Ruhsal Enerji  

Geri git   Ruhsal Enerji > İlmu'l-Havâs Özel Uygulamalar > Zikir


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Ebced Hesabıyla Esma Zikri
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
361

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08-14-2011   #1
Guest
Avatar Yok
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 1.824
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 25
Rep Derecesi : Karam is on a distinguished road
Ettigi Tesekkür: 2261
Aldigi Tesekkür: 816
Standart Ebced Hesabıyla Esma Zikri

SORU:

Ebced hesabıyla esma zikri sahih bir metot mudur? Hangi esmanın ne kadar süre çekileceği nasıl bilinir? Vefk ve muska sahih midir? Tesiri var mıdır? İstanbul’da bunu yapabilecek, kalp gözü açık karşısına oturduğumda kalbi yaralarımı bilebilecek tedavisini söyleyecek ehil biri var mıdır?


NECDET İÇEL:


Değerli kardeşim,

Ebced; Arapça’ya İbranice ve Aramice’den geçen, manası çok da bilinmeyen, İbrani ve Arami harflerinin sessiz harfleri dikkate alınarak yapılan, Araplara Nebatiler yoluyla gelen rakam değeri sistemi ve diziyi oluşturan sekiz kelimenin ilkinin adıdır. Bu sekiz temel kelime; “Ebced, Hevvez, Huttiy, Kelemen, Sa’fes, Karaşet, Sehaz, Dazığ”dır.
Bu kelimeler tek başına hiçbir anlamı olmayan ve sadece ezberleme işini kolaylaştıran sekiz kelimeden öte, harflerin sırası ve bunların sayıları göstermekle kullanılmaları İbrani ve Arami dillerindeki ile aynıdır.

Hz. İsmail (a.s) döneminde Mekke’ye gelip yerleşen, Cürhümiler’den ilk defa Arapça’ya alınmış ve uygulanmış olan bu harf sıralaması, sekiz kelimeden oluşmuş yirmi sekiz harftir.
İsrailiyattan bize geçen uydurma görüşlere göre;
Ebced kelimeleri haftanın günlerinin adıdır. Harflerin sıralaması günlerin isimlerine göredir.

Ebcedin ilk altı kelimesi olan “Ebced, Hevvez, Huttiy, Kelemen, Sa’fes, Karaşet” Hz. Şuayb’ın (a.s) ordusundan altı askerin adıdır. Kelemen bu askerlerin en büyüğüydü. Onlar da kavimleriyle birlikte helak oldular.
Bazı görüşlere göre de; harfler altı şeytanın adına göre düzenlenmiştir.
Ebced hesabı eski Fars ve eski Türk edebiyatında tarih düşürmede kullanılmıştır.1
Elmalılı Hamdi Yazır, tefsirinde; Molla Cami’den naklederek “Beldetün Tayyibetün” ayetinin İstanbul’un fethine işaret ettiğine dikkat çekmiştir.2
Hz. Ali Efendimiz de ebced ile meşgul olmuş ve “ebced kaidelerini, rakamlarını ve kullanış usüllerini öğreniniz. Çünkü onlarla birçok sırların acaibi meydana gelir”3 buyurmuşlardır.
Ebcedin menşei de Kur’ân-ı Kerîm’de Fatiha suresi olmuştur. Fatiha yedi ayettir. Birinci ayetten yedinci ayete kadar birbiri üzerine hesap edilirse toplamı yirmi sekiz olarak ortaya çıkar. Yirmi sekiz Fatiha suresinde geçen kelimelerin sayısı, Arap harflerinin asıl ve esasıdır.
İlim tarihinde ve tarihimizde ebced; alfabe manasında kullanılmış ve mesela, mektebe yeni başlayan ve henüz alfabeyi öğrenme durumunda olan çocuk için tıfl-ı ebced denilmiştir.

