ruh herseyden daha latif dir. neyse konuyu dagitmadan devam edelim. bu mertebe sunun gibidir , fatihayi bilir okur ama düzgün okudugunada 100 de 100 emin olarak okur. ancak bilmez ki fatiha ona ne demek istiyor , rabbinin ona neler söyledigini (fatiha-i serif te) bimez ve düsünmez. iste buna benzer. bu dediklerimi cok sessiz bir ortamda yapmaniz lazimdir 3.cü mertebe muhyiddin arabi hazretlerinin bahsettigi kalbimiz ! 2. ci mertebeyi yapar oldugunuz halde iken akliniz ve zihniniz bir olup ceseddeki kalbin sesine kulak verir oldugu halde ve ceseddeki kalbin ritmini duyar oldugu halde iken ,. bir an icin akliniz fikriniz ve zihninizi toparlayip düsüncenizi KALBINIZIN atisindan, sesinden, ritminden, UZAKLASTIRIN. o sese kulak vermeyin. ceseddeki kalbin sesinini bertaraf ettikten ve artik onun atislarina kulak vermedigimiz halde onu duymaz oldugumuz halde iken (ancak hala allah allah diyoruz) düsününki karanlik icinden kalbinizin bulundugu yerden Baska Bir ses ALLAH allah diyor ve siz susuyorsunuz o ise okumaya söylemeye devam ediyor... ALLAH ALLAH demeye devam ediyor Siz söylemiyorsunuz artik, ama o söylemeye devam ediyor. sözün özü : akil fikir zihin : bu 3 cüne hakim olup vucuddaki kalbin sesinden ritminden uzaklasmaniz lazim. uzaklastiktan sonra ise siz susuyorsunuz ve ruhunuzun kalbine allah allah diye söyletiyorsunuz . siz susuyorsunuz ve kalbinize okutturuyorsunuz. bu dediklerimi yapmak icin gözünüzün kapali olmasi ve sessiz bir yerde olmaniz ve basinizi kalbe dogru egmeniz lazimdir. eger bu hale ulasabilirse bu mertebeye ulasabilirse insan O zaman muhyiddin arabi hazretlerinin dediklerine bizzat sahid olur. aslinda yazilarla anlatmak vede anlamak cok zor. cünkü bu konuyu aciklamak icin cümleler kelimeler yetmiyor aciklayacak kelime bulunamiyor. onun icin bilen birinden direk olarak oturup tarif almak lazimdir. ama yinede yazmak istedim. (aslinda bu makamda dilerseniz muhyiddin arabi hazretlerinin belirttigi gibi düsüncenizi kontrol altina alabilirsiniz , yani ne düsüneceginize BI ZATIHI siz karar verebilirsiniz ) daha acikcasi akliniza gelen düsünceler , akliniza gelir gelmez hemen süzgecten gecirip bu düsünceyi düsünmeye devam edeyimmi etmeyeyimmi diye kontrol etmeyi burda basarabilirsiniz.
__________________
Her şekl dardır, ma'nâ, nasıl sığar? Dilenci kulübesinde, sultânın ne işi var? Şekle bakan gâfil, ma'nâdan ne anlar? Cemâli görmeyince, cânânla ne işi var? Konu nasreddinhoca tarafından (10-13-2010 Saat 21:55 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
|
Ellerinize saglik nasreddinhocam cok güzel aciklamissiniz. vesselam
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
|
Emeginize saglik nasreddinhoca cok önemli bilgiler vermisiniz , bu konuyu sabirsizlikla takip edecegim detayini ve inceliklerini ögrenmek ve bilincli ,hissederek yasayarak yapmamiz o hazzi yakalamamiz gerek diye düsünüyorum .
bu baslik altinda Zikir cekmenin tüm inceliklerini detayi ile paylasirsiniz insAALLAH.. ALLAH sizden razi oldun |
|
|
|
|
|
#7 |
![]() Üyelik tarihi: Jul 2010
Mesajlar: 291
Tecrübe Puanı: 4
Rep Puanı : 11
Rep Derecesi :
![]() Ettigi Tesekkür: 268
Aldigi Tesekkür: 138
|
Nasreddinhoca konuyu takib edecegim,Anlatılmaz yaşanır bir hal derler,Kalbteki hadiselerden sonra baglı bulundugum tarikat bizde bu haller yaşanmaz deyince şok oldum, ve dersleri bıraktım,kalb halini bilmeyen yer ile devam edmeme kararı aldım,Belki yanıldım ama cevab oldukca netti,Bir doktora gözük oldu.Konuyu takib edecegim.Bilgiler için Allah razı olsun.
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| kalbin, sesi, zikir |
| Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir) | |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|