Tarihimize baktığımız zaman tarihi hadiseleri kronolojik sırayla anlatıp, gün, ay, yılı açıkça verilir. Ebced ile hesapta isabet olsun diyedir.
Mesela Timur Anadolu’ya geldiğinde Sivas’ı hicri 803 yılında yakıp yıkmış. Kur’ân’da geçen “Harab” kelimesinin ebced hesabı 803 etmektedir.
Şair Şeyh Galib’in ölüm tarihi ise şiirinde kullandığı “cezbetullah” terkibinden çıkarmışlardır. Bunun ebced değeri 1171’dir. Şeyh Galib o tarihte vefat etmiştir.
Elbette Allah’ın isimlerinin de bir ebced değeri ve tarihi sayısı vardır. Bunlar tesadüfi ve hikmetsiz olamazlar.
Rahman: 298, Kaviy: 116, Semi: 180, Kerim: 270, Fettah: 489, Hafiz: 998 ve hakeza…
Dua ederken esmaü’l-hüsnayı okuyup okuyup vesile kılmak duanın en makbul şartlarındandır.

“De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut. “4 ayeti bu hususu anlatır.
Asr-ı saadette ve sahabe-i kiramın yaptığı dualarda, esma-ü hüsnanın ebced değerine göre çektiklerine dair hiçbir rivayete rastlamadım. Bu güzel isimleri, ebced değerleriyle o rakam kadar çekilmeli sözü çok iddialı olur. Sünnet anlayışına uygun düşmez.
Allah’tan rızık isteyeceğimiz zaman “Ya Rezzak” der öyle dua ederiz. Bunu söylerken “Rezzak” isminin ebced değeri olan 308 defa söylemekte de bir mahsur yoktur.
Herhangi bir şeyi ezberleyeceğimiz veya düşmandan kötülük ve şerlerden korunmak istediğimiz zaman “Ya Hafiz” isminin ebced değeri olan 998 defa çekmede bir mahsur yoktur. Siz misalleri çoğaltabilirsiniz.

Dille yapılan zikirde özellikle Cenâb-ı Hakk’ın isimleri tekrar edilmektedir. Bir mürşidin irşadı ve gözetiminde, o En Güzel İsimler’den bazıları belli bir sayıya göre söylenmektedir. Sayı mevzuunda Kitap ve Sünnet’te kat’i bir şey yoktur. Fakat selef-i salihinden bazıları, o mübarek isimleri ebced hesabındaki karşılıklarına göre çekmişlerdir. Meselâ, Allah lafz-ı celâlinin ebced karşılığı 66’dır. Zikir sırasında bu lafz-ı celâl’i bazıları 66 kez, bazıları da 66’nın katları adedince tekrar etmişlerdir. Bununla beraber, Esma-i İlâhî’den hangisinin sizin üzerinizde galip ve hakim olduğunu biliyorsanız, o isme devam etmenizi tavsiye etmişlerdir. Meselâ "Latîf" ismine mazhar olabilirsiniz. O zaman her namazdan sonra onu 129 defa söylersiniz; çünkü bizim bildiğimiz iki ebced hesabından birine göre Latîf ismi 129’a denk düşmektedir.

Zikir adına bazıları "Lâ mevcûde illallah" bazıları "Lâ meşhûde illallah" ya da "Lâ ilâhe illallah" ve bazıları da "lâ" dan sonra bütün esmâ-i ilâhîyi birden mülâhaza ederek "illallah" demişler ve böyle küllî bir şuur ve küllî bir mülâhaza ile "kelime-i tevhîd"e devam etmişlerdir. Tekyelerde zikir dendiğinde çoğunlukla "Lâ ilâhe illallâh" çekme anlaşılmıştır. Bu zikir "O’ndan başka Ma’budu bi’l-Hak, Maksûdu bi’l-istihkak yok, sadece O var." manasını ifade etmesi açısından kamil bir zikirdir. Hemen hemen bütün değişik tasavvuf yolları veya tarikat versiyonları "Lâ ilahe illallah"ta birleşir, onu çeker, sonra da "Muhammedu’r-Rasulullah"la zikri bağlarlar.
Aslında zikir daha şümullü düşünülmelidir; yani anma, unutan bir insanın hatırlaması olarak değil de hatırlamanın sürekli olması, her fırsatta O’nu bir kere daha yâdetme ve bunun insan tabiatının bir yanı haline gelmesi şeklinde anlaşılmalıdır. Bu zaviyeden namaz, oruç, zekat, hac ve tefekkür de bir zikirdir.

Meselâ namaz, zatında potansiyel olarak hatırlatıcı bir güce sahiptir. Kur’an-ı Kerim, "ve ekımi’s-salâte lizikrî - Beni hatırlamak için namaz kıl"4 ayetiyle bu hakikati nazara verir. "Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl! Muhakkak ki, iyilik kötülükleri giderir. İşte bu, (Allah’ı) ananlar için bir hatırlatmadır."5 ayeti de bu hususu ifade eder. Bu ayetten anlaşılan şey, kılınan her namazın, yekün bir hasenat teşkil etmesi ve bu hasenatın seyyiatı silip süpürüp götürmesidir. Ayrıca ayet-i kerimenin sonunda, "Zâlike zikrâ li’z-zâkirîn - İşte bu, Allah’ı ananlar için bir hatırlatmadır" denilerek, namazın hatırlatıcı gücü bir kere daha nazarlara verilmektedir.

İşte zikri, Esmâu’l-Hüsnâ’dan bazı isimleri çokça tekrarlama, O’nu anma; hatırlamayı namaz, oruç gibi ibadetlerimizle sürekli hale getirme ve bu yâdetmeyi tefekkürle iyice derinleştirerek bütün benliğimize mâl etme çerçevesinde anlamak lazımdır.

Zikirde zirve nokta başta "Latîfe-i Rabbaniye" olmak üzere vicdanın bütün rükünleriyle Allah’ı yâdetmek, yâni varlık kitabında sürekli parlayıp duran ve her an bize ayrı ayrı şeyler fısıldayan ilâhî isim ve sıfatları düşünmek; enfüsî ve âfâkî yollarla varlığı ve varlığın perde arkası sırlarını araştırmak; her zaman bir nabız gibi atan varlığın O’na şahitlik edişine dair mülâhazalarla oturup-kalkmak şeklindeki kalbî zikirdir.

Zikrullahın muayyen bir vakti yoktur. Zikretme, zamanın her diliminde serbest dolaşıma sahiptir ve herhangi bir hâl ile de mukayyet değildir. "Onlar Allah’ı ayakta, oturarak, hatta yan gelip yatarken de anarlar"6 fehvâsınca ne zaman, ne de hâl itibârıyla zikrullah’a tahdid konmamıştır.

Ayrıca, Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de "Yâ eyyuhe’llezîne âmenü’z-kürullâhe zikran kesîrâ ve sebbihûhu bükraten ve asîlâ - Ey iman edenler! Allah’ı çok zikredin, sık sık anın. O’nu sabah akşam takdis ve tenzih edin"7 buyurmaktadır. Bu, bize gösterilen bir hedef, yakalamamız gereken bir ufuktur. Cenâb-ı Hakk’ı bize bahşettiği nimetler ölçüsünde anmaya çalışmamız gerekir. Ne var ki, hiç bir zaman Rezzâk-ı Kerîm’in nimetlerine gereğince karşılık veremeyiz.. veremeyiz zira, her gün binlerce defa O’nu ansak, nimetlerine şükretsek de bu Cenab-ı Allah’ın üzerimizdeki nimetlerine karşı çok az bir şükür sayılır. Çünkü "Ve in teuddû ni’metallahi lâ tuhsûhâ - Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız"8 fehvasınca O’nun sayılamayacak kadar çok nimeti vardır üzerimizde..

ya Rahman = 298 ya Kavîy= 116
ya Semi = 180 ya Müta'âlî= 551
ya Hakk=108 ya Kuddûs= 170
ya Bâtın= 62 ya Adl= 104
ya Rahîm= 258 ya Metin= 500
ya Basîr= 302 ya Berr= 202
ya Vekîl= 66 y a Selâm= 131
ya Vâli= 47 ya Latif= 129
ya Melik= 90 ya Veli= 46
ya Hakem= 68 ya Tevvâb= 409
ya Mu'min= 137 ya Mubdî'= 56
ya Habîr= 812 ya Ra'ûf= 287
ya Hamîd= 62 ya Cebbar= 206
ya Muntakim= 630 ya Gafûr= 1286
ya Muheymin= 145 ya Mu'îd= 124
ya Halîm= 88 ya Maliku'l-Mülk= 212
ya Muhsî= 148 ya Mutekebbir= 662
ya Afuv= 156 ya Şekûr= 526
ya Aziz= 94 ya Muhyî= 68
ya Azîm= 1020 Zu'l-Celâli ve'l-İkram= 1100
ya Hâlik= 731 ya Hafîz= 998
ya Aliy= 110 ya Kayyûm= 156
ya Mumît= 490 ya Gani= 1060
ya Muksit= 209 ya Gaffâr= 1281
ya Bâri'= 214 ya Mukît= 550
ya Kebîr= 232 ya Vâcid= 14
ya Hayy= 18 ya Muğni= 1100
ya Câmi'= 114 ya Kahhâr= 306
ya Musavvir= 336 ya Hasîb= 80
ya Hafîz= 998 ya Mâcidİ= 48
ya Mâni'=161 ya Rakîb= 312
ya Vehhâb= 14 ya Samed= 134
ya Celîl= 73 ya Nûr= 256
ya Vâhid= 19 ya Alîm= 150
ya Dârr= 1001 ya Mucîb= 55
ya Rezzâk= 308 ya Kâdir= 305
ya Kerîm= 270 ya Hâdi= 20
ya Ahad= 13 ya Kâbız= 903
ya Nâfi'= 201 ya Vâsi'= 137
ya Fettâh= 489 ya Muktedir= 744
ya Bedî'= 86 ya Mecîd= 57
ya Bâsıt= 72 ya Evvel= 37
ya Hakîm= 78 ya Reşîd= 514
ya Mukaddim= 184 ya Mu'izz= 117
ya Bâkî= 113 ya Bâ'is= 573
ya Hâfız= 1481 ya Ahir= 801
ya Vedûd= 20 ya Sabûr= 298
ya Mu'ahhir= 847 ya Muzill= 770
ya Vâris= 707 ya Şehîd= 319
ya Râfi'= 351 ya Zâhir= 1106


Vefk meselesine gelince;

Vefk Arapça bir kelime olup, “vefaka” maddesinden alınmış olup, “uyum” manasına gelmektedir. Muvafakat, tevafuk kelimeleri de aynı kelimeden iştikak etmişlerdir.
Ayetlere, hadislere, büyük zatların eserlerine baktığımız zaman, vefkten bahsetmediklerini ve tavsiye etmediklerini görüyoruz.
Bir çeşit Hurufilik olan bu vefk yolunun üçlü, dörtlü, beşli, altılı, yedili, sekizli, dokuzlu çizgiler halinde ortaya konan sayılar ve harfler yapılmakla beraber, muamma remil, fal, cifr, azayim ve nücum gibi daha birçok değişik metotları ve uygulanma yolları vardır.

Vefkin kullanılması özellikle günümüzde dinin bir yolu değildir.
Vefk de muska gibidir. Ayetlerden ve Allah’ın isimlerinden yapılan vefklerin şifalı olduğu kabul edilebilir. Şifa Allah’tandır. Şafii-i hakiki Allah’tır.
Ne var ki, vefkler hususunda doğruları yanlışlardan ayırmak çok zordur. Her zaman için istismara müsaittir. Onun için ne yapan ne de müracaat eden açısından böyle bir şeye tevessül etmesini asla ve kat’a tavsiye etmeyiz.
İmam-ı Nevevi ve İbn-i Hacer el-Heytemi, manası anlaşılmayan vefklerin kullanılmasının caiz olmadığını söylerler.

Muska meselesine gelince;

Muska kelimesinin Arapçası ve hadislerde geçen ibaresi “Akdü’t temaim”dir. Ta’viz diye de ifade edilen Efendimiz’in (sav) sevmediği on şeyden bir tanesidir.
İbnu Mes'ud (r.a) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) on şeyi sevmezdi: Sarı yani haluk, yaşlılıkla ortaya çıkan akların rengini değiştirme, izarın (kibirle) yerde sürünmesi, altın yüzük takmak, teberrüc (kadınların zinetlerini yersiz olarak göstermesi), zar atmak, Muavvizeteyn'den başka bir şey okuyarak rukye yapmak, akdü'ttemaim (muska bağlamak), suyu (meniyi) mahallinden başka yere atmak, çocuğu ifsad etmek. Resulullah, bunları) haram kılmaksızın mekruh sayardı."9

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur sonra da onu üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim birşey asarsa, o astığı şeye havale edilir."10

Abdullah İbnu Mes'ud'un zevcesi Zeyneb radıyallahu anhüma anlatıyor: "Yaşlı bir kadın vardı, bize gelir, humre (denilen bir veba çeşidine) karşı rukye yapardı. Bizim ayakları uzun bir karyolamız vardı. (Eşim) Abdullah eve gireceği zaman (geldiğini sezdirmek için) öksürüp ses çıkarırdı. Bir gün Abdullah aynı şekilde içeri girdi. Kadın, sesini işitince ona karşı örtüsüne büründü. Abdullah gelip yanına oturdu ve bana eliyle dokundu ve bir ipin eline değdiğini hissetmişti ki: "Bu nedir?" diye sordu. Ben: "(Takındığım bu muska) içinde humraya karşı dua var!" dedim. Abdullah onu derhal çekip kopardı, fırlatıp attı ve: "Abdullah'ın ailesi şirkten müstağnidir. Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın: "Rukyeler, muskalar ve büyü bir şirktir" dediğini işittim" dedi. Ben: "Ama ben bir gün dışarı çıkmıştım. Beni falanca gördü, bunun üzerine ona gelen taraftaki gözüm yaşardı.

O günden beri rukye yapınca gözümün yaşı kesilir, rukyeyi bıraktım mı tekrar yaşarır" dedim. Bunun üzerine Abdullah dedi ki: "Bu şeytandır, ona itaat edince seni bırakıyor, ona isyan ettiğin vakit parmağıyla gözüne dürtüyor. Ama Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın yaptığı gibi yapsaydın, bu senin için daha hayırlı, şifa bulman için de daha münasip olurdu: Gözüne su serpip şöyle diyeceksin: "Ezhibi'l-be's, Rabbi'n-nas, işfi, enteş-Şafi, la şifaen illa şifauke, şifaen la yugadiru sakamen (Fenalığı gider. Ey insanların Rabbi! Şifa ver! Sen şifa verensin. Senin verdiğinden başka şifa yok! Öyle şifa ver ki, hiçbir hastalık geride kalmamış olsun)."11

Değerli kardeşim,

Aktardığım hususlardan da anlaşılacağı gibi bu hususta dikkatli ve ölçülü davranmak lazımdır.
Allah’tan gayrısından bu beklenti içine girerek şirke düşmemeye azami gayret göstermek lazımdır.
İstanbul’da bahsettiğimiz bir zat muhakkak ki vardır. Kimler olduğunu ben bilemiyorum.
İlim yolunu tavsiye ederim. Duanın kabule karin olmasının şartlarına uygun, dertlerinizi ve içimizi Allah’a arzetmek ve şifayı, dermanı Allah’tan beklemek hepimize düşen kulluk vazifesidir.
Doğrusunu Allah bilir.
Sorduğunuz için teşekkür eder, Allah’a emanet ederim.

Necdet İÇEL

Kaynaklar:
1.Hüseyin Nasr, İslam ve İlim, shf: 77
2.Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, c: 6, shf: 359
3.Mustafa İloğlu, Gizli İlimler Hazinesi, shf: 11
4.Taha; 14
5.Hûd; 114
6.Âl-i İmrân; 191
7.Ahzâb; 41-42
8.İbrahîm; 34
9.Ebu Davud, 3, (4222); Nesai, Zinet 17, (8, 141)
10.Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, c: 8, shf: 92-94
11.Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, c: 17, shf: 452

kaynak
: necdeticel.com.tr

Konu Karam tarafından (08-14-2011 Saat 03:49 ) değiştirilmiştir..
Karam isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ebced, esma, hesabıyla, zikri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +5 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:41 .


Melamiyye, Uydu Cihazları, Müsebbihe, Televizyon & Radyo, İlmu'l-Havâssu'l Cevşen, Sahâbeler ve Hayâtü's-Sahâbe, A-B, Miraç Kandili, Tartışma Platformu, Regaib Kandili, Kutlu Doğum - Mevlid Kandili, Parapsikoloji, Sia, İlmu's-Simya, Kur'an-ı Kerim, Kaderiyye, Cinler ve Ruhsal Varlıklar Alemi, İlmu't-Tıp, E-Kitaplar, Cemaziyel Evvel Ayı, Pcmcıa Driverler, Psişik Güçler, Kayıp & Çalıntı, Sinema, Hayatın İçinden, Toplu Enerji Çalışması, Büyü Çeşitleri Ve Çözümleri, S-Ş, İlmu'l-Feraset, Psikometri, Deja Vu, Aşk Büyüsü, Zilkade Ayı, Işınlama Ve Teleportasyon, Tv arızaları, Recep Ayı, Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler, G-H, Levitasyon, Y-Z, Rıfai'ye, Güncel Haberler, Mürcie, Fotoğraf Makineleri, Nakşibendiyye, İlmu's-Sihr, Reenkarnasyon, Kadiriyye, Ethernet Kartları, İlmu'l- Vefk, İlmu'l-Hayvan, Fal & Tarot, Exorcism /Şeytan Çıkarma, İlmu'l-Havâss'ın Kolları, Mezhepler, İlmu'z-Zahîr, Havass Çalışması, İlmu'l Ahkâm-ı Nücum, Teknik Destek, Hak Din İslam, Kitap Tanıtım İnceleme, Bakım Çeşitleri & Metodları, Toplu Enerji Uygulamaları, S-Ş, Sevgi Büyüsü, Melamiyye, Ticaniyye, Ü-V, Cinci Ve Büyücülerin Teşhisi, İncil/Hz. İsa (A.s), Ayırma Büyüsü, İlmu'l-Havâs Genel Uygulamalar, Osmanlıca Kitap Tercüme, Bilgisayar, Mürekkepler & Yazım Malzemeleri, Tarih, Rebiül Evvel Ayı, K-L, Eğlence & Mizah, Nusayrilik, Kurallarımız & Uyarılarımız!, İlmu't-Tabir-i Rüya, Kadir Gecesi, Medyumlar & Medyumluk, Vcd & Dvd arızaları ve kullanımı, Yönetim Bölümü, Telepati, Şifalı Taşlar, Tütsüler & Buhurlar, Rızk & Bereket, Havas Okulu, Aşırı Kanama Büyüsü, Hipnoz, Şevval Ayı, Tv Kartı Sürücüleri, Doğa Üstü Olaylar & Hikayeler, Kötü Alışkanlık & Huylar, Video kameralar (arıza ve kullanım), Hurufilik, Eğitim & Kadın, Güzellik & Sağlıklı Bakım Önerileri, Bahailik, Ruhsalenerji Araştırmaları, Dini Filmler & Belgeseller, Celvetiyye, Tasavvufî Makaleler, Çocuklar İçin Uygulamalar, İlmu'l-Havâs'ta Uygulama Şartları, İlmu't-Tılsımat, Ezoterizm, Sağlık, İlmu'l-Havâs Ocağı & Malzemeleri, Aura, Yazıcı Sürücüleri, İlmu'n -Nebati Şifa, Safer Ayı, Serbest E-Kitaplar, Alfabeler & Harflerin sırları, Definecilik, Diğer Formüller, Zikir, Hacet & İstek, Peygamberler, Ahd-i Atik Tevrat/Hz.Musa (A.s), Cemaziyel Ahir Ayı, Korunma, Vehabbilik, Dini Hikayeler & Makaleler, Psikokinezi / Telekinezi, İlmu'l-Havâssu'l Celcelûtiyye, İlmu'l-Kimya, WebCam Sürücüleri, Kadiyanilik, Alimler ve Evliyalar, Usui Reiki, Ruhsal Cafe, Arapça Uygulamalar, O-Ö, Felsefe, İlm-u'l Hurûf, Es'ariyye, Hanefi mezhebi, Tasavvufta Kavramlar, Fıkıh, Haftanın Fırsatı, Mevleviyye, İlişkiler & Duygular, Kısmet & Şirinlik, Bektaşilik, Alevilik, Maji Çalışması, Karı Koca'yı Ayırma Büyüsü, Duruişiti, Hâricilik, Kültür & Sanat, Ismailiyye, Hz. Muhammed Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem, Canbar Büyüsü, Dürzilik, İlmu'l- Lügat, Maziden Olaylar, Enerji Okulu, Dâ'vet & Azîmet, Elektronik, Duyurularımız & Yeniliklerimiz, Psikoloji, I-İ, İlmu'l-Bâtın, Soğutma Büyüsü, Resim & Video, Evrensel Enerjiler, Yaşadığımız Dogaüstü Olaylar, Cazibe Büyüsü, Rebiülahir Ayı, Aile, Evlilik & Çocuklar, Hac, Diğer Dinler & İnançlar, Caferiyye, Durugörü, Astronomi & Astroloji, Ed-Duâu Silahu'l Mü'min, Muharrem Ayı, Wicca Ve Maji, C-D, Erkeğin Bağlanması, Alışverişi İptal Büyüsü, Güvenlik Kamerası Driverleri, İlmu'l Kevn-i Fesad, Görüş ve Önerileriniz, Sorun ve Şikâyetleriniz, Hadis-i Şerifler, Metafizik Video Bölümü, Tasavvufî Müzikler, Workshop, Sözlük & Alfabeler, Vehim Büyüsü, Cin'in İnsan Bedeninde Bulunduğunun Teşhis Edilmesi, T-U, Bayramiyye, Özel Paylaşım Bölümü, Kutsal Kitaplar, Muhabbet Büyüsü, Kuantum, Cep Telefonları, Ses Kartı Sürücüleri, Aşure Günü, Diğer Büyüler Ve Çözümleri, E-F, Teknik Destek, İlm-u'l Huddam, Zilhicce Ayı, Kurban ve Kurban Bayramı, Bilim & Teknik, İlmu'l-Havâssu'l-Kur'ân, P-R, İlmu'l-Havâs Genel Açıklama, Cin Ve Büyü'den Korunma Yolları, Kundalini Reiki, Bağlama Büyüsü, Bektaşiyye, Arapça Kitap Tercüme, Şaban Ayı, Ramazan Bayramı, İlmu'l-Havâssu'l Berhetiyye, Yezidiyye, Selefiyye II, Meditasyon & Yoga & Tai Chi Chuan, Evlilik Büyüsü, İlmu'l-Havâssu'l-Esmâu'l-Husnâ, Bio Enerji, Safii mezhebi, Bluetooth Driver, Ramazan Ayı, Babilik, Fax/Modem Driver, Notebook Driver, Büyü Maji Uygulamaları & Davetler, Allah Celle Celâluhû ve Esmâül Hüsnâ, Es-Selamü Kable’l Kelam, Havas İlmi Soru Cevap & Yardım İstekleri, Maturudiyye, Zebur/Hz.Davud (A.s), Maliki mezhebi, Mutezile, Tedavi İçin Ayetler,Dualar ve Rukyeler, Metafizik, Tarikatlar, Forum Zikirleri, Selefiyye, Hanbeli mezhebi, Cebriyye, Halvetiyye, Galibiyet & Dil Bağlama, M-N, Şifâ & Tedavî, Antik Uygarlıklar & Örgüt Ve Cemiyetler, Dua İstekleri, Kişisel & Manevî Gelişim, İlmu'l- Ledünni, Bakım & Tavsiye Bölümü, Evliliği Bozma Büyüsü, Sevgi & Saygı, Tasavvuf Klasikleri, Astral Seyahat
Powered by vBulletin Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0